KURUMLAR VERGİSİ KANUNU
Kanun Numarası : 5520
Kabul Tarihi : 13/6/2006
Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih: 21/6/2006 Sayı: 26205
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 45
BİRİNCİ BÖLÜM
BİRİNCİ KISIM
MADDE 1- (1) Aşağıda sayılan kurumların kazançları, kurumlar vergisine tâbidir:
MADDE 1- (1) Aşağıda sayılan kurumların kazançları, kurumlar vergisine tâbidir:
a) Sermaye şirketleri.
b) Kooperatifler.
c) İktisadî kamu kuruluşları.
ç) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler.
d) İş ortaklıkları.
(2) Kurum kazancı, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşur.
Mükellefler
MADDE 2- (1) Sermaye şirketleri: 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret
MADDE 2- (1) Sermaye şirketleri: 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş
komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar sermaye şirketidir. Bu Kanunun
uygulanmasında, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar ile bu
fonlara benzer yabancı fonlar sermaye şirketi sayılır.
(2) Kooperatifler: 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel
kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade eder.
(3) İktisadî kamu kuruluşları: Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu
idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve
ikinci fıkralar dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler iktisadî kamu kuruluşudur.
(4) Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, bu
maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler, iktisadî kamu
kuruluşu gibi değerlendirilir.
(5) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler: Dernek veya vakıflara ait veya bağlı
olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan
ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıfların
iktisadî işletmeleridir. Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf
sayılır.
(6) İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç
amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel
kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin
veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin
sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına
tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.
(7) İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs
ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve
kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini
talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.
Tam ve dar mükellefiyet
MADDE 3- (1) Tam mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan
MADDE 3- (1) Tam mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan
kanunî veya iş merkezi Türkiye'de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında
elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler.
(2) Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş
merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri
kazançları üzerinden vergilendirilirler.
(3) Dar mükellefiyette kurum kazancı, aşağıdaki kazanç ve iratlardan oluşur:
a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de iş
yeri olan veya daimî temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu
temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticarî kazançlar (Bu şartları taşısalar bile
kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları malları Türkiye'de satmaksızın
yabancı ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.
Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye'de olması veya
satış sözleşmesinin Türkiye'de yapılmasıdır.).
b) Türkiye'de bulunan ziraî işletmeden elde edilen kazançlar.
c) Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançları.
ç) Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar.
d) Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları.
e) Türkiye'de elde edilen diğer kazanç ve iratlar.
(4) Bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde
edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193
sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
(5) Kanunî merkez: Vergiye tâbi kurumların kuruluş kanunlarında, Cumhurbaşkanlığı
kararnamelerinde, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir.
1
(6) İş merkezi: İş bakımından işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir.
Muafiyet ve İstisnalar
1
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanunlarında,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde,” ibaresi eklenmiştir.
Muafiyetler
İKİNCİ BÖLÜM
MADDE 4- (1) Aşağıda sayılan kurumlar, kurumlar vergisinden muaftır:
MADDE 4- (1) Aşağıda sayılan kurumlar, kurumlar vergisinden muaftır:
a) Kamu idare ve kuruluşları tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fennî ve güzel
sanatları öğretmek, yaymak, geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul
atölyeleri, konservatuvarlar, kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları,
tohum ve hayvan geliştirme ve üretme istasyonları, yarış yerleri, kitap, gazete, dergi
yayınevleri ve benzeri kuruluşlar.
b) Kamu idare ve kuruluşları tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve
tedavi amacıyla işletilen hastane, klinik, dispanser, sanatoryum, huzurevi, çocuk bakımevi,
hayvan hastanesi ve dispanseri, hayvan bakımevi, veteriner bakteriyoloji, seroloji, distofajin
kuruluşları ve benzeri kuruluşlar. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/43 md.) (Bunlardan sağlık
hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik olarak birbirlerine yapacakları mal ve hizmet
satışları ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve
kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların
kiralanması işlemleri bu muafiyeti ortadan kaldırmaz.)
2
c) Kamu idare ve kuruluşları tarafından sosyal amaçlarla işletilen şefkat, rehin ve
yardım sandıkları, sosyal yardım kurumları, yoksul aşevleri, ceza ve infaz kurumları ile
tutukevlerine ait işyurtları, darülaceze atölyeleri, öğrenci yurtları, pansiyonları ve benzeri
kuruluşlar.
ç) Kamu idare ve kuruluşları tarafından yetkili idarî makamların izniyle açılan yerel,
ulusal veya uluslararası nitelikteki sergiler, fuarlar ve panayırlar.
d) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerine ait olup sadece kamu görevlilerine
hizmet veren, kâr amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş ve konukevleri ile
askerî kışlalardaki kantinler.
e) Kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile sosyal güvenlik kurumları.
f) Yaptıkları iş veya hizmet karşılığında resim ve harç alan kamu kuruluşları.
g) Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Özelleştirme Fonu, Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı ve Şans oyunları lisans veya işletim hakkının hasılatın belli oranında hesaplanan
pay karşılığında verilmesi halinde bu hakkı devralan kurumlar hariç olmak üzere, 14/3/2007
tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların
Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan ilgili kurum ve kuruluşlar.
3
h) Kuruluşlarındaki amaca uygun işlerle sınırlı olmak şartıyla, Darphane ve Damga
Matbaası Genel Müdürlüğü ile askerî fabrika ve atölyeler.
ı) İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların oluşturdukları birlikler veya
2
6/4/2011 tarihli ve 6225 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu bentte yer alan “mal ve hizmet
satışları” ibaresi “mal ve hizmet satışları ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser,
sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 nci maddesinde
belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri” şeklinde değiştirilmiştir.
3
18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle; bu bentte yer alan “Milli Piyango
İdaresi Genel Müdürlüğü.” ibaresi “Şans oyunları lisans veya işletim hakkının hasılatın belli
oranında hesaplanan pay karşılığında verilmesi halinde bu hakkı devralan kurumlar hariç olmak
üzere, 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların
Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan ilgili kurum ve kuruluşlar.”
şeklinde değiştirilmiştir.
bunlara bağlı kuruluşlar tarafından işletilen;
1) Kanal, boru ve benzeri yollarla dağıtım yapan su işletmeleri,
2) Belediye sınırları içinde faaliyette bulunan yolcu taşıma işletmeleri,
3) Kesim, taşıma ve muhafaza işleriyle sınırlı olmak üzere mezbahalar.
i) Köyler veya köy birlikleri tarafından köylünün genel ve ortak ihtiyaçlarını
karşılamak amacıyla işletilen hamam, çamaşırhane, değirmen, soğuk hava deposu ve bağlı
oldukları il sınırı içinde faaliyette bulunmaları şartıyla yolcu taşıma işletmeleri ile köylere
veya köy birliklerine ait tarım işletmeleri.
j) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş
spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde bulunan iktisadî işletmeleri ile sadece idman
ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler.
k) Tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde
sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç
üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş
görülmesine (...)
4
ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu
kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim
kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel
kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen
kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve
yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı
kooperatifleri. (Ek parantez içi hüküm: 28/11/2017-7061/88 md.) (Kooperatiflerin ortakları
dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda
ortakları ile yaptıkları işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına
tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve
benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin
kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde
etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif
tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi
işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından
kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi
yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve
esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.)
l) (Değişik: 23/7/2010-6009/43 md.) Yabancı ülkeler veya uluslararası finans
kuruluşları ile yapılan malî ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde yalnızca kredi teminatı
sağlamak üzere kurulmuş olup bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk
fonlarına ekleyen ve sahip oldukları fonları ortaklarına dağıtmaksızın, kredi sağlayan banka
ve kuruluşlara yatıran kurumlar.
m) Münhasıran bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve
kuruluşlar (Bunların vergi muafiyetinden yararlanmasına ve muafiyetlerinin kaybedilmesine
4
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 88 inci maddesi ile bu bentte yer alan parantez içi hüküm
yürürlükten kaldırılmıştır.
ilişkin şartlar Maliye Bakanlığınca belirlenir.).
n) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin alt yapılarını hazırlamak ve
buralarda faaliyette bulunanların; arsa, elektrik, gaz, buhar ve su gibi ortak ihtiyaçlarını
karşılamak amacıyla kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile
gerçek ve tüzel kişilerce birlikte oluşturulan ve kazancının tamamını bu yerlerin ortak
ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanan iktisadî işletmeler.
o) (Ek: 3/4/2013-6456/42 md.) 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve
Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 7/A maddesine göre kurulan ve tamamı
Hazine Müsteşarlığına ait olan varlık kiralama şirketleri.
ö) (Ek: 15/7/2016-6728/55 md.) (Mülga:21/3/2018-7103/74 md.)
p) (Ek:4/11/2021-7341/12 md.) 18/6/2009 tarihli ve 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar
Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 18 inci maddesi
kapsamında ihracatçılar lehine münhasıran ihracat kredileri için kefalet vermek amacıyla
kurulan kurumlar ile katılım bankalarının ortağı olduğu ve katılım bankacılığı ilke ve
esaslarına uygun her türlü finansman için kefalet vermek amacıyla kurulan Katılım Finans
Kefalet Anonim Şirketi.
5
(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
İstisnalar
MADDE 5- (1) Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:
MADDE 5- (1) Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır:
6
a) (Değişik: 31/5/2012-6322/34 md.) Kurumların;
1) Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından elde
ettikleri kazançlar,
2) Tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun kârına katılma imkânı veren kurucu
senetleri ile diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kâr payları,
3) Tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim
sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları ve katılma
paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan değer artış
kazançları,
7
4) (Ek:19/1/2022-7351/14 md.) (Mülga: 14/7/2023-7456/19 md.)
5
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 57 nci maddesi ile bu bentte yer alan “kurumlar.” ibaresi
“kurumlar ile katılım bankalarının ortağı olduğu ve katılım bankacılığı ilke ve esaslarına uygun her türlü
finansman için kefalet vermek amacıyla kurulan Katılım Finans Kefalet Anonim Şirketi.” şeklinde
değiştirilmiştir.
6
14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasının; (a) bendinin; (3)
numaralı alt bendinde yer alan “ile katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler.” ibaresi “ve katılma
paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları,” şeklinde değiştirilmiş
olup aynı fıkranın (e) bendinin; birinci paragrafında yer alan “kısmı ile aynı süreyle aktiflerinde yer alan
taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik” ibaresi, beşinci paragrafının ilk cümlesindeki
“taşınmazlar,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve altıncı paragrafında yer alan “Menkul kıymet veya taşınmaz
ticareti ve kiralanmasıyla” ibaresi “Menkul kıymet ticaretiyle” şeklinde değiştirilmiştir.
7
8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu alt bentlerde yer alan “kâr payları”
ibareleri “kâr payları ile katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler” şeklinde değiştirilmiştir.
5) (Ek:8/4/2022-7394/22 md.) (Mülga: 14/7/2023-7456/19 md.)
(Değişik son cümle:14/7/2023-7456/19 md.) Diğer yatırım fonu katılma payları ile
yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen, (d) bendindeki istisnadan
yararlanamayan fon ve ortaklıklardan elde edilenler hariç, kâr payları bu istisnadan
yararlanamaz.
8
b) Kanunî ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki
şirketlerin sermayesine iştirak eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri aşağıdaki
şartları taşıyan iştirak kazançları;
1) İştirak payını elinde tutan şirketin, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %
10’una sahip olması,
2) Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla iştirak payının kesintisiz olarak en az bir yıl
süreyle elde tutulması (Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle veya yurt dışı iştirakin iç
kaynaklarından yapılan sermaye artırımları nedeniyle elde edilen iştirak payları için sahip
olunan eski iştirak paylarının elde edilme tarihi esas alınır.),
3) Yurt dışı iştirak kazancının kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden
ödenen vergiler dahil iştirak edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları
uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması;
iştirak edilen şirketin esas faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini veya
sigorta hizmetlerinin sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak
edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de
uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü
taşıması,
4) İştirak kazancının, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi.
Yurt dışındaki inşaat, onarım, montaj işleri ve teknik hizmetlerin yapılabilmesi için
ilgili ülke mevzuatına göre ayrı bir şirket kurulmasının zorunlu olduğu durumlarda, özel amaç
için kurulduğunun ana sözleşmelerinde belirtilmesi ve fiilen bu amaç dışında faaliyetinin
bulunmaması şartıyla, söz konusu şirketlere iştirak edilmesinden elde edilen kazançlar için bu
bentte belirtilen şartlar aranmaz.
(Ek paragraf:27/12/2023-7491/58 md.) Kanunî ve iş merkezi Türkiye’de
bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki yabancı kurumların sermayesine iştirak
eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri iştirak kazançları için istisna oranı, iştirak
payını elinde tutan şirketin yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az %50’sine sahip
olması ve kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin
verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, bu bentte belirtilen diğer
şartların sağlanması koşulu aranmaksızın %50 olarak uygulanır.
9
Bu bent uyarınca vergi yükü, kanunî veya iş merkezinin bulunduğu ülkede ilgili
8
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle bu bentte yer alan “elde edilen” ibaresi,
“elde edilen, (d) bendindeki istisnadan yararlanamayan fon ve ortaklıklardan elde edilenler hariç,”
şeklinde değiştirilmiştir.
9
Bu paragrafın uygulanması ile ilgili olarak 30/4/2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına bakınız.
dönemde tahakkuk eden ve kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen
vergiler dahil olmak üzere toplam gelir ve kurumlar vergisi benzeri verginin, bu dönemde
elde edilen toplam dağıtılabilir kurum kazancı ile tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi
toplamına oranlanması suretiyle tespit edilir.
c) Kazancın elde edildiği tarih itibarıyla aralıksız en az bir yıl süreyle nakit varlıklar
dışında kalan aktif toplamının % 75 veya daha fazlası, kanunî veya iş merkezi Türkiye’de
bulunmayan anonim veya limited şirket niteliğindeki şirketlerin her birinin sermayesine en az
% 10 oranında iştirakten oluşan tam mükellefiyete tâbi anonim şirketlerin, en az iki tam yıl
süreyle aktiflerinde yer alan yurt dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kurum
kazançları.
ç) Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları
payların bedelinin itibarî değeri aşan kısmı.
d) Türkiye’de kurulu;
1) Menkul kıymetler yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden
doğan kazançları,
2) Portföyü Türkiye’de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere
dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
3) Girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
4) Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları, (Esas faaliyet konusu
itibarıyla gayrimenkul, gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan
portföyü işletmek amacıyla kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)
10
5) Emeklilik yatırım fonlarının kazançları,
6) Konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının kazançları.
(Ek paragraf:28/7/2024-7524/32 md.) Bu istisnadan faydalanılabilmesi için fon ve
ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları hariç) sahip oldukları taşınmazlardan elde ettikleri
kazançların en az %50’sinin, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak
dağıtılması şarttır. Bu süre içerisinde belirtilen orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması
durumunda, istisnadan faydalanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergiler ziyaa uğramış sayılır.
e) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/89 md.) Kurumların, en az iki tam yıl
süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri,
intifa senetleri, rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına
kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların %75’lik
kısmı.
11
(Ek hüküm: 13/2/2011-6111/90 md.) (Mülga parantez içi hüküm: 15/7/2016-
10
8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu alt bende “(Esas faaliyet konusu
itibarıyla gayrimenkul, gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü
işletmek amacıyla kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)” ibaresi eklenmiştir.
11
Bu bendin uygulanması ile ilgili 27/11/2024 tarihli ve 32735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
26/11/2024 tarihli ve 9160 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karara bakınız.
6728/56 md.) (...).
12
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan
yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon
hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının
sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden
istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde
başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana
merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergiler ziyaa uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan
devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.
Bedelsiz olarak veya rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibarî değeriyle elde edilen
hisse senetlerinin elde edilme tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin elde edilme
tarihi esas alınır.
(Değişik beşinci paragraf: 15/7/2016-6728/56 md.) Devir veya bölünme suretiyle
devralınan iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışında
aktifte bulundurma sürelerinin hesabında, devir olunan veya bölünen kurumda geçen süreler
de dikkate alınır. (Mülga cümle: 14/7/2023-7456/19 md.)
Menkul kıymet ticaretiyle uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları
değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
f) Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları nedeniyle kanunî
takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile
bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu
senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara, finansal
kiralama ya da finansman şirketlerine veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların
tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı ile bankaların, finansal
kiralama ya da finansman şirketlerinin bu şekilde elde ettikleri söz konusu kıymetlerden
taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde kiracının
temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal kiralama alacakları karşılığında tarafların
karşılıklı mutabakatıyla kiralayanın her türlü tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama
konusu taşınmazlar dâhil) satışından doğan kazançların %50’lik, diğerlerinin satışından doğan
kazançların %75’lik kısmı.
13
12
8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle bu alt bentte yer alan “ve rüçhan
haklarının” ibaresi “, rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak
oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının” şeklinde değiştirilmiştir.
13
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 89 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “Bankalara
borçları” ibaresi “Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları” şeklinde,
“bankalara veya” ibaresi “bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya” şeklinde
değiştirilmiş ve aynı bende “bankaların” ibaresinden sonra gelmek üzere “, finansal kiralama ya da
finansman şirketlerinin” ibaresi eklenmiş ve “söz konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların
%75’lik kısmı” ibaresi “söz konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında
yapılan finansal kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal
kiralama alacakları karşılığında tarafların karşılıklı mutabakatıyla kiralayanın her türlü tasarruf
g) Kurumların yurt dışında bulunan iş yerleri veya daimî temsilcileri aracılığıyla elde
ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan kurum kazançları;
1) Bu kazançların, doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve
kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,
2) Kazançların elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması,
3) Ana faaliyet konusu, finansal kiralama dahil finansman temini, sigorta hizmetlerinin
sunulması veya menkul kıymet yatırımı olan kurumlarda, bu kazançların doğduğu ülke vergi
kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar
vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması.
Bu bent uyarınca toplam vergi yükü, birinci fıkranın (b) bendindeki tanıma göre tespit
edilir.
h) Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak
Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar.
I) Okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları, özel kreş ve
gündüz bakımevleri ile Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu
yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden, ilgili Bakanlığın
görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usuller çerçevesinde beş hesap
dönemi itibarıyla elde edilen kazançlar (İstisna, belirtilen okulların, kreş ve gündüz
bakımevlerinin ve rehabilitasyon merkezlerinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren
başlar.).
1415
i) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/89 md.) Kooperatif ortaklarının yönetim
gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile tüketim
kooperatiflerinin, ortaklarının kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için
satın aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnlar.
Bu risturnların ortaklara dağıtımı, kâr dağıtımı sayılmaz. Risturnun nakden veya aynı
değerde mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına engel değildir.
Ortaklardan başka kimselerle yapılan işlemlerden doğan kazançlar ile ortaklarla
ortaklık statüsü dışında yapılan işlemlerden doğan kazançlar hakkında risturnlara ilişkin
istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan ayrılmasında, ortaklarla yapılan iş
hacminin genel iş hacmine olan oranı esas alınır.
(Ek paragraf: 23/7/2010-6009/43 md.) Bu bent hükümleri, 29/6/2004 tarihli ve 5200
hakkını devraldığı finansal kiralama konusu taşınmazlar dâhil) satışından doğan kazançların %50’lik,
diğerlerinin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” şeklinde değiştirilmiş olup, 7061 sayılı
Kanunun 123 üncü maddesiyle; bu bentte yer alan “Bankalara borçları”, “bankalara veya”
ibarelerine yönelik değişiklik ile “söz konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların %75’lik
kısmı” ibaresine yönelik değişikliğin parantez içi hükmünün, “bankaların” ibaresinden sonra eklenen
hükmün 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.
14
20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 64 üncü maddesi ile bu bentte yer alan “özel okulları”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, özel kreş ve gündüz bakımevleri” ibaresi ve aynı bendin parantez içi
hükmüne “okulların” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kreş ve gündüz bakımevlerinin” ibaresi
eklenmiştir.
15
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununa göre kurulan Birliklerin üyeleri ile yaptıkları
muameleler hakkında da uygulanır.
j) (Ek: 15/7/2016-6728/56 md.) Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı
Kanun kapsamında geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla,
kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım
bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı
kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlar.
İstisnadan yararlanan satış kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında
tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kiracı tarafından bu varlıklar için
ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net
bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen
kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar
mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Kurumların tasfiyesi (bu
Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde de bu hüküm uygulanır.
Söz konusu varlıkların,
i) Kiracı tarafından veya
ii) Kiralayan kurumlar tarafından finansal kiralama yöntemi dâhil olmak üzere (6361
sayılı Kanunda yer alan sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi
hâlleri hariç),
üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, kiralayan kurumlara devrinden önce
bu varlıkların kiracıdaki net bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için anılan kurumların
kazancının tespitinde dikkate alınan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak, satışı
gerçekleştiren kurum nezdinde vergilendirme yapılır.
Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi nedeniyle sat-
kirala-geri al işleminin tekemmül etmemesi hâlinde, istisna nedeniyle kiracı adına zamanında
tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte
tahsil olunur.
k) (Ek: 15/7/2016-6728/56 md.) Her türlü varlık ve hakların, kaynak kuruluşlarca,
kira sertifikası ihracı amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla varlık kiralama
şirketlerine satışı ile varlık kiralama şirketlerince bu varlıkların devralındığı kuruma
satışından doğan kazançlar.
İstisnadan yararlanan satış kazancı, kaynak kuruluş tarafından pasifte özel bir fon
hesabında tutulur ve özel fon hesabında tutulan bu tutar sadece kaynak kuruluş tarafından
varlık kiralama şirketinden devralındığı tarihten itibaren bu varlıklar için ayrılacak
amortismanların (bu varlıkların varlık kiralama şirketine devrinden önce kaynak kuruluştaki
net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen
kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar
mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Kurumların tasfiyesi (bu
Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde de bu hüküm uygulanır.
Söz konusu varlıkların, kaynak kuruluş tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması
durumunda, varlık kiralama şirketine devrinden önce bu varlıkların kaynak kuruluştaki net
bilanço aktif değeri ile bu varlıklar için anılan kurumların kazancının tespitinde dikkate alınan
toplam amortisman tutarı dikkate alınarak kaynak kuruluş nezdinde vergilendirme yapılır.
Söz konusu varlıkların varlık kiralama şirketleri tarafından üçüncü kişi ve kurumlara
satılması durumunda ise varlık kiralama şirketlerinin bu satış işleminden doğan kazançları
varlık kiralama şirketleri nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulur ve istisna uygulaması
dolayısıyla kaynak kuruluş adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası
uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
(2) (Değişik:27/12/2023-7491/58 md.) Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan; vergi
yüküne ilişkin oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya kurumlar vergisi
oranına kadar artırmaya, diğer oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya
%100’e kadar artırmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddedeki istisnaların
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(3) (Değişik: 9/3/2023-7440/20 md.) Kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen
kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının,
istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez. Şu kadar ki iştirak hisseleri alımıyla
ilgili finansman giderleri, Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında yapılan devir işlemleri
sonrasına isabet edenler de dâhil olmak üzere, kurum kazancından indirilebilir.
Yabancı fon kazançlarının vergilendirilmesi
MADDE 5/A-(Ek: 31/5/2012-6322/35 md.)
(1) Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yabancı fonların, Sermaye
Piyasası Kurulunca verilen portföy yöneticiliği yetki belgesine sahip tam mükellef şirketler
aracılığıyla, organize bir borsada işlem görsün veya görmesin her türlü menkul kıymet ve
sermaye piyasası aracı, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi, varant, döviz, emtiaya dayalı vadeli
işlem ve opsiyon sözleşmesi, kredi ve benzeri finansal varlıklar ve kıymetli maden borsalarında
yapılan emtia işlemlerinden elde ettikleri kazançları nedeniyle, aşağıdaki şartların birlikte
gerçekleşmesi halinde portföy yöneticiliği yapanlar; söz konusu fonlar için daimi temsilci,
bunların işyerleri de bu fonların işyeri veya iş merkezi sayılmaz. Bu kazançlar için beyanname
verilmez, diğer kazançlar nedeniyle beyanname verilmesi halinde bu kazançlar beyannameye
dahil edilmez.
a) Fon adına tesis edilen işlemlerin portföy yöneticiliği yapan şirketin mutat
faaliyetleri arasında yer alan işlemlerden olması.
b) Portföy yöneticiliği yapan şirketin ticari, hukuki ve finansal özellikleri dikkate
alındığında, yabancı fon ile arasındaki ilişkinin, emsale uygun koşullarda birbirlerinden
bağımsız olarak faaliyet gösteren kişilerdeki gibi olması.
c) Portföy yöneticiliği yapan şirket tarafından, verilen hizmet mukabilinde emsallere
uygun bedel alınması ve transfer fiyatlandırması raporunun kurumlar vergisi beyannamesinin
verilme süresi içerisinde Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına verilmesi.
ç) Portföy yöneticiliği yapan şirketin ve ilişkili olduğu kişilerin yabancı fonun
kazançları üzerinde, sağladığı hizmet mukabilinde her ne ad altında olursa olsun hesaplanan
bedeller düşüldükten sonra, doğrudan veya dolaylı olarak %20’den fazla hak sahibi olmaması.
(2) Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen transfer fiyatlandırması raporunun süresinde
verilmemesi durumunda, bu raporun ilgili olduğu hesap dönemi için portföy yöneticiliği
yapan şirket, fonun Türkiye’de daimi temsilcisi sayılır. Transfer fiyatlandırması raporu
verilmiş olmasına rağmen portföy yöneticiliği yapan şirket ile fon arasındaki ilişkide emsaline
nazaran daha düşük bedel alınması durumunda ise sadece portföy yöneticiliği yapan şirket
adına transfer fiyatlandırmasına yönelik olarak gerekli tarhiyat yapılır.
(3) Portföy yöneticiliği yapan şirketin, yukarıda belirtilen şartları sağlamak kaydıyla
yabancı fondaki pay sahipliğinden doğan kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır. Fon
kazancından portföy yöneticiliği yapan şirkete düşen kısmın hesabında, bu şirkete yönetim
ücreti, teşvik, prim, performans ücreti gibi her ne nam adı altında olursa olsun ödenen ücretler
dikkate alınmaz. Portföy yöneticiliği yapan şirketin ve ilişkili olduğu kişilerin yabancı fonun
kazançları üzerinden doğrudan veya dolaylı olarak %20’den daha fazla hak sahibi olması
halinde, ilgili fon kazançlarından bunlara isabet eden tutar genel hükümlere göre
vergilendirilir.
(4) Portföy yöneticiliği yapan şirketin yabancı fondaki pay sahipliğinden doğan
kazançları hariç olmak üzere; fonun katılımcı ve kurucuları arasında doğrudan veya dolaylı
olarak tam mükellef gerçek kişi veya kurumların kazanç payının %5’i geçmesi durumunda,
tam mükellef gerçek kişi veya kurum kurucu veya katılımcılarının tamamı portföy yöneticiliği
yapan şirket tarafından Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilir. Bildirim
yükümlüğünün yerine getirilmemesi ya da eksik yerine getirilmesi halinde tam mükellef
gerçek kişi veya kurum kurucu veya katılımcıları adına fon işlemleri nedeniyle tarh edilecek
vergi ve kesilecek cezalardan portföy yöneticiliği yapan şirket müştereken ve müteselsilen
sorumludur.
(5) Türkiye’de bulunan taşınmazlar, aktif büyüklüğünün %51’inden fazlası
taşınmazlardan oluşan şirketlere ait hisse senetleri veya ortaklık payları veya bunlara ilişkin
vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, nakdi uzlaşmayla sonuçlananlar dışında emtiaya dayalı
vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, sigorta sözleşmeleri ve bunlara ilişkin vadeli işlem ve
opsiyon sözleşmelerinden elde edilen kazançlar bu madde kapsamına girmez.
(6) Bu maddede düzenlenen kazanç istisnasının, söz konusu fonların Türkiye kaynaklı
gelirleri üzerinden yapılacak vergi kesintilerine şümulü yoktur.
(7) Bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan
oranları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya, beşinci fıkrasında yer alan oranı
yarısına kadar indirmeye veya %50’sine kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
16
Sınai mülkiyet haklarında istisna
MADDE 5/B-(Ek: 6/2/2014-6518/82 md.)
16
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
(1) Türkiye’de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım
faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların;
a) Kiralanması neticesinde elde edilen kazanç ve iratların,
b) Devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların,
c) Türkiye’de seri üretime tabi tutularak pazarlanmaları hâlinde elde edilen
kazançların,
ç) Türkiye’de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin
satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen
kısmının,
% 50’si kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisna, buluşa yönelik hakların ihlal
edilmesi neticesinde elde edilen gelirler ile buluş nedeniyle alınan sigorta veya diğer
tazminatlar için de uygulanır.
(2) İstisnanın uygulanabilmesi için;
17
a) İstisna uygulamasına konu buluşun, 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı Patent
Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname veya 22/12/2016 tarihli ve
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında patent veya faydalı model belgesi verilerek
koruma altına alınan buluşlar arasında yer alması ve buluşa ilişkin incelemeli sistem ile patent
veya araştırma raporu sonucunda faydalı model belgesi alınması,
b) İstisna uygulamasından yararlanabilecek kişilerin, 551 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 2 nci maddesinde veya 6769 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen
nitelikleri taşıması ve bu kişilerin patentli veya faydalı model belgeli buluşu geliştirme
yetkisini haiz bulunması şartıyla, patent veya faydalı model belgesinin sahibi ya da patent
veya faydalı model belgesi üzerinde tekel niteliğinde özel bir ruhsata sahip olması,
c) (Mülga: 15/7/2016-6728/57 md.)
gerekmektedir.
(3) (Değişik: 15/7/2016-6728/57 md.) İstisna uygulamasına patent veya faydalı model
belgesinin verildiği tarihten itibaren başlanır ve ilgili patent veya faydalı model belgesi için
sağlanan koruma süresi aşılmamak kaydıyla bu istisnadan yararlanılabilir. Buluşun üretim
sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, patentli
veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmı, ayrıştırılmak suretiyle transfer
fiyatlandırması esaslarına göre tespit edilir.
(4) Bu madde gelir vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
(5) İstisna uygulamasının kesinti suretiyle alınan vergilere şümulü yoktur. Ancak, bu
madde kapsamında istisnadan yararlanılan serbest meslek kazançları ile gayrimenkul sermaye
iratları üzerinden yapılacak vergi kesintisi % 50 oranında indirimli uygulanır. Kazanç ve iradı
kesinti yoluyla vergilenen ve beyanname vermesi gerekmeyen mükellefler için indirimli vergi
kesintisi en fazla 5 yıl süre ile uygulanır.
(6) Bu madde kapsamında istisna uygulamasından yararlanan mükellefler, 26/6/2001
17
18/1/2019 tarihli ve 7162 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle (a) bendine “Kanun Hükmünde
Kararname” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet
Kanunu” ibaresi ve (b) bendine “2 nci maddesinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 6769
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde” ibaresi eklenmiştir.
tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında yer alan istisna
uygulamasından ayrıca yararlanamaz.
(7) (Değişik: 15/7/2016-6728/57 md.) Birinci ve beşinci fıkralarda yer alan %50 oranını
ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya, bu oranları sektörler ile
birinci fıkrada yer alan gelir, kazanç ve iratlar itibarıyla ya da patent veya faydalı model belgesine
göre farklılaştırmaya, tekrar kanuni seviyesine indirmeye, beşinci fıkrada yer alan süreyi bir yıla
kadar indirmeye, tekrar kanuni seviyesine kadar çıkarmaya Cumhurbaşkanı; üçüncü fıkrada yer alan
transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama, maliyet
veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit
etmeye ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
18
Tam Mükellefiyet Esasında
Verginin Tarhı ve Ödenmesi
Matrahın Tayini
Safî kurum kazancı
BİRİNCİ BÖLÜM
İKİNCİ KISIM
MADDE 6- (1) Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri
MADDE 6- (1) Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri
safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır.
(2) Safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç
hakkındaki hükümleri uygulanır. Ziraî faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetinden doğan
kazançlarının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun 59 uncu maddesinin son fıkra hükmü de
dikkate alınır.
(3) (Ek:8/4/2022-7394/23 md.) 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanununun 376 ncı maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin
ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan
tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
Kontrol edilen yabancı kurum kazancı
MADDE 7- (1) Tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak
MADDE 7- (1) Tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak
ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az % 50’sine
sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kurum kazançları, dağıtılsın veya
dağıtılmasın aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, Türkiye’de kurumlar vergisine
tâbidir:
a) İştirakin toplam gayrisafî hasılatının % 25 veya fazlasının faaliyet ile orantılı
sermaye, organizasyon ve eleman istihdamı suretiyle yürütülen ticarî, ziraî veya serbest
meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi
18
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
pasif nitelikli gelirlerden oluşması.
b) Yurt dışındaki iştirakin ticarî bilânço kârı üzerinden % 10’dan az oranda gelir ve
kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması.
c) Yurt dışında kurulu iştirakin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının 100.000 YTL
karşılığı yabancı parayı geçmesi.
(2) Birinci fıkrada yer alan toplam vergi yükü, Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendindeki tanıma göre tespit edilir.
(3) Kontrol oranı olarak, ilgili hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte sahip olunan
en yüksek oran dikkate alınır.
(4) Birinci fıkradaki şartların gerçekleşmesi durumunda yurt dışında kurulu iştirakin
elde etmiş olduğu kâr, yurt dışı iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren hesap dönemi
itibarıyla tam mükellef kurumların, kurumlar vergisi matrahına hisseleri oranında dahil edilir.
(5) Bu maddeye göre Türkiye’de vergilenmiş kazancın yurt dışındaki kurum
tarafından sonradan dağıtılması durumunda, elde edilen kâr paylarının vergilenmemiş kısmı
kurumlar vergisine tâbi tutulur.
İndirilecek giderler
MADDE 8- (1) Ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde,
MADDE 8- (1) Ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde,
mükellefler aşağıdaki giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler:
a) Menkul kıymet ihraç giderleri.
b) Kuruluş ve örgütlenme giderleri.
c) Genel kurul toplantıları için yapılan giderler ile birleşme, devir, bölünme, fesih ve
tasfiye giderleri.
ç) Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde komandite ortağın kâr payı.
d) Katılım bankalarınca katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları.
e) Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilânço gününde hükmü devam eden sigorta
sözleşmelerine ait olup, aşağıda belirtilen teknik karşılıklar;
1) Muallak hasar ve tazminat karşılıkları; tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş
hasar ve tazminat bedelleri veya bu hesap yapılmamışsa hasar ve tazminatın ve bunlarla ilgili
tüm masrafların tahmini değerleri ile gerçekleşmiş, ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat
bedelleri ve bunlara ilişkin masraflardan, reasürör payı düşüldükten sonra kalan tutar ile
saklama payına isabet eden muallak hasar karşılığı yeterlilik farklarından oluşur.
2) Kazanılmamış prim karşılıkları; yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için
tahakkuk etmiş primlerden, komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutarın gün esasına göre
bilânço gününden sonraya sarkan kısmından, aynı esasa göre hesaplanan reasürör payının
düşülmesinden sonra kalan tutardır. Ancak bu tutar, nakliyat emtia sigortalarında, yıllık
primin komisyon düşüldükten sonraki tutarından şirketlerin kendi saklama paylarında
kalanının % 25’ini geçemez. Kazanılmamış prim karşılığının gün esasına göre hesaplanması
mümkün olmayan reasürans ve retrosesyon işlemlerinde 1/8 yöntemi uygulanabilir.
3) Hayat sigortalarında matematik karşılıklar, her sözleşme üzerinden ayrı ayrı
hesaplanır. Karşılıkların, gelirleri vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlere yatırılan
kısmına ait faiz ve kâr payları, giderler arasında gösterilemez.
4) (Değişik: 4/6/2008-5766/20 md.) Dengeleme karşılığı; takip eden hesap
dönemlerinde meydana gelebilecek tazminat oranlarındaki dalgalanmaları dengelemek ve
katastrofik riskleri karşılamak üzere sadece deprem ve mühendislik sigorta branşlarında verilen
deprem teminatı için hesaplanan dengeleme karşılıklarından oluşur.
5) Bir bilânço döneminde ayrılan sigorta teknik karşılıkları, ertesi bilânço döneminde
aynen kâra eklenir.
Zarar mahsubu
MADDE 9- (1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesinde
MADDE 9- (1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesinde
her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek şartıyla aşağıda belirtilen zararlar indirim konusu
yapılır:
a) Beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan
zararlar.
Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde devralınan kurumların devir
tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararları ile 20 nci maddenin ikinci fıkrası
kapsamında gerçekleştirilen tam bölünme işlemi sonucu bölünen kurumdaki öz sermayesinin
devralınan tutarını geçmeyen ve devralınan kıymetle orantılı zararların indirilmesinde
aşağıdaki şartlar ayrıca aranır:
1) Son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanunî süresinde verilmiş
olması.
2) Devralınan kurumun faaliyetine devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap
döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi.
Bu şartların ihlâli halinde, zarar mahsupları nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler için vergi ziyaı doğmuş sayılır.
b) Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç olmak
üzere, beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar;
1) Faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının
zarar dahil, her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora
bağlanması,
2) Bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye’deki ilgili vergi dairesine
ibrazı,
halinde indirim konusu yapılır.
Denetim kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde yer alan vergi beyanlarının,
bilânço ve gelir tablosunun, o ülkedeki yetkili malî makamlarca onaylanması zorunludur.
Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi
beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki Türk
elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki
temsilcilerine onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine
ibrazı yeterlidir.
Türkiye’de indirim konusu yapılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi
veya gider yazılması halinde, Türkiye’deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç,
mahsup veya gider yazılmadan önceki tutardır.
(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûlleri belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Diğer indirimler
MADDE 10- (1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi
MADDE 10- (1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki
indirimler yapılır:
a) (Mülga: 15/7/2016-6728/58 md.)
b) 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun ile 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü
edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları
için % 50’si.
c) Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere,
Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile
bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz
karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5’ine
kadar olan kısmı.
19
ç) (c) bendinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100
yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla öğrenci
yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki
idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri
Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait
gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu
tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin
faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların
tamamı.
2021
d) Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köyler,
Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler ile
bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan
19
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
20
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle bu bentte yer alan “rehabilitasyon
merkezi” ibaresi “rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak
yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen
tesislerin” şeklinde değiştirilmiştir.
21
20/2/2014 tarihli ve 6525 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “Diyanet İşleri
Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve
Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının” ibaresi
eklenmiştir.
veya Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen;
22
1) Kültür ve sanat faaliyetlerine ilişkin ticarî olmayan ulusal veya uluslararası
organizasyonların gerçekleştirilmesine,
2) Ülkemizin uygarlık birikiminin kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarîsi ve somut
olmayan kültürel mirası ile ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film,
kaset, CD ve DVD gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil
olmak üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme ve
araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının sağlanmasına,
3) Yazma ve nadir eserlerin korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu
eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılmasına,
4) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu
kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon,
restitüsyon projeleri yapılması ve nakil işlerine,
5) Kurtarma kazıları, bilimsel kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,
6) Yurt dışındaki taşınmaz Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize
ait kültür varlıklarının Türkiye’ye getirilmesi çalışmalarına,
7) Kültür envanterinin oluşturulması çalışmalarına,
8) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınır kültür varlıkları
ile güzel sanatlar, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve
Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,
9) Somut olmayan kültürel miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el
sanatları alanlarındaki üretim ve faaliyetler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama
merkezleri, atölye, stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve
teçhizatının tedariki ile film yapımına,
10) Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale
ve konser gibi kültür ve sanat faaliyetlerinin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya
modernizasyon çalışmalarına,
ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığı yapılan bağış ve yardımların % 100’ü.
Cumhurbaşkanı, bölgeler ve faaliyet türleri itibarıyla bu oranı, yarısına kadar indirmeye veya
kanunî seviyesine kadar getirmeye yetkilidir.
23
e) (Değişik: 10/9/2014-6552/92 md.) Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım
kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdî bağışların tamamı.
f) (Ek: 16/6/2009-5904/5 md.) İktisadi işletmeleri hariç, Darülacezeye, Türkiye
Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya
yardımların tamamı
.2425
22
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”, “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde
değiştirilmiştir.
23
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “Başbakanlıkça
veya Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde, (ğ) bendinin üçüncü paragrafında
yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde, (h) bendinde yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
g) (Ek: 31/5/2012-6322/36 md.) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre
girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10’unu aşmayan kısmı.
ğ) (Ek: 31/5/2012-6322/36 md.) Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri,
kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran yurt dışında
yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma,
çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili
bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim
alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi
olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere
hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın, elde edildiği
hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar
tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, %80’i.
262728
Bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki
müşteri adına düzenlenmesi şarttır.
Bu bentte yer alan oranı, hizmet alanları ve kazanç tutarları itibarıyla sıfıra kadar
indirmeye veya %100’e kadar artırmaya ve Türkiye’ye transfer edilecek kazanç tutarını sıfıra
kadar indirmeye veya kanuni seviyesine kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, bu bendin
uygulanmasına ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili bakanlıkların görüşünü
almak suretiyle Maliye Bakanlığı yetkilidir.
26
27
h) (Ek: 6/2/2014-6518/83 md.) 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında
Kanuna göre kurulan korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına
kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca
karşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının % 100’ü oranında
korumalı işyeri indirimi (İndirim, her bir engelli çalışan için azami beş yıl süre ile uygulanır
ve yıllık olarak indirilecek tutar, her bir engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının
% 150’sini aşamaz.). Bu bentte yer alan oranı, engellilik derecelerine göre % 150’ye kadar
artırmaya veya tekrar kanuni oranına indirmeye Cumhurbaşkanı; bendin uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığının görüşünü alarak Maliye Bakanlığı yetkilidir.
24
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle bu bentte yer alan “Türkiye Kızılay
Derneğine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine” ibaresi eklenmiştir.
25
22/4/2026 tarihli ve 7578 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle bu bende “İktisadi işletmeleri hariç,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.
26
15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 58 inci maddesi ile bu maddenin birinci paragrafında yer
alan “çağrı merkezi ve veri saklama hizmeti” ibaresi “çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri
saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca
belirlenen mesleki eğitim” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin üçüncü paragrafına “hizmet
alanları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve kazanç tutarları” ibaresi eklenmiştir.
27
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile bu bendin birinci paragrafında yer
alan “kazancın %50’si.” ibaresi “kazancın, elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi
beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla,
%80’i.” şeklinde ve üçüncü paragrafında yer alan “%100’e kadar artırmaya” ibaresi “%100’e kadar
artırmaya ve Türkiye’ye transfer edilecek kazanç tutarını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni
seviyesine kadar artırmaya” şeklinde değiştirilmiştir.
28
Bu bendin uygulanması ile ilgili olarak 30/4/2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına bakınız.
ı) (Ek: 27/3/2015-6637/8 md.)
29
Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde
faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye
şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya
çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye
şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan
“Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı”
dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si.
(Ek ikinci paragraf:14/10/2021-7338/59 md.) Nakdi sermaye artışlarının, yurt
dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için bu oran %75 olarak uygulanır.
(Değişik üçüncü paragraf: 1/7/2022-7417/49 md.) Bu indirimden, sermaye
artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap
dönemi ile bu dönemi izleyen dört hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanılır. Bu dönemlerde
sermaye azaltımı yapılması hâlinde azaltılan sermaye tutarı indirim hesaplamasında dikkate
alınmaz.
Bu bent hükümlerine göre hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay
kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanır. Matrahın
yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarlar, sonraki hesap
dönemlerine devreder. Bu bendin uygulanmasında sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık
devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve
bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin
sermayeye eklenmesinden kaynaklanan ya da ortaklar veya bu Kanunun 12 nci maddesi
kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle
gerçekleştirilen sermaye artırımları, indirim hesaplamasında dikkate alınmaz.
Bu bentte yer alan oranı, şirketlerin aktif büyüklükleri, ortaklarının hukuki niteliği,
çalışan personel sayıları ve yıllık net satış hasılatlarına göre veya sermayenin kullanıldığı
yatırımdan elde edilen gelirlerin kurumun esas faaliyeti kapsamında olmayan faiz, kâr payı,
kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşmasına göre ya
da sermayenin kullanıldığı yatırımların teşvik belgeli olup olmadığına veyahut makine ve
teçhizat veya arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla ya da
bölgeler, sektörler ve iş kolları itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar
artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre %150’ye kadar farklı
uygulatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
30
i) (Ek: 16/11/2022-7421/20 md.) 22/6/2022 tarihli ve 7412 sayılı İstanbul Finans
Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi
Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından
satın alınan malları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında
gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın %50’si,
29
Bu bendin uygulanması ile ilgili 30/6/2015 tarihli ve 29402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
26/6/2015 tarihli ve 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karara bakınız.
30
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu paragrafta yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin
yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer
edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması
şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranı, sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar
artırmaya yetkilidir.
(2) Bağış ve yardımların nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın
konusunu oluşturan mal veya hakkın maliyet bedeli veya kayıtlı değeri, bu değer mevcut
değilse Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri
esas alınır.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûlleri belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Kabul edilmeyen indirimler
MADDE 11- (1) Kurum kazancının tespitinde aşağıdaki indirimlerin yapılması kabul
MADDE 11- (1) Kurum kazancının tespitinde aşağıdaki indirimlerin yapılması kabul
edilmez:
31
a) Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
b) Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri
giderler.
c) Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar.
ç) Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan yedek akçeler (Türk Ticaret
Kanununa, kurumların kuruluş kanunlarına, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, tüzüklerine,
ana statülerine veya sözleşmelerine göre safî kazançlardan ayırdıkları tüm yedek akçeler ile
Bankacılık Kanununa göre bankaların ayırdıkları genel karşılıklar dahil).
32
d) Bu Kanuna göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi
cezaları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler ile Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri.
e) Kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler saklı
kalmak kaydıyla, menkul kıymetlerin itibarî değerlerinin altında ihracından doğan zararlar ile
bu menkul kıymetlere ilişkin olarak ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler.
f) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan; yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile uçak, helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas
faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ve amortismanları.
g) Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun
kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî
zarar tazminat giderleri.
h) Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak
31
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, (ı) bendinde yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde, (i) bendinde yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” ve “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
32
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “kanunlarına,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine,” ibaresi eklenmiştir.
maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.
ı) Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam
giderlerinin % 50’si. Cumhurbaşkanı bu oranı % 100’e kadar artırmaya veya sıfıra kadar
indirmeye yetkilidir.
i) (Ek: 31/5/2012-6322/37 md.) Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal
kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz
kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine
eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı,
kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının
%10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı
sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
j) (Ek:8/4/2022-7394/24 md.) 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında
Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele
Edilmesi Hakkında Kanunun ek 4 üncü maddesi kapsamında hakkında reklam yasağı
uygulananlara verilen reklamların giderleri.
k) (Ek:2/4/2026-7577/11 md.) Her türlü şans ve bahis oyunlarına ait ilan ve reklam
giderleri.
Örtülü sermaye
MADDE 12- (1) Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden
MADDE 12- (1) Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden
doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi
içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi
için örtülü sermaye sayılır.
(2) Yukarıda belirtilen karşılaştırma sırasında, sadece ilişkili şirketlere finansman
temin eden kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyet
konusuna uygun olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya
benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar % 50 oranında dikkate alınır.
(3) Bu maddenin uygulanmasında;
a) Ortakla ilişkili kişi, ortağın doğrudan veya dolaylı olarak en az % 10 oranında ortağı
olduğu veya en az bu oranda oy veya kâr payı hakkına sahip olduğu bir kurumu ya da
doğrudan veya dolaylı olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya
kâr payı hakkına sahip hisselerinin en az % 10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya
kurumu,
b) Öz sermaye, kurumun Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit edilmiş hesap dönemi
başındaki öz sermayesini,
ifade eder.
(4) Kurumların İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisselerinin
edinilmesi durumunda, söz konusu hisse nedeniyle ortak veya ortakla ilişkili kişi
sayılanlardan temin edilen borçlanmalarda en az % 10 ortaklık payı aranır.
(5) Yukarıda belirtilen oranlar, borç veren ortaklar ve ortakların ilişkide bulunduğu
kişiler için topluca dikkate alınır.
(6) Aşağıda sayılan borçlanmalar örtülü sermaye sayılmaz:
a) Kurumların ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin sağladığı gayrinakdî
teminatlar karşılığında üçüncü kişilerden yapılan borçlanmalar.
b) Kurumların iştiraklerinin, ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin, banka ve
finans kurumlarından ya da sermaye piyasalarından temin ederek aynı şartlarla kısmen veya
tamamen kullandırdığı borçlanmalar.
c) 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre faaliyette bulunan bankalar tarafından
yapılan borçlanmalar.
ç) 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında faaliyet gösteren finansal
kiralama şirketleri, 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname kapsamında faaliyet gösteren finansman ve faktoring şirketleri ile ipotek
finansman kuruluşlarının bu faaliyetleriyle ilgili olarak ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan
bankalardan yaptıkları borçlanmalar.
(7) Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya
hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan
gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son
günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar
sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, tam mükellef kurumlar nezdinde yapılacak
düzeltmede örtülü sermayeye ilişkin kur farklarını da kapsayacak şekilde, taraf olan
mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü
sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı
MADDE 13- (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
MADDE 13- (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak
tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa,
kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır.
Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para
alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve
şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
(2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili
bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan
veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya
kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü
derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği
ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı
düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz
önünde bulundurulması suretiyle Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde
bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili kişilerle yapılmış sayılır. (Ek cümleler:
15/7/2016-6728/59 md.) İlişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu
durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy
veya kâr payı hakkının olması şartı aranır. Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı
olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da taraflar ilişkili
kişi sayılır. İlişkili kişiler açısından bu oranlar topluca dikkate alınır.
33
(3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da
satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması
durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi
doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve
belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunludur.
(4) Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri,
aşağıdaki yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder:
a) Karşılaştırılabilir fiyat yöntemi: Bir mükellefin uygulayacağı emsallere uygun satış
fiyatının, karşılaştırılabilir mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan ve aralarında
herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptıkları
işlemlerde uygulayacağı piyasa fiyatı ile karşılaştırılarak tespit edilmesini ifade eder.
b) Maliyet artı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin
makul bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder.
c) Yeniden satış fiyatı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, işlem konusu mal veya
hizmetlerin aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere yeniden
satılması halinde uygulanacak fiyattan, makul bir brüt satış kârı düşülerek hesaplanmasını ifade
eder.
ç) (Değişik: 15/7/2016-6728/59 md.) İşlemsel kâr yöntemleri: Emsallere uygun fiyat
veya bedelin tespitinde, ilişkili kişiler arasındaki işlemden doğan kârı esas alan yöntemleri
ifade eder. Bu yöntemler, işleme dayalı net kâr marjı yöntemi ve kâr bölüşüm yöntemidir.
İşleme dayalı net kâr marjı yöntemi, mükellefin kontrol altındaki bir işlemden; maliyetler,
satışlar veya varlıklar gibi ilgili ve uygun bir temele dayanarak tespit ettiği net kâr marjının
incelenmesi esasına dayanır. Kâr bölüşüm yöntemi, ilişkili kişilerin bir veya daha fazla
sayıdaki kontrol altındaki işlemlere ilişkin toplam faaliyet kârı ya da zararının, üstlendikleri
işlevler ve yüklendikleri riskler nispetinde ilişkili kişiler arasında emsallere uygun olarak
bölüştürülmesi esasına dayanır.
d) (Ek: 15/7/2016-6728/59 md.) Emsallere uygun fiyata yukarıdaki yöntemlerden
herhangi birisi ile ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemin niteliğine uygun olarak kendi
belirleyeceği bir yöntemi de kullanabilir.
(5) İlişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanacak fiyat
veya bedelin tespitine ilişkin yöntemler, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile
anlaşılarak belirlenebilir. Bu şekilde belirlenen yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada
tespit edilen süre ve şartlar dahilinde kesinlik taşır. (Ek cümleler: 15/7/2016-6728/59 md.)
Mükellef ve Bakanlık, belirlenen yöntemin zamanaşımına uğramamış geçmiş vergilendirme
dönemlerine de tatbik edilmesini, Vergi Usul Kanununun pişmanlık ve ıslah hükümlerinin
uygulanmasının mümkün olması ile anlaşma koşullarının bu dönemlerde de geçerli olması
33
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.
hâlinde, anlaşma kapsamına almak suretiyle sağlayabilir. Bu durumda, imzalanan anlaşma söz
konusu hükümlerde yer alan haber verme dilekçesi yerine geçer, beyan ve ödeme işlemleri
buna göre tekemmül ettirilir. Anlaşmanın geçmiş vergilendirme dönemlerine uygulanması
sebebiyle daha önceden ödenen vergiler ret ve iade edilmez.
(6) Tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan
kazanç, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların
gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler
için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, taraf olan
mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü
kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.
(7) (Ek: 4/6/2008-5766/21 md.) Tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların
Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcilerinin aralarında ilişkili kişi kapsamında
gerçekleştirdikleri yurt içindeki işlemler nedeniyle kazancın örtülü olarak dağıtıldığının
kabulü Hazine zararının doğması şartına bağlıdır. Hazine zararından kasıt, emsallere
uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili
kişiler adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk
ettirilmesidir.
(8) Transfer fiyatlandırmasına ilişkin belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve
zamanında yerine getirilmiş olması kaydıyla, örtülü olarak dağıtılan kazanç nedeniyle
zamanında tahakkuk ettirilmemiş veya eksik tahakkuk ettirilmiş vergiler için vergi ziyaı
cezası (Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet
verilmesi hali hariç) %50 indirimli olarak uygulanır.
34
(9) (Değişik: 15/7/2016-6728/59 md.) Cumhurbaşkanı; ikinci fıkrada yer alan
oranları, gerçek kişiler, kurumlar, doğrudan veya dolaylı ortaklar itibarıyla ya da ortaklık
payının edinim şekline göre topluca veya ayrı ayrı %1’e kadar indirmeye, %25’e kadar
çıkarmaya, oran şartını kaldırmaya; beşinci fıkrada yer alan süreyi beş yıla kadar artırmaya,
belgelendirme yükümlülükleri ve bu yükümlülükler kapsamına, uluslararası anlaşmalar
doğrultusunda, yurt dışında yer alan ilişkili kişilerin faaliyetlerine ilişkin bilgilerin dâhil
edilmesi zorunluluğu getirmeye; bu bilgilerin uluslararası anlaşmalar çerçevesinde diğer
ülkelerle karşılıklı olarak paylaşılmasına ilişkin usullerle transfer fiyatlandırması ile ilgili
diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
35
Beyan
Beyan esası
34
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle (7) numaralı fıkra eklenmiş ve mevcut
yedinci fıkra (8) olarak teselsül ettirilmiştir. Daha sonra 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 59
uncu maddesi ile yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere (8) numaralı fıkra eklenmiş ve mevcut
sekizinci fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.
35
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
MADDE 14- (1) Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı
MADDE 14- (1) Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı
üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili bulunduğu hesap döneminin sonuçlarını içerir.
(2) Her mükellef vergiye tâbi kazancının tamamı için bir beyanname verir. Ancak,
tüzel kişiliği bulunmayan iktisadî kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadî
işletmelerden her biri için, bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar
tarafından ayrı beyanname verilir.
(3) Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü
ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi
dairesine verilir.
(4) Mükelleflerin şubeleri, ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri
veya kendilerine bağlı diğer iş yerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış
sermayeleri olsa dahi ayrı beyanname verilmez.
(5) Kooperatiflerin gelirlerinin vergi kesintisine tâbi tutulan taşınmaz kira
gelirlerinden ibaret olması halinde, bu gelirler için beyanname verilmez.
(6) Mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi, kurumun kanunî veya iş merkezinin
bulunduğu yerin vergi dairesidir.
(7) Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerini, kanunî veya iş
merkezlerine bakmaksızın belirlemeye yetkilidir.
(8) Beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri Maliye Bakanlığınca belirlenir. Mükellefler
beyanlarını bu beyanname ile yapmak veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak
bildirmek zorundadır.
Vergi kesintisi
36
MADDE 15- (1) Kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar,
MADDE 15- (1) Kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar,
ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri,
kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve
serbest meslek erbabı, ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit
eden çiftçiler; kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları
aşağıdaki ödemeler üzerinden istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben %15 oranında
kesinti yapmak zorundadırlar:
a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın
inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş
ödemeleri.
b) Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira
ödemeleri.
c) Her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları
tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler
dahil) ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı
Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre kurulan varlık
36
Bu maddede yer alan vergi kesinti oranlarıyla ilgili olarak 30/3/2025 tarihli ve 32857 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 9707 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına bakınız.
kiralama şirketleri, Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama
şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler (Döviz cinsinden
yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan
değer artışları kesintiye tâbi tutulmaz.)
3738
ç) Mevduat faizleri.
d) Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları.
e) Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları.
f) Birinci fıkranın (c) bendinde yer alan menkul kıymetlerin geri alım veya satım
taahhüdü ile elde edilmesi veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirler.
g) (Ek: 31/5/2012-6322/38 md.) Başbayiler hariç olmak üzere 5602 sayılı Kanunda
tanımlanan şans oyunlarına ilişkin bilet, kupon ve benzerlerini satanlara, düzenlenen her türlü
bahis ve şans oyunlarının oynatılmasına aracılık edenlere, diğer kişilerce çıkartılan bu
nitelikteki biletleri satanlara yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden.
ğ) (Ek: 20/8/2016-6745/65 md.) Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci
fıkrası kapsamındaki ödemelerden.
h) (Ek:28/7/2024-7524/33 md.) 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin
Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik
ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla
hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.
ı) (Ek:28/7/2024-7524/33 md.) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet
konularına ilişkin mal ve hizmet alımlarına yönelik yapılan ödemelerden.
(2) Vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı
sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerindeki kâr payları üzerinden, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi
kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında vergi kesintisi yapılır.
(3) Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kanunun 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yazılı kazançlardan, dağıtılsın veya dağıtılmasın,
kurum bünyesinde % 15 oranında vergi kesintisi yapılır.
(4) Cumhurbaşkanı, bu maddede belirtilen vergi kesintisi oranlarını, her bir ödeme ve
gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltmeye ve aynı
sınırlar dahilinde üçüncü fıkrada belirtilen kazançlar için fon veya ortaklık türlerine göre ya
da portföylerindeki varlıkların nitelik ve dağılımına göre farklılaştırmaya; birinci fıkranın (a)
bendi kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı,
ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli
idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt
37
13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 91 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “ve Özelleştirme
İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden” ibaresi “Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetler ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından” şeklinde
değiştirilmiştir.
38
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle bu bentte yer alan “Toplu Konut İdaresi”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç
Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri,” ibaresi
eklenmiştir.
yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre, birinci fıkranın; (h) bendi kapsamındaki
vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (ı) bendi
kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş
grupları, iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte belirlemeye yetkilidir.
39
40
41
(5) Bu madde gereğince vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar, bu vergileri ödeme veya
tahakkukun yapıldığı yer itibarıyla bağlı oldukları vergi dairesine, vergilendirme dönemini izleyen
ayın yirminci günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile bildirmeye mecburdurlar. Gelir
Vergisi Kanununda belirlenen usûl ve esaslar, bu maddeye göre verilecek muhtasar beyannameler
hakkında da uygulanır. Şu kadar ki, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan kesinti,
kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği döneme ait muhtasar beyanname ile beyan edilir.
(6) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları
ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade
eder.
(7) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate
alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi
kesintisi, ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.
(8) Bu maddede belirtilen ödemelerden yapılan vergi kesintisi, kesinti yapanların kayıt
ve hesaplarında ayrıca gösterilir.
Verginin Tarhı
Vergilendirme dönemi ve tarhiyat
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MADDE 16- (1) Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi, hesap dönemidir.
MADDE 16- (1) Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi, hesap dönemidir.
Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise özel hesap dönemleridir.
(2) Kesinti suretiyle ödenen vergilerde, istihkak sahiplerince ayrıca yıllık beyanname
verilmeyen hallerde, vergi kesintisinin ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi
sayılır.
(3) Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği vergi dairesince tarh olunur.
(4) Kurumlar vergisi, bu Kanuna göre mükellef olanların tüzel kişiliği adına; iktisadî
kamu kuruluşları ile derneklere ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden tüzel kişiliği haiz
39
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
40
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi ile bu fıkrada yer alan “farklılaştırmaya
yetkilidir.” ibaresi “farklılaştırmaya; birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki vergi kesintisi oranını,
işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip
edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine,
nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre ayrı ayrı
veya birlikte belirlemeye yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiştir.
41
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “dar
mükellef olmasına göre” ibaresinden sonra gelmek üzere “, birinci fıkranın; (h) bendi
kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla,
(ı) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler,
iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi eklenmiştir.
olmayanlar için bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ya da dernek veya vakıf adına; fonlarda
fonun kurucusu adına; iş ortaklıklarında ise verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu
olmak üzere yönetici ortak veya ortaklardan herhangi birisi adına tarh olunur.
(5) Kurumlar vergisi, bağlı olunan vergi dairesine beyannamenin verildiği günde,
beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün
içinde tarh edilir.
Tasfiye, Birleşme, Devir, Bölünme ve Hisse Değişimi
Tasfiye
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
MADDE 17- (1) Tasfiye dönemi: Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren
MADDE 17- (1) Tasfiye dönemi: Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren
kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olur.
a) Tasfiye, kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği
tarihte başlar ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer. Başlangıç tarihinden aynı
takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin
sona erdiği dönem için ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiş tarihine kadar olan dönem
bağımsız bir tasfiye dönemi sayılır.
b) Tasfiyenin başladığı takvim yılı içinde sona ermesi halinde tasfiye dönemi,
kurumun tasfiyeye girdiği tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder.
c) Tasfiyenin zararla kapanması halinde tasfiye sonucu, önceki tasfiye dönemlerine
doğru düzeltilir ve anılan dönemlerde fazla ödenen vergi mükellefe iade edilir.
ç) Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde tarh zamanaşımı, tasfiyenin sona erdiği dönemi
izleyen yıldan itibaren başlar.
d) Tasfiyeden vazgeçilmesi halinde, kurum hakkında tasfiye hükümleri uygulanmaz.
Böyle bir durumda, tasfiyeden vazgeçme kararı, bu kararın alındığı dönemin başından itibaren
geçerli olur. Tasfiyeden vazgeçme kararının alındığı tarihe kadar verilen tasfiye dönemi
beyannameleri, normal faaliyet beyannamelerinin yerine geçer. Tasfiyesinden vazgeçilen
kurumun geçici vergiyle ilgili yükümlülükleri, tasfiyeden vazgeçilmesine ilişkin kararın
alındığı tarihi kapsayan geçici vergilendirme dönemi başından itibaren başlar.
(2) Tasfiye beyannameleri: Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından
tasfiye dönemlerinin sonundan itibaren Kanunun 14 üncü maddesinde yazılı sürelerde;
tasfiyenin sona erdiği döneme ilişkin tasfiye beyannamesi ise tasfiyenin sonuçlandığı tarihten
itibaren otuz gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
(3) Bu madde gereğince verilecek olan beyannamelere, bilânço ve gelir tablosu ile
tasfiye bilânçosuna göre ortaklara dağıtılan paralar ve diğer değerlerin ayrıntılı bir listesi
eklenir.
(4) Tasfiye kârı: Tasfiye halindeki kurumların vergi matrahı tasfiye kârıdır. Tasfiye
kârı, tasfiye döneminin sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri
arasındaki olumlu farktır.
a) Tasfiye kârı hesaplanırken;
1) Ortaklara veya kurum sahiplerine tasfiye esnasında avans olarak veya diğer
şekillerde yapılan her türlü ödemeler tasfiyenin sonundaki servet değerine,
2) Mevcut sermayeye ilave olarak ortaklar veya sahipleri tarafından yapılan ödemeler
ile tasfiye esnasında elde edilen ve vergiden istisna edilmiş olan kazanç ve iratlar tasfiye
döneminin başındaki servet değerine,
eklenir.
b) Hisselerine mahsuben ortaklara dağıtılan, satılan, devredilen veya kurum sahibine
iade olunan iktisadî kıymetlerin değerleri, Kanunun 13 üncü maddesine göre ve dağıtımın,
satışın, devrin veya iadenin yapıldığı gün itibarıyla belirlenir.
c) Bu maddeye göre tasfiye kârının hesaplanması sırasında, Kanunun 8, 9, 10 ve 11
inci madde hükümleri de ayrıca dikkate alınır.
(5) Servet değeri: Tasfiye döneminin başındaki ve sonundaki servet değeri, kurumun
tasfiye dönemi başındaki ve sonundaki bilânçosunda görülen öz sermayesidir. Bir yıldan fazla
süren tasfiyelerde izleyen tasfiye dönemlerinin başındaki servet değeri, bir önceki dönemin
son bilânçosunda görülen servet değeridir.
(6) Aşağıda belirtilenler dışında kalan her çeşit karşılıklar ile dağıtılmamış kazançlar
bu sermayeye dahildir:
a) Vergi kanunlarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile
sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları.
b) Hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazanç kısmı.
(7) Tasfiye memurlarının sorumluluğu: Tasfiye memurları, kurumun tahakkuk etmiş
vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergiler ve diğer itirazlı tarhiyatlar için,
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 207 nci maddesine uygun bir karşılık
ayırmadan aynı Kanunun 206 ncı maddesinin dördüncü sırasında yazılı alacaklılara ödeme ve
ortaklara paylaştırma yapamazlar. Aksi takdirde bu vergilerin asıl ve zamları ile vergi
cezalarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olurlar.
a) Yukarıda belirtilen vergiler ile sekizinci fıkra uyarınca tasfiye işlemlerinin
incelenmesi sonucu tarh edilecek vergilerin asılları ve zamları, tasfiye sırasında dağıtım,
devir, iade veya satış gibi yollarla kendisine bir iktisadî kıymet aktarılan ya da tasfiye kalanı
üzerinden kendisine paylaştırma yapılan ortaklardan da aranabilir. Ortaklardan tahsil edilmiş
olan vergi asılları için ayrıca tasfiye memurlarına başvurulmaz.
b) Tasfiye memurları, bu madde gereğince ödedikleri vergilerin asıllarından dolayı,
yukarıda belirtilen yollarla kendisine bir iktisadî kıymet aktarılan veya tasfiye kalanından pay
alan ortaklara ya da ortakların aldıkları bu değerler vergileri karşılamaya yetmezse İcra ve
İflas Kanununun 207 nci maddesine uygun oranlar dahilinde aynı Kanunun 206 ncı
maddesinin dördüncü sırasında yazılı alacaklarını tamamen veya kısmen tahsil eden
alacaklılara rücu edebilirler.
(8) Tasfiye işlemlerinin incelenmesi: Tasfiye beyannamesinin verilmesiyle birlikte
tasfiye memurları, işlemlerinin vergi kanunları yönünden incelenmesini bir dilekçe ile isterler.
Dilekçenin verilmesinden itibaren en geç üç ay içinde vergi incelemelerine başlanarak
aralıksız devam edilir. Vergi incelemesinin bitmesini izleyen otuz gün içinde vergi dairesi
sonucu tasfiye memurlarına yazı ile bildirir. Buna göre kurumdan aranan vergilerin sonucu
alınıncaya kadar tasfiye memurlarının, yedinci fıkrada yazılı sorumluluğu devam eder.
(9) (Ek: 16/6/2009-5904/6 md.) (Mülga: 21/3/2018-7103/74 md.)
(10) Maliye Bakanlığı, mükelleflerin hukukî statülerini, faaliyet gösterdikleri alanları
ve tasfiyeye giriş tarihindeki aktif büyüklüklerini dikkate almak suretiyle tasfiye işlemlerine
yönelik inceleme yaptırmamaya yetkilidir.
42
Birleşme
MADDE 18- (1) Bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesi, birleşme
MADDE 18- (1) Bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesi, birleşme
nedeniyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmündedir. Ancak, birleşmede tasfiye
kârı yerine birleşme kârı vergiye matrah olur.
(2) Tasfiye kârının tespiti hakkındaki hükümler, birleşme kârının tespitinde de
geçerlidir. Şu kadar ki, münfesih kurumun veya kurumların ortaklarına ya da sahiplerine
birleşilen kurum tarafından doğrudan doğruya veya dolaylı olarak verilen değerler, kurumun
tasfiyesi halinde ortaklara dağıtılan değerler yerine geçer. Birleşilen kurumdan alınan değerler
Vergi Usul Kanununda yazılı esaslara göre değerlenir.
(3) Kanunun 17 nci maddesine göre tasfiye memurlarına düşen sorumluluk ve ödevler,
birleşme halinde birleşilen kuruma ait olur.
Devir, bölünme ve hisse değişimi
MADDE 19- (1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen
MADDE 19- (1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki şartlar dahilinde gerçekleşen
birleşmeler devir hükmündedir:
a) Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş
merkezlerinin Türkiye’de bulunması.
b) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum
tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi.
(2) Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir.
(3) Aşağıdaki işlemler bölünme veya hisse değişimi hükmündedir:
a) Tam bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek
suretiyle bütün mal varlığını, alacaklarını ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden mevcut
veya yeni kurulacak iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve
karşılığında devredilen sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini
temsil eden iştirak hisseleri verilmesi, bu Kanunun uygulanmasında tam bölünme
hükmündedir. Devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibarî değerinin %
10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin bölünme sayılmasına engel değildir.
b) Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi
niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye’deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda
yer alan ve en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim
veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak
mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun
42
16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle; sekizinci fıkrasından sonra gelmek
üzere bu fıkra eklenmiş ve mevcut dokuzuncu fıkra onuncu fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
uygulanmasında kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin
devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif
kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık
edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin
ortaklarına da verilebilir. İştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin
hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen (...)
43
iştirak
hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur.
43
c) Hisse değişimi: Tam mükellef bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin
hisselerini, bu şirketin yönetimini ve hisse çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması ve
karşılığında bu şirketin hisselerini devreden ortaklarına kendi şirketinin sermayesini temsil
eden iştirak hisselerini vermesi, bu Kanunun uygulanmasında hisse değişimi hükmündedir.
Hisseleri devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin
%10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin hisse değişimi sayılmasına engel
değildir.
(4) Bu maddeye göre yapılacak bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar,
ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur.
(5) Maliye Bakanlığı devir, bölünme ve hisse değişimi işlemleri ile ilgili usûlleri
belirlemeye yetkilidir.
Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme
MADDE 20- (1) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun
MADDE 20- (1) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun
sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir; birleşmeden doğan kârlar ise
hesaplanmaz ve vergilendirilmez:
a) Şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih,
devir tarihidir. Münfesih kurum ile birleşilen kurum;
1) Devir tarihi itibarıyla hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih
kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ile,
2) Devir işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi
beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde,
münfesih kurumun önceki hesap dönemine ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken
imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini,
birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde
münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verirler.
b) Birleşilen kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını
ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini münfesih kurumun birleşme sebebiyle
verilecek olan kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde vereceği bir taahhütname ile taahhüt
eder. Mahallin en büyük mal memuru, bu hususta birleşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir.
(2) Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre gerçekleştirilen
bölünmelerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde bölünme suretiyle münfesih kurumun
43
14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle bu bendin birinci cümlesinde yer alan
“taşınmazlar ile” ibaresi “ve” şeklinde, dördüncü cümlesinde yer alan “Taşınmaz ve iştirak” ibaresi
“İştirak” şeklinde değiştirilmiş ve “taşınmaz ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
sadece bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir; bölünmeden doğan kârlar
ise hesaplanmaz ve vergilendirilmez:
a) Şirket yetkili kurulunun bölünmeye ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği
tarih, bölünme tarihidir. Bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlar,
1) Bölünme tarihi itibarıyla hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları bölünen
kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ile,
2) Bölünme işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi
beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde, bölünen
kurumun önceki hesap dönemine ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken
imzalayacakları bölünen kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini,
bölünmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde
bölünen kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verirler.
b) Bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme
tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarını
ve diğer ödevlerini yerine getireceklerini, bölünen kurumun bölünme nedeniyle verilecek olan
kurumlar vergisi beyannamesine ekleyecekleri bir taahhütname ile taahhüt ederler. Mahallin
en büyük mal memuru, bu hususta bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan
kurumlardan teminat isteyebilir.
(3) Bu Kanunun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen
işlemlerden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. 19 uncu maddenin üçüncü
fıkrasının (b) bendine göre gerçekleştirilen kısmî bölünme işlemlerinde, bölünen kurumun
bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından bölünen kurumun
varlıklarını devralan kurumlar, devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olarak
müteselsilen sorumlu olurlar.
Verginin Ödenmesi
Ödeme süresi
BEŞİNCİ BÖLÜM
MADDE 21- (1) Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir.
MADDE 21- (1) Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir.
(2) Tasfiye ve birleşme halinde, tasfiye edilen veya birleşen kurumlar adına tasfiye
veya birleşme kârı üzerinden tarh olunan vergiler, tasfiye veya birleşme nedeniyle infisah
eden kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi içinde ödenir. Tasfiye edilen
veya birleşen kurumların bu Kanuna göre tahakkuk etmiş olup, henüz vadeleri gelmemiş
bulunan vergileri de aynı süre içinde ödenir.
(3) Kanunun 20 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre gerçekleştirilen devir
ve bölünmelerde münfesih kurum adına tahakkuk eden vergilerden;
a) Bu fıkraların (a) bentlerinin (1) numaralı alt bentlerine göre münfesih veya bölünen
kurum adına tahakkuk edenler, devralan veya birleşilen kurumun devir veya bölünmenin
gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna
kadar,
b) Diğer hallerde ise beyanname verme süresi içerisinde, devralan veya birleşilen
kurumlarca ödenir.
(4) Muhtasar beyanname ile bildirilen vergiler, beyannamenin verildiği ayın
yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenir.
Dar Mükellefiyet Esasında
Verginin Tarhı ve Ödenmesi
Matrahın Tayini
Safî kurum kazancı
BİRİNCİ BÖLÜM
ÜÇÜNCÜ KISIM
MADDE 22- (1) Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimî temsilci vasıtasıyla elde
MADDE 22- (1) Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimî temsilci vasıtasıyla elde
edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli
olan hükümler uygulanır.
(2) Dar mükellefiyete tâbi kurumların ticarî veya ziraî kazançlar dışında kalan kazanç ve
iratları hakkında, Gelir Vergisi Kanununun bu kazanç ve iratların tespitine ilişkin hükümleri
uygulanır. Ancak, bu kazanç ve iratların Türkiye’de yapılmakta olan ticarî veya ziraî faaliyet
kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancı bu maddenin birinci fıkrasına göre tespit
edilir.
(3) Dar mükellefiyette kurum kazancının tespitinde, ayrıca aşağıdaki indirimlerin
yapılması kabul edilmez:
a) Bu kurumlar hesabına yaptıkları alım-satımlar için ana merkeze veya Türkiye
dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri.
b) Türkiye’deki kurumun kazancının elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olan ve
emsallere uygunluk ilkesi uyarınca belirlenecek dağıtım anahtarlarına göre ayrılan paylar ile
Türkiye’deki kurumun denetimi için yabancı ülkelerden gönderilen yetkili kişilerin seyahat
giderleri hariç olmak üzere, ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin genel yönetim
giderlerine veya zararlarına katılmak üzere ayrılan paylar.
(4) Dar mükellef kurumların işletmede kullandıkları borçlanmalar için Kanunun 12 nci
maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasında, ortakla ilişkili kişinin tespiti açısından
sermaye veya oy hakkı şartı aranmaz.
(5) Kanunun tasfiyeye ilişkin hükümleri ile 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b)
bendi aynı şartlarla dar mükellef kurumlar hakkında da uygulanır. Şu kadar ki, devralan
kurum tarafından devralınan değerlere karşılık olarak verilen iştirak hisseleri, Türkiye’deki iş
yeri veya daimî temsilcinin aktifine kaydedilir.
Yabancı ulaştırma kurumlarında kurum kazancının tespiti
MADDE 23- (1) Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum
MADDE 23- (1) Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum
kazancı, hasılata ortalama emsal oranlarının uygulanması suretiyle hesaplanır.
(2) Ortalama emsal oranları, Türkiye’de daimî veya arızî olarak çalışan bütün kurumlar
için;
a) Kara taşımacılığında % 12,
b) Deniz taşımacılığında % 15,
c) Hava taşımacılığında % 5,
olarak uygulanır.
(3) Ticarî ve arızî ticarî kazançları dar mükellefiyet kapsamında vergilendirilen
yabancı ulaştırma kurumlarının, Türkiye’de elde edilmiş sayılan hasılatı aşağıdaki
unsurlardan oluşur:
a) Türkiye sınırları içinde gerçekleşen kara taşımacılığında, bilet bedeli ile birlikte
alınan gider karşılıkları dahil olmak üzere yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti olarak her ne adla
olursa olsun aldıkları tutarlar.
b) Türkiye’deki yükleme limanlarından yabancı ülkelerdeki varış limanlarına veya
diğer bir kurumun gemisine aktarma yapılacak yabancı limana kadar gerçekleşen deniz ve
hava taşımacılığında, bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları dahil olmak üzere yolcu,
yük ve bagaj taşıma ücreti olarak her ne adla olursa olsun aldıkları tutarlar.
c) Türkiye dışındaki taşımacılık faaliyeti için diğer kurumlar hesabına Türkiye’de
sattıkları yolcu ve bagaj biletleri ile Türkiye’de yaptıkları navlun sözleşmeleri dolayısıyla
kendilerine verilen komisyonlar ve ücretler.
Beyan
Beyan esası
İKİNCİ BÖLÜM
MADDE 24- (1) Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı
MADDE 24- (1) Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı
üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili bulunduğu hesap döneminin sonuçlarını içerir.
(2) Her mükellef vergiye tâbi kazancının tamamı için bir beyanname verir.
(3) Mükelleflerin şubeleri, ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri
veya kendilerine bağlı diğer iş yerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış
sermayeleri olsa dahi ayrı beyanname verilmez.
Vergilendirme dönemi ve beyan
MADDE 25- (1) Yıllık beyan esasında vergilendirilen kurumların vergilendirme
MADDE 25- (1) Yıllık beyan esasında vergilendirilen kurumların vergilendirme
dönemi, hesap dönemidir. Ancak, kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin
vergilendirme dönemi, özel hesap dönemleridir.
(2) Kesinti suretiyle ödenen vergilerde, istihkak sahiplerince ayrıca yıllık veya özel
beyanname verilmeyen hallerde, vergi kesintisinin ilgili bulunduğu dönemler, vergilendirme
dönemi sayılır.
(3) Kanunun 26 ncı maddesi gereğince verilen beyannameler ile bildirilen kazançların
vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine kazancın elde edilme tarihi esas alınır.
(4) Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi, kurumun Türkiye’deki iş yerinin veya daimî
temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye’de iş yeri veya daimî temsilcisi olmadığı takdirde
yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı olduğu yerin vergi dairesine verilir.
(5) Beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci
gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar, tarhiyatın muhatabının Türkiye’yi terk etmesi
halinde ise ülkeyi terk etmesinden önceki onbeş gün içinde verilir.
(6) Beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri Maliye Bakanlığınca belirlenir. Mükellefler
beyanlarını bu beyanname ile yapmak veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak
bildirmek zorundadır.
Özel Beyan
Özel beyan zamanı tayin olunan gelirler
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MADDE 26- (1) Dar mükellefiyete tâbi olan yabancı kurumların vergiye tâbi
MADDE 26- (1) Dar mükellefiyete tâbi olan yabancı kurumların vergiye tâbi
kazancının Gelir Vergisi Kanununda yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira,
işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki
karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye’de
adına hareket eden kimse, bu kazançları elde edilme tarihinden itibaren onbeş gün içinde
Kanunun 27 nci maddesinde belirtilen vergi dairesine beyanname ile bildirmek zorundadır.
(2) Diğer kazanç ve iratlara ilişkin olarak Türkiye’ye bizzat getirilen nakdî veya aynî
sermaye karşılığında elde edilen menkul kıymetler ile iştirak hisselerinin elden çıkarılması
sırasında oluşan kur farkı kazancına dair hükümler hariç olmak üzere, Gelir Vergisi Kanununda
yer alan vergilendirmeme hususundaki istisna, kayıt, şart ve sürelere ait sınırlamalar dikkate
alınmaz.
Beyannamenin verilme yeri
MADDE 27- (1) Özel beyan zamanı tayin olunan gelirlerle ilgili kurumlar vergisi
MADDE 27- (1) Özel beyan zamanı tayin olunan gelirlerle ilgili kurumlar vergisi
beyannamesi;
a) Taşınmazların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarda taşınmazın
bulunduğu,
b) Taşınırların ve hakların elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarda mal
ve hakların Türkiye’de elden çıkarıldığı,
c) Ticarî veya ziraî bir işletmenin faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi
karşılığında elde edilen diğer kazanç ve iratlarda işletmenin bulunduğu,
ç) Arızî olarak ticarî işlemlerin yapılmasından veya bu nitelikteki işlemlere aracılıktan
elde edilen kazançlar ile arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen
kazançlarda faaliyetin yapıldığı,
d) Arızî olarak Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık
faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda yolcu veya yükün taşıta alındığı,
e) Zarar yazılan değersiz alacaklarla karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil
olmak üzere terk edilen işlerle ilgili olarak sonradan elde edilen diğer kazanç ve iratlar ile
ticarî, ziraî veya meslekî bir faaliyete hiç girişilmemesi veya ihale, artırma ve eksiltmelere
iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen diğer kazanç ve iratlarda ödemenin Türkiye’de
yapıldığı,
f) Diğer hallerde Maliye Bakanlığınca belirlenen,
yerin vergi dairesine verilir.
Verginin Tarhı ve Ödenmesi
Tarhiyatın muhatabı, tarh zamanı ve tarh yeri
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
MADDE 28- (1) Dar mükellefiyete tâbi yabancı kurumların vergisi, bunlar hesabına
MADDE 28- (1) Dar mükellefiyete tâbi yabancı kurumların vergisi, bunlar hesabına
Türkiye’deki müdür veya temsilcileri; müdür veya temsilcileri mevcut değil ise kazanç ve
iratları yabancı kuruma sağlayanlar adına tarh olunur.
(2) Kurumlar vergisi, beyannamenin vergi dairesine verildiği günde, beyanname posta
ile gönderilmişse vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün içinde
beyannamenin verildiği veya gönderildiği vergi dairesince tarh olunur.
Ödeme süresi
MADDE 29- (1) Dar mükellefiyette kurumlar vergisi;
MADDE 29- (1) Dar mükellefiyette kurumlar vergisi;
a) Yıllık beyanname ile bildirilenlerde beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar,
b) Muhtasar beyanname ile bildirilenlerde beyannamenin verildiği ayın yirmialtıncı
günü akşamına kadar,
c) Özel beyannameyle bildirilenler ile tarhiyatın muhatabının Türkiye’yi terk etmesi
veya tasfiye ve birleşme hallerinde verilecek beyannamelerde ise beyanname verme süresi
içinde,
ödenir.
Vergi Kesintisi ve Muhtasar Beyanname
Dar mükellefiyette vergi kesintisi
4445
BEŞİNCİ BÖLÜM
MADDE 30- (1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları
MADDE 30- (1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları
üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen
veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır:
a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın
inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan ak ediş
ödemeleri.
b) Serbest meslek kazançları.
c) Gayrimenkul sermaye iratları.
ç) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4)
numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları.
d) (Ek:20/8/2016-6745/65 md.) Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci
fıkrası kapsamındaki ödemelerden.
e) (Ek:28/7/2024-7524/34 md.) 6563 sayılı Kanun hükümlerine göre aracı hizmet
sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun
kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunan hizmet
sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.
f) (Ek:28/7/2024-7524/34 md.) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet
konularına ilişkin Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunanlardan mal ve hizmet
alımlarına yönelik yapılan ödemelerden.
(2) Ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira,
işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki
karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu
maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerce % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi
yapılır.
(3) Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimî temsilci
aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar
vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı
sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü
44
Bu maddede yer alan vergi kesinti oranlarıyla ilgili olarak 30/3/2025 tarihli ve 32857 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 9707 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına bakınız.
45
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, 30 uncu maddenin yedinci fıkrasında
yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde, aynı fıkranın (a) bendinde ve
sekizinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibareleri “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında
kurumlar vergisi kesintisi yapılır.
(4) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kurumlar
vergisinden istisna edilen kazançlar ile (c) bendinde belirtilen şirketlerin (b) bendindeki
şartları taşıyan iştirak kazançlarından anonim veya limited şirket niteliğindeki dar mükellef
kurumlara dağıtılan kâr paylarından yapılacak kesinti oranı, bu maddenin üçüncü fıkrası
uyarınca uygulanan oranın yarısını aşamaz.
(5) Türkiye’de iş yeri ve daimî temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili
makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticarî faaliyetlerden elde ettikleri
kazançlar üzerinden, kurum bünyesinde % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.
(6) Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar
düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan
kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden, kurum bünyesinde % 15 oranında
kurumlar vergisi kesintisi yapılır.
(7) Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı
vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve
bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Cumhurbaşkanınca ilan edilen
ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu
nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk
ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya
ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi
yapılır.
(a) Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan
ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için
yapılan ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş
ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü,
faaliyet konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya
kanunî seviyesine kadar getirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
b) Yurtdışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin ana para,
faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi
kesintisi yapılmaz.
c) Bu fıkraya göre vergi kesintisine tâbi tutulan ödemeler, Gelir ve Kurumlar Vergisi
kanunlarına göre ayrıca vergi kesintisine tâbi tutulmaz.
(8) Cumhurbaşkanı yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir
unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya
yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya; birinci fıkranın (a) bendi
kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili
ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli idare
kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici
ya da tam ve dar mükellef olmasına göre, birinci fıkranın; (e) bendi kapsamındaki vergi
kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (f) bendi kapsamında
vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri
itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte belirlemeye yetkilidir.
46
47
(9) Ticari ve zirai kazançlar hariç olmak üzere bu maddeye göre vergisi kesinti yoluyla
alınan kazanç ve iratlar için Kanunun 24 veya 26 ncı maddelerine göre beyanname verilmesi
veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere söz
konusu kazanç ve iratların dahil edilmesi ihtiyaridir. Şu kadar ki, Gelir Vergisi Kanununun 75
inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (7) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul
sermaye iratları ile fonların katılma belgelerinden ve yatırım ortaklıklarının hisse
senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.
48
(10) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları
ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade
eder.
(11) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate
alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi
kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden
hesaplanır.
(12) Bu Kanuna göre vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve
hesaplarında ayrıca gösterirler.
Muhtasar beyanname
MADDE 31- Kanunun 30 uncu maddesi gereğince vergi kesintisi yapmak zorunda
MADDE 31- Kanunun 30 uncu maddesi gereğince vergi kesintisi yapmak zorunda
olanlar, bu vergileri ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer itibarıyla bağlı oldukları vergi
dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Muhtasar beyanname konusunda
Gelir Vergisi Kanununda belirlenen usûl ve esaslar, bu maddeye göre verilecek muhtasar
beyannameler hakkında da uygulanır.
Ortak Hükümler
49
Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı
5051
46
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “artırmaya
yetkilidir.” ibaresi “artırmaya; birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin;
kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve
bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve
yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre ayrı ayrı veya
birlikte belirlemeye yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiştir.
47
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “dar
mükellef olmasına göre” ibaresinden sonra gelmek üzere “, birinci fıkranın; (e) bendi
kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla,
(f) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler,
iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi eklenmiştir.
48
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “Bu maddeye göre”
ibaresi “Ticari ve zirai kazançlar hariç olmak üzere bu maddeye göre” şeklinde değiştirilmiştir.
49
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle; dördüncü kısım başlığı “Ortak
Hükümler ve Geçici Maddeler “ iken metne işlendiği şeklinde değiştirilmiştir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
MADDE 32- (1) (Değişik:8/4/2022-7394/25 md.) Kurumlar vergisi, kurum kazancı
MADDE 32- (1) (Değişik:8/4/2022-7394/25 md.) Kurumlar vergisi, kurum kazancı
üzerinden %25 oranında alınır. Şu kadar ki bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki
şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim
şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri , emeklilik şirketleri
ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli
Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde
gerçekleştirilen projeler ile 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş
Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre
kamu özel iş birliği modeli çerçevesinde yürütülen projelerde sözleşmenin tarafı olarak
faaliyette bulunan şirketlerin kurum kazançları üzerinden kurumlar vergisi %30 oranında
alınır.
52
(2) Kurumlar vergisi mükelleflerince, (dar mükellefiyete tâbi kurumlarda ticarî ve ziraî
kazançlarla sınırlı olarak) câri vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek
üzere Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre ve câri dönemin kurumlar vergisi
oranında geçici vergi ödenir. Tam mükellef kurumlar için geçerli olan esaslar, dar mükellef
kurumlara da aynen uygulanır.
(3) Cumhurbaşkanı, ikinci fıkrada yazılı geçici vergi oranını 5 puana kadar indirmeye
veya tekrar kanunî seviyesine kadar getirmeye yetkilidir.
(4) Kanunun 23 üncü maddesine göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında
vergi oranını karşılıklı olmak şartıyla, ülkeler itibarıyla kara, deniz ve hava ulaştırma
kurumları için ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yazılı oranın bir
katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
(5) (Ek: 18/1/2017-6770/29 md.) 19 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında
birleşen sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden küçük ve orta
büyüklükteki işletmelerin, birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde münhasıran üretim
faaliyetinden elde ettiği kazançları ile bu kapsamda birleşilen kurumun birleşme işleminin
gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde münhasıran üretim
faaliyetinden elde ettiği kazançlarına uygulanmak üzere kurumlar vergisi oranını %75’e kadar
50
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu maddenin üçüncü, dördüncü ve
beşinci fıkralarında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibareleri “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
51
14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “%20” ibaresi “%25” şeklinde, “%25” ibaresi “%30” şeklinde, yedinci fıkrasında yer alan “1
puan” ibaresi “5 puan” şeklinde değiştirilmiş ve sekizinci fıkrasının ikinci cümlesine “göre”
ibaresinden sonra gelmek üzere “indirimden faydalananlara bu fıkra kapsamında” ibaresi
eklenmiştir.
52
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “ve
emeklilik şirketlerinin” ibaresi “, emeklilik şirketleri ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı
Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna
göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilen projeler ile 21/2/2013 tarihli ve
6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması,
Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu özel iş birliği modeli
çerçevesinde yürütülen projelerde sözleşmenin tarafı olarak faaliyette bulunan şirketlerin”
şeklinde değiştirilmiştir.
indirimli uygulatmaya, bu indirim oranını, sektörler, iş kolları, üretim alanları, bölgeler, hesap
dönemleri itibarıyla ya da orta ve yüksek teknolojili ürün üreten veya imalatçı ihracatçı
kurumlar için ayrı ayrı veya birlikte farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı; bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(6) (Ek:11/11/2020-7256/35 md.) Payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa
işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumların (bankalar, finansal
kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para
kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları
ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri hariç) paylarının ilk defa halka arz
edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına
kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli olarak uygulanır. İndirimden yararlanılan hesap
döneminden itibaren beş hesap dönemi içinde pay oranına ilişkin bu fıkrada belirlenen şartın
kaybedilmesi hâlinde, indirimli vergi oranı uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
(7) (Ek:19/1/2022-7351/15 md.) İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde
ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli uygulanır. (Ek
cümle:27/12/2023-7491/62 md.) Aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya
tedarikçi kurumların, dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden
gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına da bu indirim uygulanır.
(8) (Ek:19/1/2022-7351/15 md.) Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim
faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri
kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır. Bu kazançların ihracata isabet
eden kısmı için yedinci fıkra hükmüne göre indirimden faydalananlara bu fıkra kapsamında
ayrıca indirim uygulanmaz.
(9) (Ek:19/1/2022-7351/15 md.) Yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oranlar,
bu madde kapsamındaki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı
üzerine uygulanır.
İndirimli kurumlar vergisi
MADDE 32/A- (Ek: 18/2/2009-5838/9 md.)
(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları,
taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun
kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar
hariç olmak üzere, 32 nci madde kapsamında kurumlar vergisi oranı, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen
yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan
hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar, indirim hakkının
kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi %60 indirimli olarak
uygulanır. (Ek cümle:20/7/2025-7555/18 md.) Ancak, kazanç bulunmasına rağmen
yararlanılmayan yatırıma katkı tutarları müteakip dönemlerde dikkate alınmaz.
5354
(2) (Değişik:20/7/2025-7555/18 md.) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı
tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla
yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi
suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Yatırımın tamamlanması
şartıyla, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle yararlanılan kısmı hariç olmak üzere
kalan yatırıma katkı tutarı, yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılarak dikkate alınır.
(3) (Değişik:20/7/2025-7555/18 md.) Cumhurbaşkanı;
a) İstatistikî bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen millî gelir veya
sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri ve ilçeleri
gruplandırmaya ve bu gruplar, Gökçeada ve Bozcaada’da yapılan yatırımlar, sektörler,
teknoloji alanları, Ar-Ge veya tasarım faaliyetleri, sanayi bölgeleri, kültür ve turizm koruma
ve gelişim bölgeleri veya oluşturulacak teşvik programları itibarıyla teşvik edilecek yatırım
konularına ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye,
b) (a) bendinde belirtilen yatırımlar için yatırıma katkı oranını %50’yi geçmemek
üzere belirlemeye,
c) Yatırım teşvik belgesi kapsamında bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı
tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının %50’sini ve hak edilen yatırıma katkı
tutarını geçmemek üzere; indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dördüncü
hesap döneminin sonuna kadar kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına
indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen
kullandırmaya ve bu oranı sıfıra kadar indirmeye,
ç) Yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım,
patent, lisans ve know-how bedeli gibi harcamaların oranlarını ayrı ayrı veya topluca
sınırlandırmaya,
d) 6745 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlar için, birinci fıkra ile (c) bendindeki
süreleri bir katına kadar, (c) bendindeki oranı %100’e kadar artırmaya,
yetkilidir.
(4) Tevsi yatırımlarda, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı
hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanır.
Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç,
53
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Hazine
Müsteşarlığı” ibaresi “Ekonomi Bakanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.
54
20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “bu maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan
elde edilen kazançlar” ibaresi “32 nci madde kapsamında kurumlar vergisi oranı, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen yatırımlardan elde
edilen kazançlara” şeklinde, “indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur” ibaresi “,
indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi %60 indirimli
olarak uygulanır” şeklinde değiştirilmiştir.
yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit
kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenir.
Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden
değerlenmiş tutarları ile dikkate alınır. İndirimli oran uygulamasına yatırımın kısmen veya
tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanır.
(5) Hesap dönemi itibarıyla ikinci ve üçüncü fıkrada belirtilen şartların
sağlanamadığının tespit edilmesi halinde, söz konusu vergilendirme döneminde indirimli
vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı
cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
55
(6) Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde, devralan kurum, aynı koşulları
yerine getirmek kaydıyla indirimli vergi oranından yararlanır. (Ek cümle: 31/5/2012-6322/39
md.) Yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanmadan önce indirimli kurumlar vergisi
uygulanan hallerde, yatırımın tamamlanıp işletilmeye geçilmemesi durumunda üçüncü fıkranın
(c) bendi uyarınca indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir.
55
(7) Yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde
indirimli vergi oranından devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan,
aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla yatırıma katkı tutarının kalan kısmı için yararlanır.
(8) (Ek:14/10/2021-7338/60 md.)
56
Yatırım teşvik belgesi bazında yapılan yatırım
harcamasına yatırıma katkı oranının uygulanmasıyla belirlenen tutarın %10’luk kısmı,
kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar
talep edilmesi şartıyla, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç olmak üzere
tahakkuk etmiş diğer vergi borçlarından terkin edilmek suretiyle kullanılabilir. Terkin
talebinde bulunulabilecek tutar, hak edilen yatırıma katkı tutarından indirimli kurumlar vergisi
yoluyla kullanılan yatırıma katkı tutarının düşülmesinden sonra bulunan tutarın yarısından
fazla olamaz. Diğer vergi borçlarının terkini suretiyle kullanılan tutarın bir katına isabet eden
yatırıma katkı tutarından vazgeçildiği kabul edilir, diğer vergilerden terkini talep edilen tutar
ile vazgeçilen yatırıma katkı tutarları dolayısıyla vergi matrahına indirimli oranda kurumlar
vergisi uygulanmaz. Bu fıkra kapsamında diğer vergi borçlarından terkin edilebilecek toplam
tutar, ilgili yatırım teşvik belgesi kapsamında fiilen yapılan yatırım harcamalarına, yatırıma
katkı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan tutarın %10’undan fazla olamaz.
(9) Bu madde gelir vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
(10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve
Maliye Bakanlığı yetkilidir.
57
Sermaye azaltımında vergileme
55
20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu maddenin beşinci fıkrasına “ikinci”
ibaresinden sonra gelmek üzere “ve üçüncü” ibaresi eklenmiş ve altıncı fıkrasında yer alan “ikinci”
ibaresi “üçüncü” şeklinde değiştirilmiştir.
56
14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle yedinci fıkradan sonra gelmek üzere
sekizinci fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
57
20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkraya “belirlemeye” ibaresinden
sonra gelmek üzere “Hazine ve” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 32/B- (Ek:3/11/2022-7420/22 md.)
(1) Kurumlar tarafından sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin, sermayeye
eklendiği tarihten itibaren beş tam yıl geçtikten sonra herhangi bir şekilde sermaye azaltımına
konu edilmesi durumunda, nakdî veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer unsurların
toplam sermayeye oranlanması suretiyle azaltıma konu edilen tutar içerisindeki sermaye
unsurları tespit olunur. Söz konusu oranın tespitinde;
a) Sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya
sermaye hesabından başka hesaplara aktarımı kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına veya ana
merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye kalemlerinin,
b) Sadece kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi
tutulacak öz sermaye kalemlerinin,
c) Başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde
vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdî sermayenin
toplam sermaye içindeki payları dikkate alınır.
(2) Kurumların öz sermaye kalemlerini sermayeye ekledikleri tarihten itibaren beş tam
yıllık süre tamamlanmadan sermaye azaltımı yapmaları durumunda, azaltımın sırasıyla birinci
fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sermaye unsurlarından yapıldığı kabul edilir.
(3) Sermaye azaltımında, öncelikli olarak sermayeye ilave edilen öz sermaye
kalemlerinden, sermayeye eklenme tarihi beş tam yıllık süreyi geçmemiş olanların işletmeden
çekildiği kabul edilir.
(4) Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında sermaye azaltımı
suretiyle tespit olunan sermaye unsurlarından; birinci fıkranın (a) bendi kapsamında olanlar
kurumlar vergisine ve vergi kesintisine, (b) bendi kapsamında olanlar sadece vergi kesintisine
tabi tutulur. Kurumlar vergisine ve vergi kesintisine tabi sermaye unsurlarında, kesinti matrahı
hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar olup, bu tutar üzerinden Kanunun
15 inci ve 30 uncu maddeleri ile 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi hükmü kapsamında
kesinti yapılır.
(5) Geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle sermaye azaltılması durumunda, bu
şekilde azaltıma konu edilen sermaye unsurları birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerine
göre tespit edilir ancak bu tutarlar üzerinden dördüncü fıkra kapsamında vergi kesintisi
yapılmaz.
(6) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
Yurt içi asgari kurumlar vergisi
MADDE 32/C- (Ek:28/7/2024-7524/36 md.)
(1) 32 nci ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan kurumlar vergisi,
indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamaz.
(2) Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanırken birinci fıkrada belirtilen kurum
kazancından aşağıdaki istisna ve indirimler düşülür:
a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile sahip oldukları
taşınmazlardan elde edilen kazançlar dışında (d) bendinde sayılan istisna kazançlar,
b) 10 uncu maddenin birinci fıkrasının; (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler,
c) 16/12/1999 tarihli ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 6/6/1985 tarihli
ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında vergiden istisna edilen kazançlar,
ç) 4691 sayılı Kanun kapsamındaki kazanç istisnası ile kurumlar vergisi matrahından
indirim konusu yapılabilen Ar-Ge ve tasarım indirimleri.
(3) Birinci fıkra kapsamında hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisinden,
32 nci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca indirimli oran uygulaması
nedeniyle alınmayan vergi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığından alınmış olan teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının
kullanılması nedeniyle 32/A maddesi hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan
vergi indirilir ve ödenmesi gereken yurt içi asgari kurumlar vergisi belirlenir.
(4) Bu madde hükmü geçici vergi dönemleri için de uygulanır.
(5) İlk defa faaliyete başlayan kurumlar hakkında faaliyete başlanılan hesap
döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca bu madde hükümleri uygulanmaz.
(6) Bu maddede yer alan indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı
ibaresi, hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin
eklenmesiyle bulunan tutarı ifade eder.
(7) Birinci fıkrada yer alan oranı; sektörler, faaliyet konusu, iş kolları ya da üretim
alanları itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar
artırmaya Cumhurbaşkanı, maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu
MADDE 33- (1) Yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de genel sonuç hesaplarına
MADDE 33- (1) Yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de genel sonuç hesaplarına
intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler,
Türkiye’de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir.
(2) Kanunun 7 nci maddesinin uygulandığı hallerde, yurt dışındaki iştirakin ödemiş
olduğu gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler, kontrol edilen yabancı şirketin Türkiye’de
vergilendirilecek kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.
(3) Tam mükellef kurumların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesi veya oy hakkının %
25’ine sahip olduğu yurt dışı iştiraklerinden elde ettikleri kâr payları üzerinden Türkiye’de
ödenecek kurumlar vergisinden, iştiraklerin bulunduğu ülkelerdeki kâr payı dağıtımına kaynak
oluşturan kazançlar üzerinden ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin kâr payı tutarına
isabet eden kısmı mahsup edilebilir. Kazanca ilave edilen kâr payı, bu kazançlar üzerinden yurt
dışında ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler dahil edilmek suretiyle dikkate alınır.
(4) Yurt dışı kazançlar üzerinden Türkiye’de tarh olunacak vergilere mahsup
edilebilecek tutar, hiç bir surette yurt dışında elde edilen kazançlara Kanunun 32 nci
maddesinde belirtilen kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla
olamaz. Bu sınır dahilinde, ilgili bulunduğu kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına
intikal ettirildiği hesap döneminde tamamen veya kısmen indirilemeyen vergiler, bu dönemi
izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar indirim konusu yapılabilir.
(5) Geçici vergilendirme dönemi içinde yurt dışından elde edilen gelirlerin bulunması
halinde, bu gelirler üzerinden elde edildiği ülkelerde kesinti veya diğer şekillerde ödenen
vergiler, o dönem için hesaplanan geçici vergi tutarından da mahsup edilebilir. İndirilecek
tutar, yurt dışında elde edilen kazançlara Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen geçici vergi
oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamaz.
(6) Yabancı ülkelerde vergi ödendiği, yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk
elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı
nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik olunmadıkça, yabancı ülkede
ödenen vergiler Türkiye’de tarh olunan vergiden indirilemez.
(7) Kurumlar vergisinden indirim konusu yapılan vergilerin yabancı ülkelerde
ödendiğini gösterir belgelerin, tarhiyat sırasında mükellef tarafından ibraz edilememesi
halinde, yabancı ülkede ödenen veya ödenecek olan vergi, Kanunun 32 nci maddesindeki
kurumlar vergisi oranını aşmamak şartıyla o ülkede geçerli olan oran üzerinden hesaplanır ve
tarhiyatın bu suretle hesaplanan tutara isabet eden kısmı ertelenir. İbraz edilmesi gereken
belgeler, tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ilgili vergi dairesine ibraz edildiği
takdirde, bu belgelerde yazılı kesin tutara göre tarhiyat düzeltilir.
(8) Mücbir sebepler olmaksızın belgelerin bu süre zarfında ibraz edilmemesi veya bu
belgelerin ibrazından sonra ertelenen vergi tutarından daha düşük bir mahsup hakkı
olduğunun anlaşılması halinde, ertelenen vergiler için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanır.
(9) Bu madde hükmünün uygulanmasında, yabancı para ile ödenen vergilere, bunların
ilgili bulunduğu kazançların genel sonuç hesaplarına intikali esnasındaki kur uygulanır.
Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu
MADDE 34- (1) Beyannamede gösterilen kazançlardan, Kanunun 15 inci maddesinin
MADDE 34- (1) Beyannamede gösterilen kazançlardan, Kanunun 15 inci maddesinin
birinci fıkrasına ve 30 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre kaynağında kesilmiş
olan vergiler (hayat sigorta şirketlerinde matematik karşılıkların yatırıma yönlendirilmesinden
elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılan kesintiler dahil), beyanname üzerinden
hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.
(2) Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılan kurum
kazancından kâr payı alan kurumlar, aldıkları kâr payının içerdiği kesintiyi mahsup
edebilirler. Mahsup edilecek tutar, ele geçen net kâr payının geçerli kesinti oranı kullanılarak
brütleştirilmesi suretiyle hesaplanır.
(3) Kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler üzerinden Kanunun 30 uncu
maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesilen vergiler, bu şirketin Türkiye’deki beyannameye
dahil edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanacak kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.
Ancak mahsup edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan
kazancına isabet eden kurumlar vergisini aşamaz.
(4) Geçici vergilendirme dönemi içinde elde edilen gelirler üzerinden kesinti yoluyla
ödenmiş vergilerin bulunması halinde bu vergiler, o dönem için hesaplanan geçici vergi
tutarından da mahsup edilebilir. İlgili hesap dönemine ilişkin tahakkuk ettirilen geçici
verginin sadece ödenen kısmı yıllık kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan
kurumlar vergisinden mahsup edilir.
(5) Bu maddede belirtilen sınırlar dahilinde mahsup edilecek vergiler, beyanname
üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olduğu takdirde, bu durum vergi dairesince
mükellefe yazı ile bildirilir. Aradaki fark, mükellefin söz konusu yazıyı tebellüğ tarihinden
itibaren bir yıl içinde başvurusu halinde kendisine iade olunur. Bir yıl içinde başvurmayan
mükelleflerin bu farktan doğan alacakları düşer.
(6) Maliye Bakanlığı; iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna,
yeminli malî müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri
belirlemeye yetkilidir. Bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin veya
ödemeyi yapanın hukukî statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabilir.
(7) Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması şartıyla, yıllık kurumlar
vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılır. İkmalen veya re’sen yapılan
tarhiyatlarda mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi
dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılır. Aranan belgelerin tamamlanması
aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmaz.
(8) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen fon ve ortaklıklar,
aynı bentte yer alan kazançların elde edilmesi sırasında, Kanunun 15 inci maddesi uyarınca
kendilerinden kesilen vergileri, vergi kesintisi yapanlarca ilgili vergi dairesine ödenmiş olmak
şartıyla, Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre kurum bünyesinde yapacakları vergi
kesintisinden mahsup edebilirler. Mahsup edilemeyen kesinti tutarı mükellefin başvurusu halinde
red ve iade edilir.
Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı
MADDE 35- (1) Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirimlere ilişkin hükümler,
MADDE 35- (1) Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirimlere ilişkin hükümler,
kurumlar vergisi bakımından geçersizdir.
(2) Kurumlar vergisi ile ilgili muafiyet, istisna ve indirimlere ilişkin hükümler, ancak
bu Kanun, Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununa hüküm eklenmek veya bu
kanunlarda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir.
(3) Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır.
Yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 36- 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile ek ve
MADDE 36- 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile ek ve
değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.
58
58
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle; Kanuna 36 ncı maddesinden
sonra gelmek üzere bu kısım ve bölüm başlığı ile birlikte ek madde 1 eklenmiştir.
Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi ve Geçici Maddeler
Verginin Konusu, Tanımlar, Muafiyet ve İstisnalar
Verginin konusu
EK MADDE 1- (Ek:28/7/2024-7524/37 md.)
(1) Nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablosundaki yıllık konsolide hasılatı,
gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750
milyon avro karşılığı Türk lirası sınırını geçen çok uluslu işletme gruplarının bağlı
işletmelerinin ilgili hesap dönemindeki kazançları, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisine tabidir.
(2) Hesap döneminin on iki aydan farklı olması durumunda,
hesaplanan konsolide hasılatın bir yıla iblağ edilmesi ile tespit olunan tutar, birinci fıkra
kapsamındaki hasılat sınırının tespitinde dikkate alınır.
Tanımlar
EK MADDE 2- (Ek:28/7/2024-7524/38 md.)
(1) Bu Kısmın uygulamasında;
a) Ana işletme: Bir nihai ana işletmeyi, bir ara ana işletmeyi ya da kısmen sahip
olunan ana işletmeyi,
b) Ana merkez: Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazanç veya zararını finansal
tablolarına dahil eden işletmeyi,
c) Ara ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir bağlı işletmede
doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir bağlı işletmeyi (nihai ana
işletme, kısmen sahip olunan ana işletme, iş yeri veya yatırım işletmesi hariç),
ç) Bağlı işletme: Bir gruba dahil olan herhangi bir işletmeyi veya bir ana merkeze
bağlı iş yerini,
d) Çok uluslu işletme grubu: Nihai ana işletmenin bulunduğu ülke dışında en az bir
ülkede bir veya daha fazla işletmeye veya iş yerine sahip olan bir işletme grubunu,
e) Gayrimenkul yatırım aracı: Ağırlıklı olarak taşınmazlara yatırım yapmak suretiyle
hak sahiplerine gelir sağlamayı amaçlayan ve işletme veya hak sahibi bazında tek aşamalı
vergilemenin yapıldığı işletmeleri,
f) Grup: Ortaklık ilişkisi ya da kontrol gücüyle birbirine bağlı olan ve varlıkları,
yükümlülükleri, gelir ve giderleri ve nakit akışlarına nihai ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında yer verilen işletmeler topluluğu (büyüklük veya önem derecesi kriterleri
açısından nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer almayan ya da bu tablolara
birebir aktarılmayan veya satılmak için iktisap olunan ve bu yüzden nihai ana işletmenin
konsolide finansal tabloları dışında tutulan işletmeler dahil) ile başka bir grubun parçası
olmaması koşuluyla, bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine
sahip olan ana merkezleri,
g) Güvenli liman: Ek 6 ncı madde kapsamında hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin sıfır olarak kabul edildiği ve ek 6 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasındaki
yetki kapsamında belirlenen yerleri,
ğ) İşletme bazlı kazanç veya zarar: Çok uluslu işletme grubu içerisindeki her bir bağlı
işletme tarafından uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak
hazırlanan ve nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında da yer verilen finansal
muhasebe net kazanç veya zararının (grup içi işlemlere ilişkin konsolidasyon düzeltmeleri
dikkate alınmadan önceki tutar) ek 5 inci madde kapsamındaki düzeltilmiş tutarlarını,
h) İş ortaklığı: Nihai ana işletmenin doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payının en
az %50’sine sahip olduğu ve faaliyet sonuçlarının uluslararası kabul görmüş finansal
muhasebe standartlarındaki öz kaynak yöntemine göre nihai ana işletmenin finansal
tablolarında raporlandığı işletmeyi,
ı) İş yeri: Bir ülkede bulunan ve ticari faaliyetlerin yürütülmesine tahsis edilen ve
yürürlükteki uluslararası vergi anlaşmaları uyarınca iş yeri olarak kabul edilen işe ilişkin
yerleri, yürürlükte uluslararası bir vergi anlaşması bulunmaması durumunda iç mevzuatta yer
alan düzenlemeler kapsamında iş yeri olarak kabul edilen yerleri, kazancın elde edildiği
ülkede kurumlar vergisi benzeri vergilerin bulunmadığı durumlarda ise Ekonomik İşbirliği ve
Kalkınma Örgütü Model Vergi Anlaşmasının 7 nci maddesinde iş yeri olarak kabul edilen
yerleri ve bunların dışında kalmakla birlikte işletmenin bulunduğu ülke dışında icra edilen
faaliyetlere atfedilen kazançların işletmenin bulunduğu ülkede istisna tutulması şartıyla,
işletme faaliyetlerinin icrasına tahsis edilen yerleri,
i) Kapsanan vergi: Bir bağlı işletmenin faaliyette bulunduğu ülkede tahakkuk eden
gelir ve kurumlar vergisi ile benzeri nitelikteki vergileri, kâr dağıtımına dayalı vergileme
sistemi kapsamında dağıtılan veya dağıtılmış sayılan kârlar üzerinden hesaplanan vergileri,
dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum kazancı üzerinden kâr dağıtımına bağlı olarak hesaplanan
vergileri, dağıtılmamış kazançlar ve öz sermaye üzerinden hesaplanan benzer nitelikteki diğer
vergileri (nitelikli küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, nitelikli yerel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi, sigorta şirketi tarafından poliçe sahiplerine yapılan prim
iadeleri dolayısıyla ödenen vergiler ile nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi hariç),
j) Kısmen sahip olunan ana işletme: Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir
bağlı işletmede doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan ve doğrudan veya
dolaylı olarak mülkiyet payının %20’den fazlası çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi
olmayan kişiler tarafından elde tutulan bağlı işletmeyi (nihai ana işletme, iş yeri veya yatırım
işletmesi hariç),
k) Konsolide hasılat: Nihai ana işletmenin ve o işletmeye bağlı işletmelerin bir hesap
dönemindeki gelirlerinin ve nakit akışlarının nihai ana işletme bünyesinde tek bir birimmiş
gibi sunulduğu, uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak
hazırlanan finansal tablolardaki hasılatı,
l) Kontrol gücü: Pay sahibinin işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelirlerini,
giderlerini ve nakit akışlarını kabul edilebilir finansal muhasebe standardına uygun olarak
birebir konsolide etmek zorunda olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını veya konsolide
finansal tabloları hazırlamayan pay sahibinin söz konusu tabloları hazırlaması durumunda;
işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelir ve giderlerini ve nakit akışlarını birebir
konsolide etmesinin gerekli olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını,
m) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 6 ncı madde kapsamında
hesaplanan vergiyi,
n) Net ülkesel bazlı kazanç: Bir ülkedeki bağlı işletmelerin ülkesel bazlı kazancının
sıfırdan büyük olmasını,
o) Net vergi gideri: Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre
gider olarak dikkate alınan kapsanan vergiler, vergi giderine dahil edilen cari dönem ve
ertelenmiş kapsanan vergiler (işletme bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dahil
edilmeyen gelir üzerinden hesaplanan kapsanan vergiler dahil), zararla sonuçlanan hesap
dönemine ilişkin hesaplanan ertelenmiş vergi varlığı, gider olarak dikkate alınan nitelikli yerel
ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergileri (mahiyeti itibarıyla benzer nitelikte olan
vergiler dahil) ve nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi toplamını,
ö) Nihai ana işletme: Başka bir işletme üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak kontrol
gücüne sahip olan ve başka bir işletme tarafından doğrudan veya dolaylı olarak kontrol
gücüne sahip olunmayan bir işletmeyi ya da başka bir grubun parçası olmaması koşuluyla
bulunduğu ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine sahip olan ana merkezi
(Şu kadar ki kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olan varlık fonları bu bent kapsamında nihai
ana işletme sayılmaz.),
p) Nitelikli iade edilebilir vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi gereken
vergi üzerinden indirim olarak dikkate alınan ve dördüncü hesap dönemi sonuna kadar
mahsup suretiyle indirilemeyen bakiye tutarın nakit veya nakit benzeri varlıklar yoluyla
iadesini öngören vergi teşvikini,
r) Pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi
gereken vergi üzerinden indirim olarak dikkate alınmakla birlikte, söz konusu vergi
kredilerinin üçüncü kişilere devrine imkân veren vergi teşvikini,
s) Sigorta yatırım işletmesi: Sigorta sözleşmeleri yükümlülüklerine dayanılarak
kurulan ve ilgili ülke mevzuatı uyarınca tamamına sigorta şirketleri tarafından sahip olunan
sigorta yatırım işletmelerini,
ş) Ülkesel bazlı kazanç veya zarar: Bir ülkede faaliyette bulunan çok uluslu işletme
grubuna bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamını,
t) Ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı: Ek 4 üncü maddenin altıncı
fıkrası kapsamında ülkesel bazlı zararın oluştuğu hesap dönemlerinde, net ülkesel bazlı
zararın asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması suretiyle bulunan ve finansal hesaplarda
ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı hesaplarında izlenen tutarı,
u) Yatırım fonu: Yatırım maliyetlerinin azaltılması ve riskin dağıtılması amacıyla
inançlı mülkiyet esasına göre kurulan ve tasarruf sahiplerinden toplanan para veya diğer
varlıklardan oluşan portföyleri tasarruf sahipleri namına değerlendiren, ilgili ülke mevzuatına
göre yetkilendirilmiş kişi ya da kurumlar tarafından yönetilen işletmeleri,
ü) Yatırım işletmesi: Yatırım fonları ile gayrimenkul yatırım araçlarını, münhasıran
yatırım fonları ve gayrimenkul yatırım araçları yararına varlık bulundurmak veya bunların
yararına yatırım yapmak için faaliyet gösteren ve en az %95’ine bu fon veya yatırım
araçlarının sahip olduğu işletmeleri veya işletme değerinin en az %85’i bu fon veya yatırım
araçlarınca sahip olunmakla beraber gelirlerinin en az %51’i ek 5 inci maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve (3) numaralı alt bentleri
kapsamındaki kazançlardan oluşan işletmeleri,
v) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi: Ek 10 uncu madde kapsamında
hesaplanan vergiyi,
ifade eder.
Muafiyet ve istisnalar
EK MADDE 3- (Ek:28/7/2024-7524/39 md.)
(1) Aşağıda sayılan işletmeler ile bunların iş yerleri yerel ve küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaftır:
a) Kamu kurum ve kuruluşları ile uluslararası kuruluşlar,
b) Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,
c) Emeklilik yatırım fonları,
ç) Nihai ana işletme niteliğinde olup yatırım fonu kapsamında değerlendirilen fonlar,
d) Nihai ana işletme niteliğinde olup gayrimenkul yatırım fonları başta olmak üzere
gayrimenkul yatırım araçları kapsamında değerlendirilenler.
(2) Birinci fıkra kapsamında olmamakla beraber aşağıda sayılan işletmeler ve bunların
iş yerleri de yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden ayrıca muaftır:
a) Münhasıran birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler yararına varlık bulundurmak
veya fona yatırım yapmak için faaliyet gösteren ya da muaf işletmelerin faaliyetlerine
yardımcı olmak amacıyla kurulan ve işletme değerinin en az %95’ine söz konusu muaf
işletmeler (emeklilik hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunanlar,
b) İşletme değerinin en az %85’ine birinci fıkra kapsamındaki muaf işletmeler
(emeklilik hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunan ve kazançlarının en az
%5l’i ek 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b)
bendinin (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde belirtilen kazançlardan oluşanlar.
(3) Birinci ve ikinci fıkra kapsamında yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinden muaf olanların hasılatları, ek 1 inci madde kapsamındaki yıllık konsolide hasılatın
hesabında dikkate alınır.
(4) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaf olanlar diledikleri
takdirde bu madde kapsamındaki muafiyet hükümlerinden vazgeçebilirler. Şu kadar ki, isteğe
bağlı muafiyet hükümlerinden küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi
beyannamesini veren bağlı işletmelerin talebiyle vazgeçilebilir ve bu durumda en az beş hesap
dönemi boyunca muafiyetten vazgeçilmiş sayılır.
(5) Çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerinin uluslararası deniz taşımacılığı
faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinden istisnadır.
(6) Uluslararası deniz trafiğinde gerçekleştirilmesi şartıyla beşinci fıkra kapsamındaki
faaliyetler aşağıdakilerden oluşur:
a) Bağlı işletmenin mülkiyetinde olan veya kiralama, kısmi kiralama ya da çeşitli
şekillerde tasarrufunda bulunan yük ve yolcu gemilerinin işletilmesi faaliyetleri,
b) Yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan gemilerin mürettebatlı ve tam donanımlı
kiralanması ile başka bir bağlı işletmeye yüksüz gemi kiralama esasına göre yapılan kiralama
faaliyetleri,
c) Yük ve yolcu taşımacılığı kapsamında faaliyet gösteren bir ortaklığa, bir ortak
girişime veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak faaliyetleri,
ç) Yük ve yolcu taşımacılığı faaliyetinde kullanılan ve en az bir yıl süreyle elde tutulan
gemilerin satışına ilişkin faaliyetler.
(7) Bir ülkede bulunan bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığı faaliyetiyle
bağlantılı olarak gerçekleştirdiği aşağıdaki faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar da bu
kazançlar toplamının, bu bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığından elde ettikleri
kazançların toplamının %50’sini geçmemesi şartıyla, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinden ayrıca istisnadır:
a) Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı olmayan denizcilik işletmelerine yüksüz
gemi kiralama esasına göre yapılan ve üç yılı geçmeyen gemi kiralamalarından elde edilen
kazançlar,
b) Diğer deniz taşımacılığı işletmeleri tarafından uluslararası deniz taşımacılığı
kapsamında yurt içi parkur için düzenlenen biletlerin satışından elde edilen kazançlar,
c) Konteynerlerin; kiralanmasından, üç aydan kısa süreli depolanmasından veya geç
iadesi kapsamında alınan ödemelerden elde edilen kazançlar,
ç) Mühendis, bakım personeli, kargo operatörü, yiyecek içecek hizmeti veren personel
ve müşteri hizmetleri personeli tarafından diğer deniz taşımacılığı işletmelerine verilen
hizmetlerden elde edilen kazançlar,
d) Uluslararası gemi işletmeciliği işinin ayrılmaz bir parçası olarak gerçekleştirilen
yatırımlardan elde edilen kazançlar.
(8) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara
ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı
kazançlardan indirim konusu yapılamaz.
59
Vergi Yükünün Hesaplanması, Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Matrahı,
Oranı ve Hesabı
59
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesiyle bu bölüm başlığı ile birlikte ek
madde 4 eklenmiştir.
Vergi yükünün tespitinde düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması
EK MADDE 4- (Ek:28/7/2024-7524/40 md.)
(1) Net ülkesel bazlı kazanca sahip bir çok uluslu işletme grubunun vergi yükü, her
hesap dönemi için ülkesel bazda ayrı ayrı hesaplanır.
(2) Çok uluslu işletme grubunun ülkesel bazlı vergi yükü hesaplamasında, o ülkede
bulunan bağlı işletmelerin üçüncü fıkra uyarınca hesaplanan düzeltilmiş kapsanan vergileri
dikkate alınır.
(3) Bir bağlı işletmenin bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergileri; kapsanan
vergilere ilişkin olarak tahakkuk eden cari dönem vergi giderinin, aşağıdaki bentler uyarınca
düzeltilmiş tutarı ile toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı, finansal tablolarındaki öz
kaynak değişim tablosu veya diğer kapsamlı gelir tablosunda gösterilen ve ek 5 inci madde
kapsamına giren kazanç veya zararlarla ilgili kapsanan vergilerdeki herhangi bir artış veya
azalış tutarlarının toplamına eşittir.
a) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiye;
1) Finansal hesaplarda vergi öncesi kârda gider olarak tahakkuk eden herhangi bir
kapsanan vergi,
2) Altıncı fıkra kapsamında tespit olunan ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi
varlığı,
3) Cari hesap döneminde ödenen, belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili olan ve önceki
bir hesap dönemi için kapsanan vergilerde indirim olarak ele alınmış olan herhangi bir tutar,
4) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilen nitelikli iade edilebilir vergi
kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi ile ilgili herhangi bir indirim veya iade
tutarı,
ilave edilir.
b) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiden;
1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin
cari dönem vergi gideri,
2) Cari dönem vergi giderinde indirim olarak kaydedilmemiş olan ve nitelikli iade
edilebilir vergi kredisi ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi niteliğinde olmayan bir
vergi kredisine ilişkin bir kredi veya iade tutarı,
3) Finansal hesaplardaki cari dönem vergi giderinde bir düzeltme olarak
değerlendirilmeyen ve bir bağlı işletmeye iade edilen veya kredilendirilen kapsanan vergi
(nitelikli iade edilebilir vergi kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi hariç),
4) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili cari dönem vergi gideri,
5) Hesap döneminin son gününden itibaren üç yıl içinde ödenmesi beklenmeyen her
türlü cari dönem vergi gideri,
indirilir.
(4) Üçüncü fıkra kapsamındaki toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı ibaresi, bir
hesap dönemi içerisinde bir bağlı işletmenin ertelenmiş vergi giderine aşağıdaki düzeltmeler
yapıldıktan sonra tespit olunan tutarı ifade eder. Şu kadar ki, ilgili ülke mevzuatı uyarınca
kurumlar vergisi oranı asgari kurumlar vergisi oranının üzerindeyse, ertelenmiş vergi gideri
asgari kurumlar vergisi oranı dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplanır.
a) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderinden;
1) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin
ertelenmiş vergi gideri,
2) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili ertelenmiş vergi gideri,
3) Ertelenmiş vergi varlığına ilişkin hesap düzeltmesinden veya değer düzeltmesinden
kaynaklanan tutarlar,
4) Cari hesap dönemindeki vergi oranlarının değişiminden kaynaklanan ertelenmiş
vergi gideri,
5) Vergi kredilerine ilişkin ertelenmiş vergi gideri,
6) Finansal raporlama standartları kapsamına girmediğinden cari dönem vergi zararına
ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak muhasebeleştirilemeyen tutarlar,
indirilir.
b) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderine;
1) İlgili hesap dönemi içerisinde bu fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi
uyarınca hesaplanan tutarlara ilişkin yapılan ödemeler,
2) Önceki hesap dönemlerindeki ertelenmiş vergi yükümlülüklerine ilişkin ek
6 ncı maddenin altıncı fıkrasının (b) bendi kapsamında oluşturulan hesaplarda izlenmekle
birlikte cari hesap dönemi içerisinde bu hesapların ters kayıtla kapatılan kısmı,
ilave edilir.
(5) İşletme bazlı kazancın tespitinde dikkate alınması gereken faaliyetlerden
kaynaklanan ve finansal hesaplarda asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir oran
uygulanmak suretiyle ertelenmiş vergi varlığı hesaplarına alınan tutarlar, zarara ilişkin
ertelenmiş vergi varlığının oluştuğu ilgili hesap döneminde asgari kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle yeniden tespit olunabilir.
(6) Dördüncü fıkra kapsamındaki düzeltmelere alternatif olarak dileyen mükellefler,
ilgili hesap dönemindeki net ülkesel bazlı zararın asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması
suretiyle tespit olunan ve ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate
alınan tutarları, sonraki hesap dönemlerinde bu madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde
kapsanan vergi olarak dikkate alabilirler.
(7) Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip
olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı
işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergileri birinci fıkra
kapsamında tespit edilecek vergi yükünün hesabında dikkate alınmaz. Bunların vergi yükü
ayrı hesaplanır.
(8) Net ülkesel bazlı kazancın oluşmadığı bir ülkede, düzeltilmiş kapsanan vergiler;
sıfırdan küçükse ve beklenen düzeltilmiş kapsanan vergilerden az ise o ülkedeki bağlı
işletmeler tarafından, beklenen düzeltilmiş kapsanan vergiler ile düzeltilmiş kapsanan vergiler
arasındaki fark üzerinden ilgili hesap dönemi için ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi hesaplanır. Hesaplanan verginin ilgili dönemde ödenmesi ihtiyaridir. Bu vergiyi
hesaplandığı dönemde ödememeyi tercih eden mükellefler söz konusu vergi tutarını vergi
gideri fazlası hesabında izlerler. Ülkesel bazlı kazancın oluştuğu izleyen hesap dönemlerinde
bu hesapta izlenen tutarlar bu madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde indirim konusu
yapılır. Bu fıkrada geçen beklenen düzeltilmiş kapsanan vergi, ülkesel bazlı kazanç veya zarar
tutarının asgari kurumlar vergisi oranı ile çarpımına eşittir.
(9) Kapsanan vergiler, bir bağlı işletmeden diğer bir bağlı işletmeye aşağıdaki şekilde
tahsis edilir:
a) Bir bağlı işletmenin finansal hesaplarına bir iş yerinin işletme bazlı kazanç veya
zararı ile ilgili olarak dahil edilen kapsanan vergiler, ilgili ülkedeki o iş yerine,
b) Ek 5 inci maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında bir bağlı işletme sahibine tahsis
edilen işletme bazlı kazanç veya zarar ile ilgili olarak bir vergi şeffaf işletmenin finansal
hesaplarına dahil edilen kapsanan vergileri, mülkiyet payları ile orantılı olarak söz konusu
bağlı işletme sahiplerine,
c) Bir bağlı işletmenin sahiplerinin kontrol edilen yabancı kurum kazancı
uygulamasına tabi olmaları durumunda, bağlı işletme sahiplerinin kontrol edilen yabancı
kurumun kazancındaki payları üzerinden hesaplanan kapsanan vergi, o bağlı işletmeye,
ç) Bir bağlı işletmenin hibrit işletme olması durumunda, hibrit işletmenin kazancı
üzerinden hesaplanan ve bir bağlı işletme sahibi adına tahakkuk eden kapsanan vergiler,
o hibrit işletmeye,
d) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap dönemi içerisinde bağlı işletme sahiplerine
mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan durumlarda bu
tutarlar üzerinden kesilen vergiler ile diğer vergiler, dağıtımı yapan bağlı işletmeye,
e) Ek 5 inci maddenin sekizinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, bir iş yerinin
işletme bazlı kazancının ana merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edildiği durumda, iş
yerinin bulunduğu ülkede elde edilen kazanca ilişkin o ülkede hesaplanan kapsanan vergiler,
(Bu vergi söz konusu kazanca ana merkezin bulunduğu ülkedeki kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle bulunan tutardan fazla olamaz.) ana merkeze,
tahsis edilir.
(10) Bağlı işletmelere tahsis edilen vergilerin kaynağı olan kazançlardan; faiz, kâr
payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış gelirleri gibi pasif nitelikteki kazançlara tekabül
eden ve tahsise konu edilen kapsanan vergiler ile söz konusu kazançlara tamamlayıcı vergi
oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutardan düşük olanı, dokuzuncu fıkranın (c) ve (ç)
bentlerine istinaden yapılacak tahsise konu edilir.
İşletme bazlı kazanç veya zararın hesaplanması ile vergi yükünün tespiti
EK MADDE 5- (Ek:28/7/2024-7524/41 md.)
(1) Bir bağlı işletmenin ilgili hesap dönemine ilişkin işletme bazlı kazanç veya zararı,
finansal muhasebe net kazanç veya zararına aşağıdaki düzeltmeler yapılarak tespit olunur:
a) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya zararına
ilave edilir:
1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
büyük net vergi gideri,
2) İşletme bazlı kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen öz sermaye zararları,
3) Yeniden değerleme yöntemi kazançları,
4) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların
elden çıkarılmasından kaynaklanan zararlar,
5) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
6) Kanunen yasaklanmış fiiller kapsamında yapılan ödemeler ile 50.000 avro karşılığı
Türk lirasını aşan ceza mahiyetindeki ödemeler,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının
tespitinde gider olarak tahakkuk ettirilen emeklilik giderleri ile cari hesap döneminde fiilen
ödenen emeklilik giderleri arasındaki fark.
b) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya
zararından indirilir:
1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
küçük net vergi gideri,
2) İstisna tutulan kâr payları,
3) İşletme bazlı kazancın tespitinde kabul edilmeyen öz sermaye kazançları,
4) Yeniden değerleme yöntemi zararları,
5) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların
elden çıkarılmasından kaynaklanan kazançlar,
6) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Cari hesap döneminde fiilen ödenen emeklilik giderleri ile uluslararası kabul
görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının tespitinde gider olarak tahakkuk
ettirilen emeklilik giderleri arasındaki fark.
(2) Birinci fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b) bendinin (3) numaralı alt
bendine alternatif olarak dileyen mükellefler, öz sermaye kazanç veya zararlarını
ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alabilirler. Şu kadar ki, öz sermaye kazanç veya
zararlarını ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alan mükellefler, takip eden dört hesap
dönemi boyunca bu tercihlerinden vazgeçemezler.
(3) Aynı grup içerisindeki bağlı işletmeler tarafından gerçekleştirilen finansman
işlemlerinde, borç alan bağlı işletmenin bulunduğu ülkedeki vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının altında olması, borç veren bağlı işletmenin bulunduğu ülkede ise vergi
yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması veya grup içi finansman nedeniyle
oluşan faiz gelir ve giderleri dikkate alınmaksızın hesaplanan vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının üstünde olması durumunda, borç alan bağlı işletme nezdinde katlanılacak ve
işletme bazlı kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacak faiz gideri, borç veren bağlı
işletmenin gelir olarak dikkate aldığı tutarla sınırlı olacaktır.
(4) Alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle finansal muhasebe net kazancı veya
zararının tespitinde vazgeçilen tutarı gelir olarak kayıtlarına alan borçlu durumundaki bağlı
işletmeler, aşağıdaki şartların herhangi birinin sağlanması durumunda, söz konusu tutarı
isteğe bağlı olarak işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde dikkate almayabilirler.
a) Mahkeme kararına istinaden borcun silinmesi, borçlu ile alacaklının ilişkili kişi
olmaması ve borçlunun on iki ay içerisinde iflas etmesinin beklenmesi,
b) Borcun silinmesinden önce borçlunun rayiç bedele göre tespit olunan varlıklarının
değerinin yükümlülüklerinden az olması.
(5) Nitelikli iade edilebilir vergi kredileri ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi
kredileri bir bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç veya zararının hesaplanmasında gelir olarak
dikkate alınır. Nitelikli olmayan iade edilebilir vergi kredileri ise bu hesaplamada gelir olarak
dikkate alınmaz.
(6) Farklı ülkelerde bulunan bağlı işletmeler arasında yapılan ve her iki bağlı
işletmenin finansal hesaplarında aynı tutarda izlenmeyen veya emsallere uygunluk ilkesine
uygun olmayan işlemler, emsallere uygun şekilde yeniden düzenlenir. Aynı ülkede bulunan
iki bağlı işletme arasında varlıkların satışı veya diğer şekillerde elden çıkarılmasına ilişkin
işlemlerin emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde kayıtlara alınması nedeniyle hesaplanan
yerel veya küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde azalmaya sebebiyet verilmesi
halinde söz konusu işlemler, ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasında emsallere
uygun şekilde yeniden düzenlenerek dikkate alınır. Bu fıkrada geçen emsallere uygunluk
ilkesi, bağlı işletmeler arasındaki işlemlerin, bağımsız işletmeler arasında gerçekleşen
karşılaştırılabilir işlemlerde ve karşılaştırılabilir koşullar altında elde edilecek sonuçlara göre
kaydedilmesini ifade eder.
(7) Bir ülkedeki bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamı
ülkesel bazlı kazanç veya zararı ifade eder. Şu kadar ki, çok uluslu işletme gruplarına bağlı
yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip
olunan alt grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin
işletme bazlı kazanç veya zararları bu toplamın hesabında dikkate alınmaz. Bunların
işletme bazlı kazanç veya zararları ayrı hesaplanır.
(8) Bir ana merkez ile ona bağlı iş yeri arasındaki kazanç veya zararın tahsisi aşağıdaki
şekilde uygulanır:
a) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, yalnızca iş yerine
atfedilebilen gelir ve giderleri kapsar. İş yeri tarafından ayrı şekilde finansal muhasebe net
kazanç veya zararına yönelik muhasebe kaydının tutulmadığı durumda, nihai ana
işletmenin konsolide finansal hesaplarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardına
göre hazırlanan tablolarda iş yerine atfedilen gelir veya giderler, iş yerinin finansal muhasebe
net kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınır.
b) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, (c) bendindeki durum
haricinde, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin işletme bazlı kazanç veya zararının
belirlenmesinde dikkate alınmaz.
c) Bir iş yerinin işletme bazlı zararı, söz konusu zararın ana merkezin yurt içi vergiye
tabi gelirinin hesaplanmasında gider olarak dikkate alınması ve hem ana merkezin hem de iş
yerinin bulunduğu ülkede vergiye tabi olan bir gelir unsurundan mahsup edilmemesi şartıyla,
iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri olarak dikkate alınır. İzleyen dönemde iş
yerinde oluşan işletme bazlı kazanç, daha önce iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri
olarak dikkate alınan işletme bazlı zararı kadar, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin
işletme bazlı kazancı olarak kabul edilir.
(9) Bir bağlı işletme olan şeffaf bir işletmenin finansal muhasebe net kazancı veya
zararı, faaliyetlerin yürütüldüğü iş yerine tahsis edilir. İş yerine atfedilen finansal muhasebe
net kazanç veya zararından sonra kalan tutar; nihai ana işletme olmayan vergi şeffaf işletme
olması durumunda mülkiyet paylarıyla orantılı olmak üzere bu işletme sahiplerine, nihai ana
işletme veya ters hibrit işletme olan bir vergi şeffaf işletme olması durumunda ise bağlı
işletmenin kendisine tahsis edilir. Bu takdirde tahsis edilen tutar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazancı veya zararında dikkate alınmaz ve şeffaf işletmedeki mülkiyet
paylarıyla orantılı olarak tahsise konu edilen söz konusu tutarlar, vergi şeffaf işletmenin veya
ters hibrit işletmenin bulunduğu ülkedeki düzenlemelere göre kazancın tespitinde dikkate
alınır.
(10) Bir şeffaf işletmenin mülkiyet payına sahip aynı gruba bağlı işletmelerin dışında
başka işletmelerin bulunması ve bu işletmelerin şeffaf işletmenin mülkiyet payına doğrudan
ya da vergi şeffaf yapı aracılığıyla sahip olması durumunda, dokuzuncu fıkra hükümleri
uygulanmadan önce bu işletmelere tahsis edilmesi gereken tutarlar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazanç veya zarar tutarından indirilir. Şu kadar ki, bir şeffaf işletmenin nihai
ana işletme olması veya nihai ana işletme niteliğindeki bir şeffaf işletmenin doğrudan ya da
vergi şeffaf yapı aracılığıyla bir şeffaf işletmeye sahip olması durumunda bu fıkra hükümleri
uygulanmaz.
(11) Bir çok uluslu işletme grubunun her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi
yükü; o ülkede bulunan bağlı işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergilerinin toplamının, o
ülkede bulunan bağlı işletmelerinin ülkesel bazlı kazanç toplamına bölünmesi suretiyle
bulunur. Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip
olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı
işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi
yükü ayrı hesaplanır.
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin matrahı, oranı ve hesabı
EK MADDE 6- (Ek:28/7/2024-7524/42 md.)
(1) Asgari kurumlar vergisi oranı %15’tir.
(2) Asgari kurumlar vergisi oranı ile ek 5 inci maddenin onbirinci fıkrasına göre tespit
edilen oran arasındaki fark, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi oranıdır.
Ülkesel bazlı vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranını aşması halinde ise küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi hesaplanmaz.
(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi matrahı üzerinden hesaplanır. Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahı ise
net ülkesel bazlı kazanç toplamından; o ülkede bulunan bağlı işletmelerin çalışanlarının yıllık
toplam brüt ücretlerinin %5’i ile maddi duran varlıklarının net defter değerinin %5’inin
indirilmesi suretiyle tespit olunur.
(4) Bir ülke için küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına
uygulanması suretiyle tespit edilir. Şu kadar ki, ilgili ülkeye ilişkin hesaplanan küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisine varsa; ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
ilave edilir, nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ise bu vergiden indirilir.
(5) Bir bağlı işletmenin, işletme bazlı kazancının ülkesel bazlı kazanca bölünmesiyle
bulunan oranın, ilgili ülke için dördüncü fıkra kapsamında hesaplanan küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisiyle çarpılması sonucunda bu bağlı işletmenin küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi tespit olunur.
(6) Ülkesel bazlı vergi yüküne ilişkin geçmiş hesap dönemlerine yönelik aşağıdaki
düzeltmelerin yapılmasının gerektiği durumlarda, yeniden hesaplama sonucu önceki hesap
dönemlerinde eksik tahakkuk ettirilen küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, yeniden
hesaplamanın yapıldığı cari hesap döneminde ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi olarak tarh edilir.
a) Bir bağlı işletmenin aktifinde yer alan maddi duran varlıklarının satışından doğan
kazançlar, satışın gerçekleştiği hesap döneminden önceki dört hesap dönemi içerisinde
öncelikle maddi duran varlık satışından kaynaklı zararlardan mahsup edilebilir. Mahsup
sonrası kalan bakiye, cari hesap dönemi ile önceki dört hesap döneminin kazançlarına eşit
şekilde dağıtılır.
b) Ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesaplarına alınan tutarların, takip eden beş hesap
dönemi boyunca ilgili dönemlerin kapsanan vergilerinde indirim konusu yapılmaması
durumunda, ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesabına alındığı dönemin kapsanan vergilerinde
dikkate alınan ancak sonraki dönemlerde kapsanan vergilerden indirilmeyen vergiler, hesaba
alınan ilgili dönemin düzeltilmesi suretiyle dikkate alınır.
c) Bir bağlı işletmenin geçmiş hesap dönemlerine yönelik kapsanan vergilerinde
düzeltme yapılması gerektiği durumlarda, bağlı işletmenin önceki bir hesap dönemine ilişkin
kapsanan vergilerinde artış olarak dikkate alınması gereken tutarlar, cari hesap döneminin
kapsanan vergilerine dahil edilir. Geçmiş dönemlerin kapsanan vergilerinde azalış şeklinde
düzeltmelerin yapılması gerektiği durumlarda ise ilgili dönemin kapsanan vergileri düzeltilir.
Şu kadar ki, ilgili hesap döneminde, söz konusu kapsanan vergilerdeki azalış tutarının 1
milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmaması halinde cari dönem kapsanan vergileri
düzeltilebilir.
ç) İlgili ülkenin iç mevzuatında yapılan değişiklik sonrası kurumlar vergisi oranının
asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir orana düşmesi nedeniyle oluşan ertelenmiş
vergi gideri, ek 4 üncü madde uyarınca tespit olunan kapsanan vergilerde düzeltme olarak
dikkate alınır. Asgari kurumlar vergisi oranının altında kurumlar vergisi oranının uygulandığı
bir ülkede, mevzuat değişikliği sonrası, kurumlar vergisi oranının artırılması nedeniyle ilgili
hesap dönemindeki ertelenmiş vergi yükümlülüğündeki değişikliğe bağlı tahakkuk eden
ertelenmiş vergi gideri tutarı, ödemenin yapıldığı ilgili dönem kapsanan vergilerinde dikkate
alınır.
d) Ek 12 nci madde kapsamında bağlı işletme tarafından oluşturulan takip hesabının,
cari yılı takip eden dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kullanılmayan kısmı, takip
hesabının oluşturulduğu hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.
e) Bir bağlı işletme tarafından ilgili hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan
vergilerine dahil edilen ve 1 milyon avro karşılığı Türk lirasından fazla olan vergi giderinin,
verginin hesaplandığı ve kapsanan vergi olarak dikkate alındığı dönemi izleyen üçüncü hesap
döneminin sonuna kadar ödenmemesi durumunda, bu vergiler ilgili hesap döneminin
düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.
(7) Geçmiş hesap dönemlerindeki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde artış
gerektiren düzeltmelerde, cari hesap döneminde net ülkesel bazlı kazancın oluşmaması
koşuluyla, düzeltmenin yapılacağı geçmiş hesap dönemindeki beşinci fıkraya göre tespit
olunan oranlar dikkate alınır ve bağlı işletmelerin ek cari dönem asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi bu oranlara göre hesaplanır.
(8) Çok uluslu işletme grubunun; ülkesel bazlı yıllık ortalama hasılatı 10 milyon avro
karşılığı Türk lirasından ve ülkesel bazlı yıllık ortalama kazancı 1 milyon avro karşılığı Türk
lirasından az ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Bu fıkra kapsamında
ortalama hasılat veya ortalama kazanç, bir ülkeye ilişkin finansal hesapların raporlandığı
hesap dönemi ve önceki iki hesap dönemindeki hasılat veya kazanç toplamının ortalamasını
ifade eder. Devletsiz bağlı işletmeler veya yatırım işletmesi olan bağlı işletmeler için bu fıkra
hükümleri uygulanmaz ve bunların hasılatı, kazancı veya zararı, ortalama kazanç veya
ortalama hasılatın tespitinde dikkate alınmaz.
(9) Çok uluslu işletme grubunun faaliyette bulunduğu ülke güvenli liman olarak
belirlenmiş ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Cumhurbaşkanı, bu madde
kapsamında güvenli liman olarak ilan edilecek yerleri belirlemeye ve bu yerlerin
belirlenmesine ilişkin şartları tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu fıkranın
uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(10) Azami altı farklı ülkede bağlı işletmesi bulunan ve maddi duran varlıklarının
toplam değeri en yüksek olan ülke dışındaki diğer ülkelerde toplam maddi duran varlıklarının
net defter değeri 50 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmayan çok uluslu işletme grupları
için yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi beş hesap dönemi boyunca sıfır olarak kabul edilir.
60
60
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle; bu bölüm başlığı ile birlikte
ek madde 7 eklenmiştir.
Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme
Dönemi,
Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi
EK MADDE 7- (Ek:28/7/2024-7524/43 md.)
(1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, gelirin dahil edilmesi esası ve
yetersiz vergilendirilmiş ödemeler esasına göre belirlenir.
(2) Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin mükellefi, bu Kısmın ek 1 inci maddesi kapsamındaki çok uluslu işletme gruplarına
bağlı ve diğer ülkelerde yerleşik olan işletmelerin; Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmesi, ara
ana işletmesi veya kısmen sahip olunan ana işletmesidir.
(3) İkinci fıkra kapsamında sayılanlar arasında verginin mükellefi aşağıdaki şekilde
belirlenir:
a) Nihai ana işletmesi Türkiye’de, ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde
yerleşik bağlı işletmelerde verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmedir.
Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmakla birlikte nihai ana işletmesi
veya ara ana işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde yerleşik olan bağlı işletmelerde
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletme
de verginin mükellefidir.
b) Kısmen sahip olunan ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla birlikte söz konusu
işletmeye tamamen sahip başka ülkelerde yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmenin
bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulanmaması durumunda gelirin dahil edilmesi esasına
göre verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmedir.
c) Ara ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olup nihai ana işletmesinin veya kısmen sahip
olunan ana işletmesinin bulunduğu ülkeler tarafından ilgili ülke mevzuatı uyarınca nitelikli
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulanmadığı durumlarda, gelirin dahil edilmesi esası kapsamında verginin mükellefi
Türkiye’de yerleşik ara ana işletmedir. Şu kadar ki, ara ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla
birlikte söz konusu işletmede kontrol gücüne sahip başka ülkelerde yerleşik ara ana
işletmelerin bulunması ve bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında
küresel asgari kurumlar vergisinin uygulanması durumunda bu bent hükümleri uygulanmaz.
(4) İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında sayılan mükellefler, mülkiyet payına sahip
olunan bağlı işletmedeki dahil olma oranıyla sınırlı olmak üzere verginin ödenmesinden
sorumludurlar. Dahil olma oranı, bir bağlı işletmenin bir hesap dönemindeki işletme bazlı
kazancından ana işletme dışındaki üçüncü kişilere atfedilen kısmın çıkarılması suretiyle
bulunan tutarın, bu bağlı işletmenin işletme bazlı kazancına bölünmesi suretiyle elde edilen
orandır. Mülkiyet payına sahip olunan bağlı işletmenin şeffaf bir işletme olması durumunda,
aynı gruba bağlı işletmelerin dışındaki kişilere atfedilen kazanç tutarları bağlı işletmenin
işletme bazlı kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Şu kadar ki, üçüncü fıkra kapsamındaki
mükellefler tarafından gelirin dahil edilmesi esasına göre hesaplanan vergi, nitelikli gelirin
dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisini uygulayan bir
ülkede yerleşik ara ana işletme veya kısmen sahip olunan ana işletme aracılığıyla doğan vergi
yükümlülüğü tutarı kadar azaltılır.
(5) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin mükellefi; nihai ana işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip olunan
ana işletmesi Türkiye’de yerleşik olmayan ve ilgili mevzuatı uyarınca nitelikli
gelirin dahil edilmesi esasına göre küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı çok uluslu işletme gruplarına bağlı Türkiye’de
yerleşik, yatırım işletmeleri hariç, bağlı işletmelerdir.
(6) Beşinci fıkra kapsamında belirtilen mükellefler, yetersiz vergilendirilen ödemeler
esası kapsamında, bu verginin yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesine göre
hesaplanan kısmını ödemekle sorumludurlar.
(7) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında hesaplanan vergi, çok uluslu
işletme grubuna bağlı işletmeler için hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
toplamına eşittir. Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında çok uluslu işletme gruplarına bağlı
işletmeler nezdinde vergi hesaplanması durumunda, yetersiz vergilendirilen ödemeler esasına
göre hesaplanan vergi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ile gelirin dahil edilmesi
esası kapsamında alınan verginin farkına eşit olur.
(8) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesi; Türkiye’de yerleşik bağlı
işletmelerin toplam işçi sayısının, nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının
uygulandığı tüm ülkelerdeki yerleşik bağlı işletmelerin toplam işçi sayısına bölünmesiyle
bulunan tutarın %50’si ile Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık
değerinin, nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı tüm ülkelerdeki
yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi duran varlık değerine bölünmesiyle bulunan tutarın
%50’sinin toplamıdır. Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesinin hesabında; yatırım
işletmeleri ve şeffaf işletmelerin toplam işçi sayısı ve bunların toplam maddi duran varlık
değeri dikkate alınmaz. İlgili hesap döneminde bu fıkra kapsamında tahsis edilen verginin
nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı bir ülkede tahakkuk
ettirilmemesi (tüm ülkelerde tahakkuk ettirilmemesi durumu hariç) durumunda, hesaplanması
gereken vergi tahakkuk ettirilinceye kadar, söz konusu ülke sonraki hesap dönemlerinde bu
fıkra kapsamındaki verginin tahsisatına ilişkin hesaplamalarda dikkate alınmaz.
Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı,
tarhı ve ödenmesi
EK MADDE 8- (Ek:28/7/2024-7524/44 md.)
(1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi hesap
dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise özel
hesap dönemidir.
(2) Hesap dönemi, nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasına
esas teşkil eden vergilendirme dönemidir.
(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh
olunur.
(4) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on beşinci ayın son
gününe kadar beyan edilir ve ödenir.
(5) Mükellefler, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamelerinin ekinde küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamelerine de yer vermek zorundadırlar. Şu
kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin nitelikli yetkili
makam anlaşmasının uygulandığı başka ülkede verilmesi ve söz konusu bilgi beyannamesinin
hangi ülkede, hangi bağlı işletme tarafından verildiğinin üçüncü fıkra kapsamındaki
beyanname ekinde bildirilmesi durumunda, mükelleflerin küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi bilgi beyannamelerini verme yükümlülüğü ortadan kalkar.
(6) Cumhurbaşkanı, nitelikli gelirin dahil edilmesi esası ile nitelikli yetersiz
vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulandığı yerler ile nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulandığı
yerleri belirlemeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyanname
ile küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve
muhtevasını tespit etmeye, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi
beyannamesindeki bilgilerin diğer ülkelerle paylaşılmasındaki sınırları belirlemeye, faaliyetin
gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini tayin
etmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye,
bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.
61
Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme
Dönemi, Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi
Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi
EK MADDE 9- (Ek:28/7/2024-7524/45 md.)
(1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi, ek 1 inci madde
kapsamındaki çok uluslu işletme gruplarına bağlı ve Türkiye’de yerleşik olan; bağlı işletmeler
ve iş ortaklıklarıdır.
Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı,
tarhı ve ödenmesi
EK MADDE 10- (Ek:28/7/2024-7524/46 md.)
(1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi hesap
dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise, özel
hesap dönemidir.
61
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle; bu bölüm başlığı ile birlikte
ek madde 9 eklenmiştir.
(2) Ek 6 ncı maddenin dördüncü fıkrası kapsamında, asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına uygulanması suretiyle
tespit olunan yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh
olunur ve bu vergiye varsa ek cari dönem yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ilave
edilir. Şu kadar ki, ek 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentleri ile bağlı
işletme sahiplerine mülkiyet paylarına ilişkin olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı
sayılan durumlarda bu tutarlar üzerinden kesilen vergiler hariç (d) bendi hükümleri bu
hesaplamada dikkate alınmaz.
(3) Hesaplanan vergi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on ikinci ayın birinci
gününden son gününe kadar beyan edilir ve ödenir.
(4) Ek 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükümleri yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin tespitinde de dikkate alınır.
(5) Ek 9 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında, Türkiye’de yerleşik ve aynı çok
uluslu işletme gruplarına bağlı mükelleflerden herhangi birinin, yerel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin tamamını kendi adına beyan edip ödemesi durumunda, diğer
mükelleflerin bu verginin beyanı ve ödemesindeki sorumlulukları ortadan kalkar. Şu kadar ki,
verginin tamamının ödenmemesi durumunda aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı
mükelleflerin verginin ödenmesine ilişkin müştereken ve müteselsilen sorumlulukları devam
eder.
(6) Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra kapsamında verilen beyannamenin ve
eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin
müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini tayin etmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile
tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü
getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
62
Diğer Hükümler
Birleşme, bölünme ve pay devirleri
EK MADDE 11- (Ek:28/7/2024-7524/47 md.)
(1) İki veya daha fazla grubun, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört
hesap döneminin herhangi birinde, tek bir grup oluşturmak üzere birleşmeleri ve birleşen
grupların, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birinde konsolide finansal
tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması
durumunda, birleşme sonucu ortaya çıkan yeni çok uluslu işletme grubunun o hesap dönemi
için ek 1 inci madde kapsamındaki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.
(2) Herhangi bir gruba bağlı olmayan bir işletmenin, gelirin raporlandığı hesap
döneminde bir işletme veya grupla birleşmesi durumunda, birleşen veya birleşilen işletme
veya birleşilen grubun, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en az birindeki finansal
62
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle, bu bölüm başlığı ile birlikte ek
madde 11 eklenmiştir.
veya konsolide finansal tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı
Türk lirasını aşması durumunda, birleşilen veya ortaya çıkan çok uluslu işletme grubunun
ilgili hesap dönemi için ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.
(3) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine tabi bir çok uluslu işletme
grubunun iki veya daha fazla gruba bölünmesi ve
a) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin
gerçekleştiği hesap dönemini izleyen hesap döneminde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını
aşması,
b) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin
gerçekleştiği hesap döneminden sonraki ikinci ila dördüncü hesap dönemlerinin en az ikisinde
750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması,
durumunda söz konusu grup veya grupların ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı
kabul edilir.
(4) Bir işletmenin doğrudan veya dolaylı mülkiyet paylarının devri sonucunda; çok
uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi haline gelmesi veya bir çok uluslu işletme grubunun
bağlı işletmesi vasfını kaybederek başka bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi
olması ya da yeni bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olması ve varlıklarının,
yükümlülüklerinin, gelirlerinin, giderlerinin veya nakit akışlarının herhangi bir kısmının, nihai
ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer alması halinde, bu işletme devrin
gerçekleştirildiği tarihin içinde bulunduğu hesap döneminde çok uluslu işletme grubunun
üyesi olarak dikkate alınır.
(5) Bir bağlı işletmenin varlıklarının ve borçlarının devredilmesi durumunda, devreden
bağlı işletmenin bu işlemlerden doğan kazanç veya zararı, işletme bazlı kazanç veya zararının
hesaplanmasında dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç
veya zararı, devre konu söz konusu varlık ve borçların, devralan bağlı işletmenin nihai ana
işletmesinin konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardı
uyarınca defterindeki kayıtlı değerleri dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
(6) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, varlıkların ve borçların
devredilmesi sonucu oluşan kazanç veya zararlar, devreden bağlı işletmenin
işletme bazlı kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınmaz. Bu durumda, devralan bağlı
işletmenin işletme bazlı kazanç veya zararı, söz konusu varlık veya borçları devreden bağlı
işletmenin defterindeki kayıtlı değerler dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
(7) İşletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında, devredilen varlık ve borçlar
nedeniyle oluşan kazanç veya zararın devreden bağlı işletme tarafından nitelikli olmayan
kazanç veya zarar esasına göre muhasebeleştirildiği durumda, devreden bağlı işletmenin bu
işlemlerden doğan kazanç veya zararı, nitelikli olmayan kazanç veya zarar tutarı ile sınırlı
olmak üzere dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletme tarafından devre konu varlık
ve borçlara yönelik işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde, devreden bağlı işletmedeki
söz konusu varlık ve borçların defter değerlerinin ilgili ülke mevzuatı kapsamında nitelikli
olmayan kazanç veya zarar esasına göre düzeltilmiş tutarları dikkate alınır.
(8) Altı ve yedinci fıkralarda geçen işletmelerin yeniden yapılandırılması ibaresi,
birleşme, devir ve bölünme gibi işlemler kapsamında varlık ve borçların devre konu
edilmesini veya bağlı işletmenin tür değiştirmesini; nitelikli olmayan kazanç veya zarar
ibaresi, işletmelerin yeniden yapılandırılması kapsamında varlık veya borçların devri sonucu
ortaya çıkan kazanç veya zararın ilgili ülke mevzuatı kapsamında hesaplanması sonucu
bulunan tutar ile bunların finansal muhasebe esaslarına göre hesaplanan kazanç veya
zararından düşük olanını ifade eder.
(9) İş ortaklığı ve bu iş ortaklığının uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarına uygun olarak hazırladığı konsolide finansal tablosunda yer alan işletmelerin
küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesaplanmasında, bu işletmeler ayrı bir çok
uluslu işletme grubunun bağlı işletmeleri; iş ortaklığı ise bu grubun nihai ana işletmesi olarak
kabul edilir. Bu fıkra kapsamında bağlı işletme veya nihai ana işletme olarak kabul edilen
işletmelerde, doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payına sahip olan bir ana işletme; iş
ortaklığının gelirin dahil edilmesi esası kapsamındaki küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisini, ek 7 nci maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki dahil olma oranını dikkate almak
suretiyle hesaplar. Hesaplanan tutarın nitelikli gelirin dahil edilmesi esasına göre tahsil
edilemeyen kısmı yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde dikkate alınır.
(10) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu, en az bir işletmesi veya iş
yerinin grubun diğer işletmelerinden farklı bir ülkede yerleşik olan, nihai ana işletmeleri
kancalı bir yapı veya çift listeli bir düzenleme ile bir araya gelen iki veya daha fazla grubu
ifade eder ve bu gruplara aşağıdaki hükümler uygulanır.
a) Her bir grubun işletmeleri ve bağlı işletmeleri, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi uygulaması kapsamında tek bir çok uluslu işletme grubunun üyeleri olarak kabul
edilir.
b) Muafiyet kapsamında olmayan bir işletme, birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubu tarafından tam konsolidasyona tabi tutuluyorsa veya bu işletme üzerinde
birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu kontrol gücüne sahipse, bu işletme bağlı
işletme olarak kabul edilir.
c) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun konsolide finansal
tabloları, kabul edilebilir finansal muhasebe standardı uyarınca kancalı yapı veya çift listeli
düzenleme kapsamında nihai ana işletmelerden birinin tek bir ekonomik birim gibi hazırladığı
konsolide finansal tablolardır.
ç) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu oluşturan ayrı grupların
nihai ana işletmeleri, bu grubun nihai ana işletmeleri olarak kabul edilir. (Birden fazla ana
işletmeli çok uluslu işletmeler grubu ile ilgili olarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi uygulaması kapsamında bir nihai ana işletmeye yapılan atıflar birden fazla nihai ana
işletmeye yapılmış sayılır.)
d) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan ana
işletmeleri (her bir nihai ana işletme dahil olmak üzere), mülkiyet payına sahip olunan bağlı
işletmedeki dahil olma oranı ile sınırlı olmak üzere gelirin dahil edilmesi esasında dikkate
alınır.
e) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan bağlı
işletmelerinin tümüne, her bir düşük vergilendirilen bağlı işletmenin küresel asgari
tamamlayıcı vergisi dikkate alınarak yetersiz vergilendirilen ödemeler kuralı uygulanır.
f) Nihai ana işletmeler, birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu
oluşturan grupların her birine ilişkin bilgileri içerecek küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi bilgi beyannamesini sunmak için tek bir işletme belirlememiş ise, söz konusu nihai
ana işletmelerin her biri bu beyannameyi vermek zorundadırlar.
Özel vergileme halleri
EK MADDE 12- (Ek:28/7/2024-7524/48 md.)
(1) Çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olan şeffaf işletmenin
işletme bazlı kazancı, aşağıdaki durumlarda bu işletmenin mülkiyet payına isabet eden
miktarda azaltılır.
a) Çok uluslu işletme grubunun hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci
ayın sonuna kadar, nihai ana işletmenin mülkiyet payı sahibinin söz konusu payına isabet
eden kazancın tamamı üzerinden en az asgari kurumlar vergisi oranı kadar vergi hesaplanması
veya nihai ana işletme ve vergi şeffaf yapının parçası olan diğer işletmeler tarafından ödenen
kapsanan vergiler ile mülkiyet payı sahibinin bu paya isabet eden kazançları üzerinden
hesaplanan vergilerin toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari kurumlar
vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olması veya
b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan bir
gerçek kişinin, nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve sahip olduğu
mülkiyet payı üzerinden elde edilen gelirlerin bu ülkede vergiye tabi olması veya
c) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve ek
3 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanların nihai ana işletmenin
bulunduğu ülkede yerleşik olması.
(2) Nihai ana işletmenin mülkiyet payına sahip olanların söz konusu işletmenin
zararını vergiye tabi kazançlarının tespitinde indirim konusu yapabilmeleri durumunda, çok
uluslu işletme grubunun şeffaf işletme niteliğindeki nihai ana işletmesinin işletme bazlı zararı,
bu işletmenin mülkiyet payına isabet eden miktarda azaltılır.
(3) Vergilemede indirilebilir kâr payı uygulamasına tabi olan nihai ana işletme,
aşağıdaki durumlarda ilgili hesap dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on
ikinci ayın sonuna kadar işletme bazlı kazancını, zarar durumuna düşmemek kaydıyla, söz
konusu uygulama kapsamında indirilebilir kâr payı miktarı kadar azaltır.
a) Nihai ana işletmesinin hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın
sonuna kadar kâr payı geliri üzerinden vergi hesaplanması durumunda;
1) Kâr payı geliri üzerinden hesaplanan verginin en az asgari kurumlar vergisi oranı
uygulanmak suretiyle tespit edilmesi veya
2) Nihai ana işletmenin ödenen kapsanan vergileri ile kâr payı gelirini elde edenin bu
geliri üzerinden ödenen vergileri toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari
kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olmasına ilişkin
beklentinin bulunması veya
3) Kâr payı gelirini elde edenin gerçek kişi olması ve söz konusu kâr payının
kooperatiften elde edilen risturn geliri niteliğinde olması,
b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve kâr
payı geliri elde eden gerçek kişinin, bu işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve söz
konusu gelirin bu ülkede vergiye tabi olması,
c) Nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olup bu işletmeden kâr payı geliri
elde edenlerin ek 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar ile
emeklilik hizmeti işletmeleri dışındaki emeklilik yatırım fonlarından olması.
(4) Üçüncü fıkrada geçen vergilemede indirilebilir kâr payı uygulaması ibaresi, ilgili
hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın sonuna kadar dağıtılan kâr payları
üzerinden hesaplanan vergilerin tek aşamalı vergileme olarak dikkate alındığı ve dağıtılan kâr
paylarının işletmenin kazancından indirim konusu yapıldığı durumu ifade eder.
(5) Kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin uygulandığı ülkelerde faaliyette
bulunan bağlı işletmeler, ilgili hesap dönemi için ek 5 inci maddesi kapsamında tespit olunan
vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranına eşitlenmesi için gerekli olan tutar ile bu hesap
dönemindeki kazançların tamamının kâr dağıtımına konu edilmesi durumunda dağıtım
üzerinden hesaplanması gereken vergi tutarından düşük olanını, dağıtılmış sayılan kâr payı
vergisi olarak düzeltilmiş kapsanan vergilere ekleyebilir. İlgili ülkede faaliyette bulunan çok
uluslu işletme grubuna bağlı işletmelerden herhangi biri için bu fıkra kapsamında yapılan
hesaplama yönteminin tercih edilmesi halinde, diğer bağlı işletmeler için de aynı yöntemle
düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması gerekir. Bu tercih her hesap dönemi için
ayrı ayrı dikkate alınır. Şu kadar ki, bağlı işletmeler açısından, 1/7/2021 tarihinden (bu
tarih dahil) önce kâr dağıtımına dayalı vergileme sisteminin yürürlükte olduğu ülkelerde bu
yöntem uygulanabilir.
(6) Beşinci fıkra kapsamındaki uygulamanın geçerli olduğu ülkelerde, bu yöntemi
kullanan bağlı işletmeler açısından her bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergi
olarak dikkate alınan tutarların izlendiği takip hesabı oluşturulur. İzleyen hesap dönemlerinde
bu hesaptan sırasıyla;
a) Kâr dağıtımına bağlı olarak ödenen vergiler,
b) Ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi oranının uygulanması sonucu tespit
olunan tutar,
c) Yedinci fıkra kapsamında sonraki hesap dönemlerine aktarılan tutarın cari hesap
döneminde kullanılan kısmı,
indirilir. Bu hesap bakiyesi hiçbir zaman eksi bakiye vermez.
(7) Altıncı fıkranın (b) bendi kapsamında, ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi
oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın takip hesabındaki bakiye tutardan fazla olması
durumunda, fazla kısım takip hesabı zarar aktarımı uygulaması kapsamında sonraki hesap
dönemlerine aktarılır. Aktarıma konu edilen bu tutarlar sonraki hesap dönemlerinde takip
hesabına aktarılan tutarlardan indirim konusu yapılır.
(8) Bir ülkedeki bağlı işletme olan yatırım işletmelerine (vergi şeffaf işletmeler hariç)
ilişkin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde, vergi yükü ile asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi oranı gibi bu Kısımda yapılan hesaplamalar, o ülkedeki yatırım
işletmesi olmayan diğer bağlı işletmelerden ayrı ayrı dikkate alınır.
(9) Sekizinci fıkraya alternatif olarak, bağlı işletme konumunda olan bir yatırım
işletmesi vergi şeffaf işletme olarak kabul edilebilir. Bu durumda, yatırım işletmesine ilişkin
mülkiyet paylarının rayiç bedelle değerlenmesi suretiyle bağlı işletmeler nezdinde en az asgari
kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirilmesi şarttır. Sigorta yatırım işletmeleri
açısından da bu fıkra hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için
tercih edilir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesi tarafından elde tutulan bir
varlık veya yükümlülüğün elden çıkarılmasından doğan kazanç veya zarar, söz konusu varlık
veya yükümlülüklerin iptal yılının ilk günündeki gerçeğe uygun değeri üzerinden belirlenir.
(10) Sekizinci ve dokuzuncu fıkralara alternatif olarak, bağlı işletme olan bir yatırım
işletmesinin mülkiyet payına sahip ve yatırım işletmesi olmayan başka bir bağlı işletmenin,
yatırım işletmesine iştirakinden elde edilen kazançların en az asgari kurumlar vergisi oranında
vergilendirilebilir olmasına yönelik beklentinin bulunması durumunda, bağlı işletme yatırım
işletmesindeki mülkiyet payına ilişkin olarak vergilendirilebilir dağıtım yöntemini
uygulayabilir. Şu kadar ki, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde bu fıkra
hükümleri, cari dönem ve takip eden dört hesap dönemi için tercih edilir. Bu fıkranın
uygulamasında vergilendirilebilir dağıtım yöntemi, yatırım işletmesinin
işletme bazlı kazançlarının takip eden üç hesap dönemi içerisinde mülkiyet payına sahip bağlı
işletmelere dağıtılmasının taahhüt edildiği, bu dönemin sonuna kadar dağıtılmayan işletme
bazlı kazançların ise üçüncü hesap dönemi içerisinde yatırım işletmesinin kazancı olarak
dikkate alınarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınan
yöntemdir. Bu tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesinin dağıtılmamış
işletme bazlı kazancı, iptal edilen hesap döneminde yatırım işletmesinin küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınır.
Yetki
EK MADDE 13- (Ek:28/7/2024-7524/49 md.)
(1) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu Kısmın uygulanmasına yönelik usul ve esasları
belirlemeye yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanun uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazanç ve
iratlar üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca ayrıca kesinti yapılmaz.
(2) Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tâbi
tutulmuş kazanç ve iratlar üzerinden, bu Kanun uyarınca ayrıca kesinti yapılmaz. Anılan
maddeye göre yapılan vergi kesintileri 34 üncü madde hükümleri çerçevesinde kurumlar
vergisinden mahsup edilebilir. Şu kadar ki; söz konusu maddenin (2) ve (3) numaralı fıkraları
kapsamında kesinti suretiyle ödenen verginin, işlemden doğan kazancın tâbi olduğu vergi
kesintisi oranıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşan kısmı, yıllık beyannamede hesaplanan
vergiden mahsup edilmez.
(3) Dar mükellef kurumların Türkiye’deki iş yerlerine atfedilmeyen veya daimî
temsilcilerinin aracılığı olmaksızın elde edilen ve Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci
maddesi kapsamında kesinti yapılmış kazançları ile bu kurumların tam mükellef kurumlara ait
olup İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde
tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan ve geçici 67 nci maddenin (1)
numaralı fıkrasının altıncı paragrafı kapsamında vergi kesintisine tâbi tutulmayan kazançları
ve bu kurumların daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri tamamı geçici 67 nci madde
kapsamında vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazançları için yıllık veya özel beyanname
verilmez.
(4) Bu Kanunla tanınan yetkiler çerçevesinde Bakanlar Kurulu tarafından yeni kararlar
alınıncaya kadar, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kanun kapsamında vergi
oranlarına ve diğer hususlara ilişkin olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında yer alan
düzenlemeler, bu Kanunda belirlenen yasal sınırları aşmamak üzere geçerliliğini korur.
(5) Diğer kanunlarla 5422 sayılı Kanuna yapılmış olan atıflar, ilgili olduğu maddeler
itibarıyla bu Kanuna yapılmış sayılır.
(6) Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen kurumların 2006 takvim yılı içinde
biten hesap dönemlerine ait kazançların vergilendirilmesinde; 1/1/2006 tarihinden önceki
aylara % 30, sonraki aylara ise % 20 oranının aritmetik ortalaması dikkate alınarak
hesaplanan oran uygulanır. Bu hesaplamada, oran kesirleri dikkate alınmaz.
(7) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce bölünme işlemine başlayan tam mükellef
sermaye şirketleri ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar, Kanunun yayımı tarihinden itibaren
üç ay içerisinde kısmî bölünme işlemini tamamlayarak Ticaret Sicili Gazetesinde tescil
ettirmek ve bölünme işleminin tarafları değişmemek kaydıyla 5422 sayılı Kanun
hükümlerinden faydalanabilirler.
(8) 2006 yılının sonuna kadar bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k)
bendinde yazılı şartları sağlayamayan yapı kooperatiflerinin muafiyeti 1/1/2006 tarihi
itibarıyla sona ermiş sayılır.
(9) Bu Kanunun yürürlüğünden önce kurumlar vergisine ilişkin olarak başka
kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirimler bakımından 35 inci madde hükmü
uygulanmaz.
(10) Bu Kanunun yürürlüğünden önceki dönemler itibarıyla 5422 sayılı Kanun
hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(11) 1/1/2006 tarihinden sonraki geçici vergi dönemlerinde % 30 oranına göre
hesaplanan ve tahsil edilen geçici verginin anılan dönemler için bu Kanuna göre hesaplanan
tutarı aşan kısmı, müteakip dönemler için hesaplanan geçici vergiden mahsup edilir.
GEÇİCİ MADDE 2 – (Ek: 4/6/2008-5766/22 md.)
(1) 1/1/2008-31/12/2035 tarihleri arasında;
636465
a) Dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin
(5) numaralı bendi ve geçici 67 nci maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş
kazanç ve iratlar,
b) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve teknik
eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile anaokulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim
merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri
gelirler,
c) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)
ç) (Ek: 3/5/2012-6303/10 md.) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)
dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.
(2) (Ek: 31/10/2012- 6358/20 md.) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)
GEÇİCİ MADDE 3 – (Ek: 18/2/2009-5838/10 md.; Mülga:31/5/2012-6322/40 md.)
GEÇİCİ MADDE 4 – (Ek: 18/2/2009-5838/10 md.)
(1) Münhasıran tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri
sektörlerinde faaliyette bulunanlardan üretim tesislerini Bakanlar Kurulunca belirlenen illere
31/12/2010 tarihine kadar nakleden ve asgari 50 kişilik istihdam sağlayan mükelleflerin, bu
illerdeki işletmelerinden sağladıkları kazançlar için nakil tarihini izleyen hesap döneminden
itibaren beş yıl süreyle kurumlar vergisi oranını % 75’i geçmemek üzere indirimli
uygulatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu madde hükmünden gelir vergisi mükellefleri de
yararlanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 5 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)
66
(1) Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin bu madde kapsamında 31/12/2009
tarihine kadar yapılan birleşmelerinde;
a) Birleşilen kurum tarafından münfesih kurumun birleşme tarihindeki sabit
kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle bir bütün halinde devralınması ve
bilançosuna kaydedilmesi,
b) Birleşmeden doğan kazançların tamamının birleşme tarihi itibarıyla birleşilen
şirketin sermayesine eklenmesi,
63
25/12/2015 tarihli ve 6655 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan
“31/12/2015” ibaresi “31/12/2020” şeklinde değiştirilmiştir.
64
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2020”
ibaresi “31/12/2025” şeklinde değiştirilmiştir.
65
4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2025”
ibaresi “31/12/2035” şeklinde değiştirilmiştir.
66
Bu madde kapsamında yapılacak birleşmelerde uygulanacak indirimli kurumlar vergisi oranı ile
ilgili olarak; 5/9/2009 tarihli ve 27340 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/8/2009 tarihli ve
2009/15386 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karara bakınız.
c) Birleşilen kurumun, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını
ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini; münfesih kurumun, birleşmenin Ticaret
Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde birleşme nedeniyle vereceği
kurumlar vergisi beyannamesine ekli bir taahhütnameyle taahhüt etmesi,
ç) Birleşme sonrasında üç yıl süreyle aylık ortalama bazda birleşilen kurum ile
münfesih kurum tarafından, 1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta
bildirgelerine göre istihdam edilenlerin toplamından az olmamak üzere aylık istihdam
sağlanması,
şartlarıyla birleşme işlemlerinden doğan kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır.
(2) Birleşme nedeniyle infisah eden kurumun, birleşme tarihinde sona eren hesap
döneminde elde ettiği kazançları ile birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap
dönemi dahil olmak üzere, üç hesap döneminde elde ettiği kazançlara, onbirinci fıkraya göre
belirlenen indirimli kurumlar vergisi uygulanır.
(3) Bu maddenin uygulanmasında;
a) Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme (KOBİ): 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk
Ticaret Kanunu çerçevesinde kurulmuş olup 2008 yılının Aralık ayına ilişkin olarak verilen
sigorta bildirgesine göre 10 ila 250 işçi çalıştıran ve 2008 hesap döneminin sonu itibarıyla
yıllık net satışlar toplamı 25 milyon Türk Lirasını geçmeyen veya aktif toplamı 25 milyon
Türk Lirasından az olan ticari işletmeleri,
b) Birleşme: Tam mükellef iki veya daha fazla KOBİ’nin 18 inci madde uyarınca
birleşerek yeni bir anonim şirket oluşturmalarını ya da tam mükellef bir veya birkaç
KOBİ’nin tam mükellef olan ve anonim şirket statüsündeki diğer bir KOBİ’ye
devrolunmasını,
ifade eder.
(4) Birleşilen kurumun; indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı
izleyen üçüncü yılın sonuna kadar, bu Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddelerine göre birleşme,
devir, bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulması (31/12/2009 tarihine kadar
KOBİ’lerin kendi aralarında yapacakları hariç) ile tasfiye edilmesi veya sermaye azaltımında
bulunması halinde, birleşmeden dolayı istisna edilen ya da indirimli oran uygulaması nedeniyle
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, gecikme faizi ile birlikte birleşilen kurumdan tahsil
edilir.
(5) Bu madde uyarınca birleşen kurumların birleşme tarihi itibarıyla öz sermaye
tutarını geçmeyen zararları, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen şartlarla
kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilir.
(6) Münfesih kurumdan devralınan amortismana tabi iktisadi kıymetler için, faydalı
ömürleri dikkate alınarak münfesih kurumdaki kayıtlı değerleri üzerinden kalan süre için
amortisman ayrılabilir.
(7) Birleşilen kurum tarafından devralınan varlıkların, devir bedelinden düşük bir
bedelle satılması durumunda oluşan zararlar, birleşilen kurumun kurumlar vergisi matrahının
tespitinde indirim konusu yapılamaz.
(8) Birleşme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve
intifa senetleri ile rüçhan haklarının bu maddeye göre indirimli kurumlar vergisi uygulanan
hesap dönemlerinde satışı halinde 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü
uygulanmaz.
(9) KOBİ tanımı kapsamına giren gelir vergisi mükellefleri, 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 81 inci maddesinde aranan şartları (değerleme hükümleri hariç) sağlamaları
kaydıyla, bu madde hükümlerinden yararlanır.
(10) Bu maddeye göre yapılan birleşmeler, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
bakımından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile bu
Kanuna göre yapılan devir ve bölünme işlemleri gibi değerlendirilir.
(11) Bakanlar Kurulu, bu maddeden yararlanan işletmeler için kurumlar vergisi
oranını, % 75’e kadar indirimli uygulatmaya; Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 6 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)
(1) Kanunun 17 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleri, bu geçici maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan her türlü vergi tarhiyatı ve kesilen cezalar hakkında
uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 7 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)
(1) Kanunun geçici 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendindeki anonim şirket
ifadeleri, 31/12/2009 tarihine kadar anılan madde kapsamında yapılan birleşmelerde sermaye
şirketi olarak dikkate alınır.
GEÇİCİ MADDE 8 – (Ek: 27/3/2015-6639/17 md.)
(1) Türkiye Kızılay Derneğine ait iktisadi işletmeler adına bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin tarh veya tahakkuk ettirilen kurumlar
vergisi ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi ile bu vergiler ve geçici vergiye ilişkin gecikme
zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının; bu alacaklarla ilgili olarak açılmış bulunan tüm
davalar ile 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin uygulanmasına yönelik açılmış tüm
davalardan, bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar vazgeçilmesi ve
bu konuda sonraki vergilendirme dönemlerinde de ihtilaf yaratılmaması şartıyla tahsilinden
vazgeçilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen şartların yerine getirilmesi ve anılan iktisadi işletmelere ait
kurum kazançlarının tamamının Türkiye Kızılay Derneğine aktarılması koşuluyla, bu iktisadi
işletmeler adına sonraki vergilendirme dönemleri de dâhil olmak üzere kurumlar vergisi ve kâr
dağıtımına bağlı vergi kesintisi hesaplanmaz ve tarhiyat yapılmaz, yapılmış olan tarhiyatlar
terkin edilir, madde kapsamında terkini gereken alacaklara karşılık tahsil edilmiş tutarlar red ve
iade edilir. Ancak, birinci fıkrada yer alan ihtilaf yaratılmaması şartının ihlal edilmesi hâlinde
bu fıkra kapsamında tarhiyatından vazgeçilen ve terkin edilen vergi ve bu vergilere bağlı vergi
cezaları ile ferîleri ihlal tarihi itibarıyla zamanaşımı süreleri dikkate alınmaksızın tahakkuk
ettirilir.
(3) Davadan vazgeçme dilekçeleri bağlı bulunulan vergi dairesine verilir, bu
dilekçelerin vergi dairesine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak,
dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Bu madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuruda bulunan ve açtığı davalardan vazgeçen mükellefin 193 sayılı Kanunun geçici 67
nci maddesinin uygulanmasına yönelik ihtilaflara ilişkin daha önce verilmiş ve kanun yolu
tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işlem
yapılmaz. Madde hükmünden yararlanma başvurusu üzerine idarece de ihtilaflar devam
ettirilmez ve bu davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 9- (Ek: 18/1/2017-6770/30 md.)
(1) Mükelleflerin 2017,2018 ve 2019 takvim yıllarında gerçekleştirdikleri imalat
sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları için, bu Kanunun
32/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “%55”, “%65” ve “%90” şeklinde yer alan
kanuni oranlar sırasıyla “%70”, “%80” ve “%100” şeklinde ve (c) bendinde “%50” şeklinde
yer alan kanuni oran ise “%100” şeklinde uygulanır.
6768
(2) (Ek: 17/1/2019-7161/43 md.) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreyi
bitiminden itibaren, sürenin bitimini takip eden her bir takvim yılı itibarıyla ayrı ayrı ya da
birlikte, beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 10- (Ek: 28/11/2017-7061/91 md.)
(1) Bu Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan %20 oranı, kurumların
2018, 2019 ve 2020 yılı vergilendirme dönemlerine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar
için ilgili yıl içinde başlayan hesap dönemlerine) ait kurum kazançları için %22 olarak
uygulanır.
(2) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yazılı %22 oranını %20 oranına kadar indirmeye
yetkilidir.
69
GEÇİCİ MADDE 11- (Ek:18/1/2019-7162/12 md.)
(1) 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakasının Türkiye’de oynanmasına
ilişkin olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Avrupa Futbol
Federasyonları Birliği (UEFA), katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel
67
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “2017 takvim yılında” ibaresi “2017 ve 2018 takvim yıllarında” şeklinde değiştirilmiştir.
68
17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “2017 ve 2018” ibaresi “2017, 2018 ve 2019” şeklinde değiştirilmiştir.
69
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
kişilerden işyeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar gelir ve kurumlar
vergisinden muaftır. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsar.
7071
GEÇİCİ MADDE 12 – (Ek:17/7/2019-7186/19 md.)
(1) 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 80 inci
maddesi kapsamında teşviklerden yararlanmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi
yaratan egzoz gazı salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için
münhasıran Türkiye’de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik
motorlu taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflerin, destek kararında belirlenen
kadarıyla, bu yatırımları dolayısıyla bu Kanunun 32/A maddesi kapsamında hak kazandıkları
yatırıma katkı tutarını, söz konusu malların ilk iktisabı dolayısıyla 31/12/2035 tarihine kadar
vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin, takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla
bu mükelleflere kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödenmesi
suretiyle kullandırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
(2) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 13- (Ek:15/4/2021-7316/11 md.)
(1) Bu Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan %20 oranı, kurumların
2021 yılı vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için %25, 2022 yılı vergilendirme
dönemine ait kurum kazançları için %23 olarak uygulanır. Bu oranlar özel hesap dönemi tayin
edilen kurumlar için ilgili yıl içinde başlayan hesap dönemlerine ait kazançlarına uygulanır.
(Ek cümle:8/4/2022-7394/26 md.) Şu kadar ki bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki
şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim
şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik
şirketlerinin 2022 yılı vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için kurumlar vergisi
%25 oranında alınır.
GEÇİCİ MADDE 14- (Ek: 20/1/2022-7352/2 md.)
72
73
(1) 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun
4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (I) numaralı bendinin (g) alt bendi hükmüne istinaden
Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm
kuru üzerinden Türk lirasına çevrilen hesaplar ile ilgili olarak; kurumların 31/12/2021 tarihli
70
11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “2020” ibaresi
“2021” şeklinde değiştirilmiştir.
71
12/1/2023 tarihli ve 7431 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan 2019 UEFA Süper
Kupa Finali ve 2021 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarının” ibaresi “2023 UEFA
Şampiyonlar Ligi Finali müsabakasının” şeklinde değiştirilmiştir.
72
3/11/2022 tarihli ve 7420 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve
beşinci fıkralarında yer alan “2022 yılı sonuna” ibareleri “31/12/2023 tarihine” şeklinde, yedinci fıkrasında yer
alan “ve üçüncü” ibaresi “, üçüncü ve dördüncü” şeklinde değiştirilmiştir.
73
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi ile bu maddede yer alan “31/12/2023” ibareleri
“30/6/2024” şeklinde değiştirilmiştir.
bilançolarında yer alan yabancı paralarını, dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin
beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk
lirası varlığı, bu kapsamda açılan en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma
hesaplarında değerlendirmeleri durumunda aşağıda belirtilen kazançlar kurumlar vergisinden
müstesnadır:
a) Bu fıkra kapsamındaki yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan
kur farkı kazançlarının 1/10/2021 ila 31/12/2021 tarihleri arasındaki döneme isabet eden
kısmı,
b) 2021 yılı dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine
kadar Türk lirasına çevrilen hesaplarla ilgili oluşan kur farkı kazançları ile söz konusu
hesaplardan dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda
elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar.
(2) Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, kurumların 31/12/2021 tarihli
bilançolarında yer alan yabancı paralarını 30/6/2024 tarihine kadar Türk lirası mevduat ve
katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk
lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası
mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda oluşan kur farkı
kazançlarının, geçici vergi dönemi sonu değerlemesiyle Türk lirasına çevrildiği tarih arasına
isabet eden kısmı ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade
sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
(3) Kurumların 31/12/2021 tarihli bilançolarında yer alan altın hesabı ile bu tarihten
sonra açılacak işlenmiş ve hurda altın karşılığı altın hesabı bakiyelerini 30/6/2024 tarihine
kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında
dönüşüm fiyatı üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı
en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda
Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kazançlar ile dönem sonu değerlemesinden
kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer
kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
(4) (Ek:26/5/2022-7407/12 md.)
74
Kurumların 31/3/2022 tarihli bilançolarında yer
alan yabancı paralarını 30/6/2024 tarihine kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına
dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve
bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma
hesaplarında değerlendirmeleri durumunda söz konusu hesapların dönem sonu
değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr
payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır. (Değişik cümle:3/11/2022-
7420/23 md.) Cumhurbaşkanı bu istisnayı 30/6/2024 tarihine kadar her bir geçici vergi veya
yıllık hesap dönemleri sonu itibarıyla kurumların bilançolarında yer alan yabancı paralar için
74
26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle maddeye üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere
fıkralar eklenmiş ve müteakip fıkralar teselsül ettirilmiştir.
ayrı ayrı veya birlikte uygulatmaya yetkilidir.
75
(5) (Ek:26/5/2022-7407/12 md.) Bu madde kapsamındaki istisnalar 30/6/2024 tarihine
kadar vade sonunda yenilenen hesaplara da uygulanır.
(6) Bu maddede öngörülen süre ve şekilde dönüşüm kuru/fiyatı üzerinden Türk lirası
mevduat ve katılma hesaplarına çevrilen yabancı paralar ile altın hesaplarına ilişkin olarak bu
istisnayla sınırlı olmak üzere Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.
(7) Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan istisna
hükümleri, aynı şartlarla geçerli olmak üzere bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi
mükelleflerinin kazançları hakkında da uygulanır.
(8) Türk lirası mevduat veya katılma hesabından vadeden önce çekim yapılması
durumunda bu madde kapsamında istisna edilen tutarlar nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler, (...)
76
gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
(9) (Ek:27/12/2023-7491/63 md.) Cumhurbaşkanı, bu maddede belirtilen 30/6/2024
tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde üç defa
uzatmaya, kazanç istisnasını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni seviyesine kadar artırmaya,
istisna oranını; hesap türü, hesapların vadesi ve hesap açılış tarihine göre ayrı ayrı veya
birlikte belirlemeye yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 15- (Ek: 1/7/2022-7417/50 md.)
(1) Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet
ve diğer sermaye piyasası araçları 31/3/2023 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara
bildirilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal
kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı
olan kredilerin en geç 31/3/2023 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde,
defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için
Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.
(3) Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye
avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle
karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların en geç 31/3/2023 tarihine kadar defter
kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.
(4) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan
ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/3/2023 tarihine kadar vergi dairelerine beyan
edilir.
(5) Birinci ve dördüncü fıkra kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar 213
75
29/7/2023 tarihli ve 32263 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7408 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu
fıkrada yer alan istisnanın, kurumların 30/6/2023 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralar itibarıyla da
uygulanmasına karar verilmiştir.
76
Anayasa Mahkemesinin 23/1/2024 Tarihli ve E: 2022/34, K: 2024/16 Sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan
“...vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle...” ibaresi iptal edilmiştir.
sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim veya beyan tarihi itibarıyla
kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde
hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı
açarlar. Bu fon hesabı bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden
çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi
halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre
defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar
dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl
geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde
dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunmayanlar, bu fıkrada yer alan beyan dışındaki diğer şartlar aranmaksızın madde
hükümlerinden yararlanabilirler, bunlar tarafından taşınmaz dışındaki varlıkların en geç beyan
tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.
Dördüncü fıkra kapsamında beyan edilerek işletme kayıtlarına alınacak taşınmazların
işletmeye devrine ilişkin tapuda yapılacak işlemlerden, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar
Kanunu uyarınca harç alınmaz, bu taşınmazların işletmeye devri 193 sayılı Kanunun mükerrer
80 inci maddesi uygulamasında elden çıkarma sayılmaz.
(6) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim
sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden 30/9/2022 tarihine kadar yapılan bildirimler
için %1, 1/10/2022 tarihi ila 31/12/2022 tarihi (bu tarih dahil) arasında yapılan bildirimler için
%2, 31/3/2023 tarihine kadar yapılan bildirimler için %3 oranında peşin olarak tahsil ettikleri
vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir
beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki
vergi oranı; bildirilen varlıkların, Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılan hesaplara
transfer edildiği veya yurt dışından getirilerek bu hesaplara yatırıldığı tarihten itibaren en az
bir yıl süreyle tutulması halinde %0 olarak uygulanır. Bu takdirde, banka ve aracı kurumlar
tarafından bildirim esnasında tahsil edilerek vergi dairesine ödenen vergi, bildirim sahibinin
ilgili vergi dairesine başvurusu üzerine iade edilir.
(7) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %3 oranında vergi tarh
edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir. Bu fıkraya ve
altıncı fıkraya göre ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup
edilemez.
(8) Bildirim ve beyana konu edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun
amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan
zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul
edilmez.
(9) Bildirilen veya beyan edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle
vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile
takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen veya
beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen veya beyan edilen varlık
tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin
tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle
ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda
sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir
komisyonu kararları sonucunda bildirim veya beyana konu edilen varlıklar dışındaki
nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen veya
beyan edilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.
(10) Birinci fıkra uyarınca bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı
kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ile bildirilen veya beyan edilen tutarlara
ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi ve bu maddede yer alan diğer şartların
yerine getirilmemesi hallerinde dokuzuncu fıkra hükmünden yararlanılamaz. Vergi
incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde
kapsamında yapılan bildirim ve beyanlar dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir
komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de dokuzuncu fıkra hükmü
uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile
birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan
vergiler red ve iade edilmez.
(11) Bildirim ve beyan süresi sona erdikten sonra bildirim veya beyanlara ilişkin
düzeltme yapılamaz.
(12) Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye
getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana
esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile iade işlemlerine ve
uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(13) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının
(ı) bendinde yapılan değişiklik hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sermaye
artırımı yapan veya ilk defa kurulan şirketler için 2022 yılı hesap dönemi dahil olmak üzere 5
hesap dönemi için uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 16- (Ek: 14/7/2023-7456/22 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar
için 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla
değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, bu Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan %50 oranı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonra yapılacak taşınmaz satış kazançları için %25 olarak uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 17- (Ek:28/7/2024-7524/50 md.)
(1) Beşinci Kısmın uygulamasında bentlerde belirtilen süreler için aşağıdaki hükümler
dikkate alınır.
a) Ek 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasının uygulamasında, 2024 hesap dönemi için
maddi duran varlıkların net defter değerinin %7,8’i, bağlı işletmelerin çalışanlarının brüt
ücretlerinin %9,8’i dikkate alınır. Bu oranlar; takip eden dört hesap dönemi boyunca %0,2,
2029 hesap döneminden itibaren dört hesap dönemi boyunca da her hesap dönemi için bağlı
işletmelerinin çalışanlarının brüt ücretleri için %0,8, maddi duran varlıklar için ise %0,4
azaltılarak uygulanır.
b) Ek 8 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında verilecek beyannameler 2024
hesap dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı izleyen on sekizinci ayın son gününe kadar
beyan edilir ve tahakkuk eden vergiler beyan süresinin son gününe kadar ödenir. Şu kadar ki,
ek 1 inci madde kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi mükellefi olup ek 8
inci maddeye göre ilk defa beyanname verecek mükellefler açısından da bu madde hükümleri
uygulanır.
c) 1/1/2024 tarihinden önceki işlemler nedeniyle finansal tablolarda ertelenmiş vergi
varlığı veya yükümlülüğü olarak kayıtlara alınan tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki vergi
yükünün hesabında dikkate alınır. Ertelenmiş vergi varlığı veya yükümlülüğü olarak vergi
yükünün tespitinde dikkate alınacak tutar, asgari kurumlar vergisi oranı veya ilgili ülkede
uygulanan kurumlar vergisi oranının düşük olanı üzerinden hesaplanır. Şu kadar ki,
ülkesel bazlı kazancın tespitine yönelik yapılan hesaplamada, zarardan kaynaklanan
ertelenmiş vergi varlığı tutarı, asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit
olunur.
ç) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasına dahil edilmeyen işlemlerden
kaynaklanan ve 30/11/2021 tarihinden sonra ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate alınan
tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde dikkate alınmaz.
d) Ek 7 nci maddenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkra
hükümleri 1/1/2025 tarihinden itibaren (özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde ise 2025
yılında başlayan özel hesap döneminden itibaren) elde edilen kazançlara uygulanır.
e) 2026 hesap dönemi sonuna kadar (hesap döneminin son günü 30/6/2028 tarihini
geçenler hariç) bir ülkedeki yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi aşağıdaki
şartların herhangi birinin sağlanması durumunda sıfır olarak kabul edilir.
1) 24/2/2020 tarihli ve 2151 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında düzenlenen ülke
bazlı rapor ile ilgili ülke mevzuatı uyarınca hazırlanan benzer nitelikteki ülke bazlı raporlarda
toplam hasılatın 10 milyon avro karşılığı Türk lirasından ve vergi öncesi kârın 1 milyon avro
karşılığı Türk lirasından az olması,
2) Çok uluslu işletme grubunun uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarına göre hesaplanan ülke bazlı kurumlar vergisi ve benzer nitelikteki vergilerinin
toplamının, (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında düzenlenen ülke bazlı raporlardaki
vergi öncesi kârlara bölünmesi suretiyle hesaplanan vergi yükünün; 2024 hesap dönemi için
%15, 2025 hesap dönemi için %16 ve 2026 hesap dönemi için %17 oranlarına eşit veya daha
fazla olması,
3) Çok uluslu işletme grubunun, (1) numaralı alt bent kapsamında düzenlenen
ülke bazlı raporlarındaki vergi öncesi kârının; bunların çalışanlarının brüt ücretleri ile maddi
duran varlıklarının net defter değerinin, (a) bendi kapsamında ilgili yıl için hesaplanacak
oranla çarpılan tutarların toplamına eşit veya bu tutardan daha az olması.
f) Bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesinin bulunduğu ülkede en az %20
oranında bir kurumlar vergisi uygulanması durumunda, o ülke için yetersiz vergilendirilen
ödemeler esası kapsamında hesaplanan tamamlayıcı vergi, geçiş dönemi boyunca her bir
hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilir. Bu bentte geçen geçiş dönemi ibaresi, 31/12/2025
tarihinden önce başlayan (bu tarih dahil) ve 31/12/2026 tarihi itibarıyla sona eren hesap
dönemlerini ifade eder.
g) (e) ve (f) bentlerinde belirtilen şartları birlikte sağlayan bir çok uluslu işletme
grubu, ilgili ülke için bahsi geçen bentlerde yer alan uygulamalardan herhangi birini tercih
edebilir.
GEÇİCİ MADDE 18- (Ek:4/12/2025-7566/30 md.)
(1) 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali
müsabakalarının Türkiye’de oynanması ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonasının
Türkiye’de düzenlenmesine ilişkin olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları
dolayısıyla Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ile işyeri, kanuni ve iş merkezi
Türkiye’de bulunmayan katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişiler gelir ve
kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsar. UEFA
Türkiye Ofisinin bu müsabakalar ve Şampiyona kapsamında elde ettiği gelirler dolayısıyla
iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.
Yürürlük
BEŞİNCİ BÖLÜM 62
BEŞİNCİ KISIM 58
MADDE 37- (1) Bu Kanunun;
MADDE 37- (1) Bu Kanunun;
a) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yayımı tarihinde,
b) 7 nci maddesi 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak ve
1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) 12 nci maddesi 1/1/2006 tarihinden sonraya sarkan ödünç işlemlerine de
uygulanmak ve 1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
ç) 13 ve 35 inci maddeleri 1/1/2007 tarihinde,
d) 32 nci maddesinin birinci fıkrası, 1/1/2006 tarihinden itibaren başlayan
vergilendirme dönemlerine uygulanmak ve 1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde,
e) Diğer hükümleri 1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 38- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
MADDE 38- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
13/6/2006 TARİHLİ VE 5520 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN
HÜKÜMLER:
1-16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun;
a) 32/A maddesi kapsamında olup 31/12/2010 tarihine kadar başlayan yatırımlar için
söz konusu maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde geçen “% 25” ve “% 45” oranları,
sırasıyla “% 60” ve “% 70” olarak uygulanır. Aynı madde uyarınca, münhasıran Çanakkale
ilinin Gökçeada ve Bozcaada ilçelerine il genelinden farklı bir gruplandırma yapmaya ve
sektörel öncelik belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
b) Geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “münhasıran” ibaresi, 31/12/2010
tarihine kadar “Bakanlar Kurulunca belirlenen illerde münhasıran” olarak uygulanır.
c) Geçici 5 inci maddesinin uygulamasına ilişkin olarak, birleşen veya birleşilen
şirketlere anılan Kanunun 13 üncü maddesine göre ilişkili kişi sayılanlar tarafından istihdamın
veya faaliyetin kaydırılması gibi sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla yapılan işlemlerin
bulunması halinde, anılan maddedeki teşviklerden yararlanılamaz.
(2) Elektrik dağıtım şirketlerinden 31/12/2008 tarihi itibarıyla hisselerinin tamamı
kamuya ait olanların söz konusu tarihten önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olup bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar elektrik satışından doğan ve süresinde tahsil
edilmemesi nedeniyle hesaplanan gecikme faizi ve/veya gecikme zammı alacaklarının tahsili
beklenmeksizin dönem sonlarında tahakkuk ettirilmesi suretiyle yapılan her türlü vergi
tarhiyatı ve buna ilişkin vergi cezaları ile gecikme faizleri ve gecikme zamları bu konuda
herhangi bir ihtilaf yaratılmamak ve yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmek şartıyla terkin edilir,
tahsil edilmiş ise red ve iade edilmez. Madde kapsamına giren dönemlere ilişkin olarak aynı
gerekçeyle tarhiyat yapılmaz.
5520 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
5746 10
31/12/2023 tarihine kadar
uygulanmak üzere 12/3/2008
tarihini takip eden aybaşında
5766 8, 13, 30, Geçici Madde 2
2008 yılı kazançlarına da
uygulanmak üzere 6/6/2008
5838
4
1/1/2009 tarihinden geçerli
olmak üzere 28/2/2008
32/A, Geçici Madde 3, Geçici
Madde 4
28/2/2009
5904
10, 17, Geçici Madde 5, 6 , 7
ve İşlenemeyen hüküm
3/7/2009
6009 4, 5 1/8/2010
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
6111
5, 15 25/2/2011
32/A
1/1/2011 tarihinden geçerli
olmak üzere 25/2/2011
6225 4 26/4/2011
6303 Geçici Madde 2 18/5/2012
6322
5/A, 10, 15/c, Geçici Madde 3 15/6/2012
15/g 1/7/2012
32/A
Öngörülen yatırım öneminde
katkı kullandırılmasına ilişkin
düzenleme 1/1/2013 tarihinden
itibaren elde edilen kazançlara
uygulanmak üzere 15/6/2012
5/a, 11/1-i 1/1/2013
6358 Geçici Madde 2 10/11/2012
6456 4
29/6/2012 tarihinden geçerli
olmak üzere 18/4/2013
6487 5
11/6/2013 tarihinden itibaren
kaynak kuruluşlarca devredilen
taşınmazlara uygulanmak üzere
yayımı tarihinde
6495 5 2/8/2013
6518 5/B
1/1/2015 tarihinden itibaren
elde edilen kazanç ve iratlara ve
bu tarihten itibaren yapılacak
vergi kesintilerine uygulanmak
üzere yayımı tarihinde
(19/2/2014)
6518 10 19/2/2014
6525 10 27/2/2014
6552 10 11/9/2014
6639 Geçici Madde 8 15/4/2015
6637 10 1/7/2015
6655 Geçici Madde 2 1/1/2016
6728
4, 5, 5/B, 10, 13 9/8/2016
5/j 2/8/2013 tarihinden itibaren
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
yapılan işlemlere uygulanmak
üzere 9/8/2016
6745
5
1/1/2017 tarihinden itibaren
faaliyete başlayan özel kreş ve
gündüz bakımevlerine
uygulanmak üzere 7/9/2016
15, 30, 32/A 7/9/2016
6770
32 27/1/2017
Geçici Madde 9
1/1/2017 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere 27/1/2017
7061
5 inci maddenin birinci
fıkrasının (e) bendi, 5 inci
maddenin birinci fıkrasının (f)
bendinde yer alan “söz konusu
kıymetlerin satışından doğan
kazançların %75’lik kısmı”
ibaresine yönelik değişikliğin
parantez dışı hükmü, Geçici
Madde 9, Geçici Madde 10
5/12/2017
4 üncü madde, 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (f) bendinde yer
alan “Bankalara borçları”,
“bankalara veya” ibarelerine
yönelik değişiklik ile “söz
konusu kıymetlerin satışından
doğan kazançların %75’lik
kısmı” ibaresine yönelik
değişikliğin parantez içi hükmü,
“bankaların” ibaresinden sonra
eklenen hüküm, 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (i) bendi
1/1/2018
7103 17 27/3/2018
KHK/700
3,5,5/A,5/B,10,11,13,
15,30,32,32/A,Geçici Madde 10
24/6/2018 tarihinde birlikte
yapılan Türkiye Büyük Millet
Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
Cumhurbaşkanının andiçerek
göreve başladığı tarihte
(9/7/2018)
7103 4
1/1/2019 tarihinde (1/1/2019
tarihi itibarıyla kurulu bölgesel
yönetim merkezleri için 1/1/2022
tarihinden itibaren uygulanmak
üzere) yürürlüğe girer.
7161 Geçici Madde 9 18/1/2019
7162 5/B, Geçici Madde 11 30/1/2019
7186 Geçici Madde 12 19/7/2019
7256
32, Geçici Madde 2, Geçici
Madde 11
32 nci maddesi
1/1/2021 tarihinden, özel hesap
dönemine tabi olan
mükelleflerde 2021 takvim
yılında başlayan özel hesap
döneminin başından itibaren elde
edilen kazançlara uygulanmak
üzere yayımı tarihinde, diğer
hükümleri yayımı tarihinde
(17/11/2020)
7316 Geçici Madde 13
1/7/2021 tarihinden itibaren
verilmesi gereken
beyannamelerden başlamak ve
1/1/2021 tarihinden itibaren
başlayan vergilendirme
dönemine (özel hesap dönemi
tayin edilen kurumlar için
1/1/2021 tarihinden itibaren
başlayan hesap dönemine) ait
kurum kazançları için geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde
(22/4/2021)
7338 10
Bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren madde kapsamında
yapılacak nakdi sermaye
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
artışlarına uygulanmak üzere
yayımı tarihinde (26/10/2021)
32/A
1/1/2022 tarihinden itibaren
yapılacak yatırım harcamalarına
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde (26/10/2021)
7341 4 6/11/2021
7351 5, 32
1/1/2022 tarihinden, özel hesap
dönemine tabi olan
mükelleflerde 2022 takvim
yılında başlayan özel hesap
döneminin başından itibaren elde
edilen kazançlara uygulanmak
üzere yayımı tarihinde
(22/1/2022)
7352 Geçici Madde 14 29/1/2022
7394
5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendinin (4)
numaralı alt bendinde yapılan
değişiklik ve 32 nci maddesinin
birinci fıkrası
2023 yılı ve izleyen
vergilendirme dönemlerine ait
kurum kazançlarına
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde,
(15/4/2022)
6, 11 15/4/2022
Geçici Madde 13
1/7/2022 tarihinden itibaren
verilmesi gereken
beyannamelerden başlamak ve
1/1/2022 tarihinden itibaren
başlayan vergilendirme
dönemine ait kurum kazançları
için geçerli olmak üzere yayımı
tarihinde
(15/4/2022)
7407 Geçici Madde 14 28/5/2022
7417 10, Geçici Madde 15 5/7/2022
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
7420
32/B, Geçici Madde 14 9/11/2022
Geçici Madde 14 yedinci fıkra
26/5/2022 tarihinden itibaren
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde
( 9/11/2022 )
7421 10 26/11/2022
7431 Geçici Madde 11 13/1/2023
7440 5
1/1/2023 tarihinden itibaren
elde edilen gelir ve kazançlara
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde
(12/3/2023)
7456
5/(a)
Kanunun yayımlandığı tarihten
itibaren iktisap edilen yatırım
fonu katılma payları için
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde
(15/7/2023)
5/(e) 15/7/2023
32
1/10/2023 tarihinden itibaren
verilmesi gereken
beyannamelerden başlamak
üzere; kurumların 2023 yılı ve
izleyen vergilendirme
dönemlerinde elde edilen
kazançlarına, özel hesap
dönemine tabi olan kurumların
ise 2023 takvim yılında
başlayan özel hesap dönemi ve
izleyen vergilendirme
dönemlerinde elde edilen
kazançlarına uygulanmak üzere
yayımı tarihinde
(15/7/2023)
Geçici Madde 16 (15/7/2023)
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
19 1/1/2024
7491
4
1/1/2024 tarihinden itibaren
elde edilen kazançlara
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde (28/12/2023)
5, 10, 32
1/1/2023 tarihinden itibaren
elde edilen gelirler ve
kazançlara uygulanmak üzere
yayımı tarihinde (28/12/2023)
15, 30, Geçici Madde 14 28/12/2023
Anayasa Mahkemesinin
23/1/2024 Tarihli ve
E: 2022/34, K: 2024/16
Sayılı Kararı
Geçici Madde 14 27/3/2024
7524
32, 32/B
2025 yılı ve izleyen
vergilendirme dönemlerinde
elde edilen kazançlara, özel
hesap dönemine tabi olan
kurumların ise 2025 takvim
yılında başlayan özel hesap
dönemi ve izleyen
vergilendirme dönemlerinde
elde edilen kazançlarına
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde
Dördüncü kısım başlığı,
Beşinci Kısım, Ek Madde 1, Ek
Madde 2, Ek Madde3, Ek
Madde 4, Ek Madde 5, Ek
Madde 6, Ek Madde 7, Ek
Madde 8, Ek Madde 9, Ek
Madde 10, Ek Madde 11, Ek
Madde 12, Ek Madde 13
2024 yılı ve izleyen
vergilendirme dönemlerinde
elde edilen kazançlara, özel
hesap dönemine tabi olan
kurumların ise 2024 takvim
yılında başlayan özel hesap
dönemi ve izleyen
vergilendirme dönemlerinde
elde edilen kazançlarına
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde
Değiştiren Kanunun/
KHK’nin veya İptal Eden
Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası
5520 Sayılı Kanunun Değişen
veya İptal Edilen Maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
Geçici Madde 17 2/8/2024
5
1/1/2025 tarihinden itibaren
elde edilen kazançlara
uygulanmak üzere yayımı
tarihinde
15, 30 1/1/2025
7555 32/A
16/6/2025 tarihinden önce
başvurusu yapılmış ve
reddedilmemiş olanlar hariç,
yayımı tarihinden itibaren
alınan yatırım teşvik
belgelerine uygulanmak üzere
yayımı tarihinde
(24/7/22025)
7566
Geçici Madde 2, Geçici Madde
18
19/12/2025
7577 11 17/4/2026
7578 10 1/5/2026